Arat Barış: 'Diril çifti altın buldukları iddiasıyla kaçırılmış olabilir'

Bir yıldan uzun süredir kayıp olan Diril çifti ile ilgili olarak Ali Abaday ile Gündem-Siz programına konuk olan gazeteci Arat Barış olayı bütün yönleriyle anlattı. Savcılığın hala dava açmadığı, otopsi raporunun sunulmadığı olay ile ilgili olarak Barış, Diril çiftinin altın bulduğu yönündeki söylentilerin kaçırılmalarına neden olabileceğini söyledi.

Programında başında Ali Abaday Şimuni ve Hurmüz Diril’in 1989’da Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Mehre (Kovankaya) köyündeki evlerinden ayrılıp İstanbul’a gittiğini, 1992’de evlerine dönseler de 1994’te yeniden ayrıldıklarını söyledi. Son dönüşlerinin ise 2011’de olduğunu belirtti.

Ardından Arat Barış çiftin medyada açıklananın aksine 8 Ocak’ta kaybolduğunu, ailenin üç gün sonra köye gittiğinde olaydan haberdar olduğunu belirtti.

Olayın tek görgü tanığının akrabaları Apro Diril olduğunu belirten Barış, Apro Diril’in ilk ifadesinde kaçıranların PKK’li olduğunu söylemesinin oldukça stratejik bir tercih olduğunu vurguladı. Barış, “Batı’da büyük şehirlerde bu insanların kaybolması konusuna değinmek isteyenler olduğunda, PKK kaçırmış denilince zaten fazla bir ses çıkmıyor. Ne olduğu belli gibi düşünülüyor. Oysa PKK’nin yapmadığı ortaya çıktı ve o zaman Apro Diril, ‘Yanlış görmüşüm’ dedi” açıklamasını yaptı.

Ali Abaday, Apro Diril’in Şimuni ve Hurmüz Diril ile akraba olup olmadığını sorduğu zaman ise Arat Barış akraba olduklarını ve Diril ailesinin büyük bir aile olduğunu vurguladı.

20 Mart’ta Şimuni Diril’in evinin yakın bir noktasında cesedinin bulunduğunu aktaran Barış, “Bir aramadan, olayın üzerine düşüldüğünden bahsetmek zor” dedi. Bunun üzerine Abaday, “Bir arama kurtarma çalışması olmamış mı?” diye sordu. Bu soruya Arat Barış, “Olmuş ama çok fazla ciddiye alınmamış. Zaten olayla ilgili bir dürü sorun var. Mesela kaybolmadan iki gün önce bölgede büyük bir askeri operasyon yapılmış. Oradaki askerlerin hepsinin dönmüş olması düşünülemez” yanıtını verdi.

Arat Barış daha sonra Dirillerin yeni avukatı Orhan Kemal Cengiz’in konuyla ilgili savcıya yedi dilekçe verdiği halde cevap alamadığını, otopsi raporunun yayınlanmadığını, davada gizlilik olduğunu, Şimuni Diril’in cesedinin bulunmasının üzerinden bir yıl geçtiği halde hala dava açılmadığını kaydetti. Son olarak şark hizmetini yapığını düşündüğü genç bir savcının dosyaya baktığını ve aileye elinden geleni yapacağını söylediğini aktardı.

Bu açıklamanın ardından Ali Abaday aile içi çatışmalar olduğu yönündeki haberleri anımsattı. Arat Barış ise bunun daha çok, olayın üzerini kapatmaya yönelik bir durum olduğu izlenimine kapıldığını aktardı.

Diril çiftinin kaybolması üzerine Ali Abaday farklı kaynaklardan “altın buldular” yönünde iddialar duyduğunu ve Arat Barış’ın da bunu duyup duymadığını sordu. Arat Barış, “Evet, altın buldukları söyleniyor. Hatta Apro Diril’in de bu yönde bir sözü olmuş. Avrupa’da yaşayan bu bölgenin insanları da köyde çatısı olan, yapılı tek evin Şimuni ve Hurmüz Diril’in evi olduğunu belirtip, ‘Neden onları evi tamir edildi’ iması ile altın vurgusu yapıyor” dedi.

Abaday bunun üzerine altınların kime ait olabileceğini sorunca Barış, söz edilen altınların tarihinin 1915’e dayandığını söyledi.

“Bu toplumda 1915’te yaşananlar belekte tutulmaz. Yaşanan acılar söylenmez ancak o dönem altınların, mücevherlerin gömüldüğü hiç unutulmaz. O altınları buldukları veya kendilerinin dedelerinin gömdüğü altınların bilgisine sahip olup, onları çıkardıkları iddiaları var.”

Arat Barış ayrıca bölgede paramiliter grupların bulunduğu ve onların genelde hiçbir suçlama ile karşılaşmadığını hatırlatınca, Ali Abaday, “Korucular demek istiyorsun” dedi. Arat Barış bunu doğrulayarak, bölgedeki korucuların da bu konuda ifade vermediğini aktardı.