Belçika Üniversitesi Erdoğan’ın baskısıyla Gülen Kürsüsü’nü kapattı

Belçika’nın önde gelen prestijli üniversitelerinden Leuven Katolik Üniversitesi 2010 yılında açılan Fethullah Gülen Kürsüsü’nü kapatma kararı aldı. Euobserver haber portalında yayınlanan habere göre Belçika'nın en iyi üniversitelerinden biri olan Leuven'in Katolik Üniversitesi, saygın ancak tartışmalı kürsülerden birini kapatmaya karar verdi.

Haberde yönetiminin kürsüyü akademik bir başarısızlık ya da skandaldan dolayı değil Türk hükümetinin amansız baskılarından dolayı kapatmış olabileceği belirtiliyor. 

Selçuk Gültaşlı imzalı haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülke içinde çok sayıda okulu kapatmaktan tatmin olmadığı, kampanyasını yurt dışında da sürdürdüğüne vurgu yapılıyor. 

“Otoriter bir liderin baskısına boyun eğen Leuven Üniversitesi’nin, daha az akademik özgürlük, ancak daha fazla otosansürle sonuçlanacak tehlikeli bir örnek oluşturduğu”  da belirtilen haberde, Fethullah Gülen Kürsüsü’nün 2010 yılında kurulduğu, başarılı bir şekilde doktora dereceleri verdiği ve yüzlerce öğrenciye eğitim sağladığı, ancak üniversitenin yeni yönetiminin aniden kürsünün sözleşmesini yenilememe kararı aldığına vurgu yapılıyor.

Haberde, öğretim görevlilerinin Leuven Üniversitesi'nin Erdoğan’a direniş göstermemesini eleştirdiği de belirtiliyor ve 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile Türkiye içindeki 15 üniversiteyi kapattığı, bunun son örneğinin ise Erdoğan'ı eleştirenlere sempati duyan Şehir Üniversitesi’nin bir gecede kapatılması olduğu ifade ediliyor. 

Haberde Kürt sorununun barışçıl yollarla çözülmesi için imza kampanyasına katılan barış akademisyenlerinin görevlerine son verilmesinin de Türkiye'de yükseköğretime yönelik başka bir darbe olduğunun altı çiziliyor. 
Konuyla ilgili olarak Leuven Üniversitesi ise kürsünün kapatılmadığını ancak Ağustos 2020'de süresi dolan sözleşmenin uzatılmadığını belirtiyor. Üniversite Ankara’dan herhangi bir siyasi baskı gördükleri yönündeki iddiaları da reddediyor. 

Ankara, 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişiminin arkasındaki isim olarak Fethullah Gülen’i suçluyor ve bu amaçla da Gülen Hareketi’ye küresel çapta bir mücadele sürdürüyor. Ancak Avrupalı istihbarat birimleri bu yöndeki iddiaları kabul etmiyor, bundan dolayı da Ankara’nın tüm baskılarına rağmen Gülen Hareketi’ni terör örgütleri listesine almıyor. 

Konuyla ilgili olarak Euobserver’a konuşan üniversitenin eski rektörü Rik Torfs, darbenin akabinde kendilerine yönelik Türk baskısının yoğunlaştığını belirterek yeni rektörün kararının akademik bağımsızlık açısından "utanç verici" olduğunu ifade ediyor. Torfs, 2017 yılında Türk büyükelçisiyle benzer bir görüşme yaptığını ve herhangi bir şantaja boyun eğmeyeceğini açıkça belirttiğini de aktarıyor. 

Torfs, "Masada iki konu vardı. Birincisi diplomalarımızın Türk yetkililer tarafından tanınmasıydı. İkincisi, Leuven Üniversitesi tarafından Türkiye'deki Sagalassos antic kenti kazılarıydı. Şantaja boyun eğmeyeceklerini çok net belirttik" diyor.

Antalya'nın yaklaşık 100 km kuzeyinde bulunan bir arkeolojik sit alanı olan Sagalassos’ta 1990'dan beri Leuven Katolik Üniversitesi'nden Marc Waelkens tarafından yönetilen büyük bir kazı projesi gerçekleştiriliyor. 
Leuven'in direnişini kıramayan Türk yetkililer, daha sonra Belçika üniversitesini terörü destekleyen bir örgüt olarak listeledi, üniversite diplomalarını tanımayı reddetti ve Sagalassos'taki kazıları durdurmakla tehdit etti.

Torfs, "Benim için akademik özgürlük ve bağımsızlık önemli. Fikir çeşitliliği zenginliktir. Ne yazık ki şimdi şirketler gibi yönetilen üniversitelerin zamanı" diyor. 

Gülen Kürsüsü’nün ilk başkanı Profesör Johan Leman da Euobserver’a yaptığı açıklamada, yeni rektörün seçilir seçilmez Türk yetkililer tarafından Sagalassos'a davet edildiğini belirtiyor.

Leman, "Görünüşe göre bu ziyaret sırasında Ankara'nın Gülen Kürsüsü'nün, sözleşme süresinin sonunda kapatılmasını istediğini 'anladığını' ifade ediyor. 

Leuven Üniversitesi’nin yazılı bir açıklama ile kürsüye olan akademik ilginin önemli ölçüde azaldığını savunduğu iddianın da doğru olmadığını belirten Leman, “Kürsüde öğretim görevlisi iken her kursta her zaman en az 100 öğrencim vardı. Üstelik son altı ayda pandemi yaşadık, kayıtların azalması normaldir" diyor

Profesör Leman, kürsünün Türk hükümetinin baskısıyla kapatıldığından ve bunun Leuven Üniversitesi'nin itibarını zedeleyeceğinden şüphesi yok.

Gülen Hareketiyle bağlantılı kürsüyü finanse eden platform olan IDP'nin başkanı Mehmet Bayrak, Erdoğan'ın Avrupa’da akademik özgürlüğe yönelik saldırısını kazanmış görünmesinden büyük hayal kırıklığına uğradığını ifade ediyor.