Türkiye’de 10 gün kalan Başağa, Ankara desteğiyle Sarrac’a darbe mi planlıyor?

Fayez el Sarrac başkanlığındaki Libya Başkanlık Konseyi'ni reddeden gösteriler, Batı Libya'daki çoğu şehri kapsayacak şekilde genişliyor.

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (GNA) başbakanı Sarrac, rakibi İçişleri Bakanı Fetih Başağa'nın yaklaşan darbesine karşı ihtiyatlı davranırken, gösterilerin Sarrac hükümetinin iki önemli unsuru arasındaki iç çatışmaların keskin bir şekilde tırmanmasının ortasında yaygın bir sosyal patlamaya dönüşme ihtimali bulunuyor.

Libyalıların çoğu, Sarrac'ın karşılaştığı yeni çıkmazdan kurtulabilme yeteneğini sorguluyor, çünkü Başağa ile olan öngörülemeyen çatışmadan kurtulmak için gerekli araçlara sahip değil.

Sarrac artık rakibi Başağa'nın Misrata milislerinin ve Türk istihbaratının desteğiyle kendisine karşı dönebileceği korkusunu saklamıyor olsa da, bu çatışmanın nihai sonucunu lehine çevirmeye çalışıyor.

Böylece olası bir darbenin hayaletinden kurtulmak için hamlelerini ve hareketlerini artırdı.

Libya medya kaynaklarına göre, Sarrac, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile perşembe günü yapılması planlanan İstanbul ziyaretini iptal etmeye karar verdi. Bu, Trablus'taki protestolarla ilgili televizyonda yaptığı konuşmada açıkça hissettirdiği darbe korkusuyla ilişkilendiriliyor.

Sarrac, o sırada Türkiye'de bulunan rakibi Başağa'ya açıkça atıfta bulunarak, "Bazılarının seçim meselesini bozmak için siyasi bir diyaloğa ve yeni başkanlık oluşumuna girmesinden korkuyorum" dedi.

Bu korku, Sarrac'ın, aralarında istihbarat teşkilatı başkanı, askeri bölge komutanları, terörle mücadele gücü komutanı, iç güvenlik başkan yardımcısı, Müşterek Kuvvetlerdeki güvenlik bölümü komutanı ve Trablus'un güvenlik müdürü de dahil GNA'ya sadık bir dizi askeri ve güvenlik görevlisi ile görüştüğünde de açıkça ortaya çıktı. 

Cumhurbaşkanlığı Konseyi basın ofisi, çarşamba günü yapılan toplantının, "Başkent Trablus'ta meydana gelen isyanlar ve bunların tüm boyutlarını öğrenme, güvenlik önlemleri alma ve vatandaşların güvenliğini sağlama ihtiyacına odaklandığını” belirtti.

Ancak Libya medya kaynakları bu görüşmeyi, özellikle de İçişleri Bakanı Başağa'nın Libya'ya dönmesi beklemeden Sarrac’ın İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Tuğgeneral Halid Mazen ile görüşmesinden bir gün sonra geldiği için, Sarrac'ın kendisine yönelik darbe korkusuyla ilişkilendiriyor. 

Libya haber portalı "Alsaaa24", "resmi" kaynaklara dayandırdığı haberinde, Sarrac'ın, Misrata saha liderlerinin onayı ile silahlı gruplardan başka kişileri silah altına alması şartı ve Trablus'ta Başağa'ya sadık silahlı kuvvetleri dağıtması şartıyla yeni bir içişleri bakanı atamayı düşündüğünü öne sürüyor. 

Başağa'nın bu gelişmelere tepkisi bilinmiyor. Haber portalı, üst düzey güvenlik yetkilileriyle görüşmek için on gündür Türkiye’de bulunan Başağa'nın Perşembe günü Ankara'dan Libya'ya gelmesi gerektiğini de yazıyor. 

Haber portalı ayrıca bir güvenlik kaynağının Türkiye'den dönüşünün ardından Başağa’nın Trablus ve diğer bazı Libya kentlerindeki protestolarla bağlantılı olarak Trablus'taki bazı silahlı grupların lideriyle toplantılar düzenleyeceğini söylediğini de aktardı.

Başağa, Libya'ya dönmeden önce, aktivistlerin son günlerde tekrarlanan suçlara karışanlar için uluslararası soruşturma açılmasını ve yargılanmalarını talep etmelerinin ardından, gösterilere katılan protestoculara karşı uygulanan şiddetin sorumluluğundan kaçmaya ve işlenen ihlallerden kurtulmaya çalıştığı için içişleri bakanlığı yoluyla bir açıklama yaparak Sarrac'ın hareketlerine yanıt verdi. 

Bakanlığın açıklamasında Başağa, "İçişleri Bakanlığı göstericilere ateş açan silahlı grupları, onların üyelerini ve onları denetleyen resmi organları tespit ettiğini doğruladı" dedi ve bu grupların Sarrac'a sadık olduklarını ima etti.

Hatta Sarrac’la arasında büyüyen çatışmayı kınayan seslerin arttığı bir zamanda Başağa bu gruplara karşı güç kullanmakla tehdit edecek kadar ileri gitti.

Devlet Danışma Konseyi eski danışmanlarından Eşref el-Şah, Twitter'da "İçişleri Bakanı Başağa'nın hırsından kaynaklanan isyan saçmalığıyla devam etmek kabul edilemez hale geldi. Sarrac ve başkanlık konseyi, devletin idaresini yeniden ayarlamalıdır" diye yazdı. 

El Şah sözlerini, "Kuşkusuz, Sarrac, halkın kızmasına neden olan başarısızlıkların ve kötü performansın sorumluluğunu taşıyor ... ve bu başarısızlık, bazı" casusların " protestoları siyasi hedeflerine ulaşmak için kullanmasına izin verdi," şeklindeki ifadelerle tamamlıyor. 

Geçtiğimiz iki gün içinde, Libya kentlerinin çoğundaki protestolar artarak devam ederken, halk Sarac ve hükümetinin görevi bırakması çağrısında bulunuyor.

Göstericiler, Sarrac hükümetine sadık milisler tarafından protestoculara karşı kasıtlı olarak gerçek mermi kullanılmasının ardından kızgın halk, Ulusal Anlaşma Hükümeti Başkanlık Konseyi karargahına ve Nawfalain bölgesinde bulunan Sarac'ın evine doğru yürüdü.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.