The Arab Weekly: Türkiye, Moritanya ve Sudan'da yumuşak genişleme stratejisi izliyor

Geçtiğimiz Ocak ayında Suudi Arabistan'da düzenlenen El-Ula zirvesi ile başlayan uzlaşma sürecinin ardından boykotçu ülkelerin hem Moritanya ve hem de Sudan'a ilgilerinin azalmasıyla oluşan boşluğu Türkiye doldurmaya çalışıyor.

Boykot eden ülkeler, Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır, daha sonra boykot dörtlüsü olarak anılmış, Haziran 2017'de Katar ile diplomatik ve ekonomik bağlarını askıya almıştı. Dörtlü, el-Ula'daki Körfez İşbirliği Konseyi anlaşmasının ardından Doha ve müttefikleri ile uzlaşmayı seçtiler.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin iki ülkedeki yumuşak genişleme stratejisini gösteren bir adım olarak, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah Burhan ve Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Ould Gazvani'yi ziyaret için Ankara'ya davet etti.

Nouakchott ve Hartum'un ilgisini çekmek için Türkler yatırım vaatleri ve yeni projelere odaklanıyor. Bu vaatler, Hartum ve Nouakchott'ın Katar, Türkiye ve Müslüman Kardeşler'e karşı boykot dörtlüsünü desteklediklerinde bekledikleri desteği alamamasının ardından iki ülke yetkililerinde karşılık buldu.

Türkiye, Ömer Beşir rejiminin devrilmesinden sonra küçük düşürücü dışlamayla karşılaştığı Sudan'a yönelik yaklaşımından dersler çıkarmaya çalışıyor.

Ankara bu kez her tür siyasi çalkantıya dayanacak siyasi, ekonomik ve kültürel bir rol oynamak istiyor.

Sudan, İslamcı müttefik Ömer Beşir'in devrilmesinden sonraki dönemde Körfez desteği aldı. Bununla birlikte, Sudan'ın geçiş evresindeki iç karışıklıklar, Körfez uzlaşma süreci, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi ve Joe Biden'ın ABD başkanlığına koltuğuna oturmasının yankıları dahil olmak üzere kendilerini diğer önceliklerin içinde bulan Hartum'un Körfez destekçilerinin coşkusunu azalttı.

Moritanya, İslamcılık karşıtlığıyla bilinen eski Cumhurbaşkanı Mohamed Ould Abdulaziz'in yönetimi sırasında, özellikle terör ve Müslüman Kardeşler de dahil olmak üzere radikal İslamcı akımlara karşı mücadelesinde ülkedeki hayati kalkınma sektörlerine destek aldı.

Gözlemciler, Türkiye'nin Moritanya ve Sudanlıların Körfez destekçilerine olan memnuniyetsizliğinden yararlanmak istediğini belirtiyor. Bununla birlikte, özellikle iki ülkedeki projelerin maliyetinin nispeten düşük olması ve Türk şirketlerine yardım programları aracılığıyla kültürel ve dini varlıklarını tanıtma fırsatları sunması, son yıllarda kaybettiği nüfuzunu geri kazanmaya çalışan Ankara’nın Nouakchott ve Hartum'a sözler vermekle sınırlı kalmayacağını gösteriyor.

Sudan Egemenlik Konseyi, Cumhurbaşkanı Burhan'ın Cuma günü Recep Tayyip Erdoğan'dan Türkiye'yi ziyaret daveti aldığını açıkladı.

Pazar günü, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuad Oktay Nijer Cumhurbaşkanı Mohammad Bazum'un yemin törenine katıldıktan sonra Nijer'in başkenti Niamey'deki Diori Hamani Uluslararası Havalimanı'nda buluştuğu Moritanya cumhurbaşkanını Ankara'yı ziyaret etmeye davet etti.

Türkler, Kızıldeniz'de kendilerine hayati bir konum sağlayacak olan Suakin adası ile ilgili 2018 anlaşmasını yeniden kazanmaya çalışmasının yanı sıra Beşir'in düşüşüyle ​​kaybettikleri nüfuzunu geri elde etmek için Sudan'a dönmeye yolları arıyorlar.

Şimdiye kadar Türk yetkililer, Sudanlıların olumlu tepkisine zemin hazırlamak için izledikleri kademeli bir strateji çerçevesinde, Suakin'e herhangi bir atıfta bulunulmaksızın Sudan'a çeşitli yardım vaatlerinde bulunmaktan memnundu.

Moritanya'da ise Ankara'nın Moritanya toplumuna sızma çabaları, Erdoğan'ın Şubat 2018'deki ziyaretinden bu yana iki katına çıktı.

Bu çabalar, iki ülke arasında maden, balıkçılık, denizcilik ekonomisi ve turizm alanlarında çeşitli anlaşmaların imzalanmasına ek olarak tarım alanında bir mutabakat muhtırası ve iki ülke arasındaki yatırımların korunması ve teşvik edilmesine ilişkin bir anlaşmayla taçlandırıldı.

Bir Türk cumhurbaşkanı tarafından gerçekleştirilen bu tür bir ziyaretle, Atlantik Okyanusu'nda stratejik bir bölgede ve Sahra altı Afrika'ya açılan bir kapı üzerinde bulunan Moritanya'daki Türk çıkarlarına kapıyı açmış gibi görünüyordu.

Türkiye'nin Moritanya cumhurbaşkanına yaptığı son davet, Nouakchott'taki mevcut liderlikle daha yakın ilişki kurma çabasının bir parçası olduğu gibi, Moritanya'nın kronik kaynak eksikliğinin yanı sıra içinde bulunduğu ekonomik krizden yararlanma çabasının da bir parçası.

Türkiye ayrıca, imamların eğitimi gibi dini yardım projeleri ve hayır kurumları aracılığıyla ülkedeki varlığını güçlendirmeyi de amaçlıyor.

Bu hayır kurumlarının faaliyetleri her ne kadar sınırlı görünse de, Türkiye bunları itibarını artırmak için kullanıyor. Geçtiğimiz haftalarda Tunuslu çiftçilere az sayıdaki tavuk bağışı gibi, Türk kuruluşlar Pazartesi günü Ramazan arifesinde 300 Moritanyalı aileye yaptıkları yiyecek yardımlarını propaganda aracı olarak kullanıyorlar.

Geçen Eylül ayında İslami İşler Bakanlığı’na göre Moritanya hükümeti, "hitabet becerilerini ve akademik standartlarını geliştirmek" amacıyla imamlar ve vaizler için bir eğitim merkezi kurmak için çalışmalara başladı.

Türkiye ayrıca, Moritanyalı öğrencileri Türk üniversitelerinde okumaya teşvik etmeyi amaçlayan çabalar da dahil olmak üzere bir dizi projeyle yumuşak gücünü Moritanya'daki eğitim sektörüne de kanalize etti.

Gözlemciler, Ankara’nın Moritanya ve Sudan’a yönelik iddiasında başka bir hedefi olduğuna, Afrika kıtasındaki nüfuzunu genişletmek, Sahil ve Doğu Afrika ülkelerindeki uluslararası güçlerle rekabet etmek amacıyla bu iki ülkeyi Türkiye için bir kapı olarak kullanmak istediğine dikkat çekiyor.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar