May 08 2018

Dış politikada iflas: Türkiye, 6 trilyon dolarlık oyundan atıldı

İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunan Başbakanları bugün Lefkoşa’da yakın tarihin en önemli eko-politik anlaşmalarından birine imza atarken, Türkiye Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’de süren trilyonlarca dolarlık enerji oyununun dışına itildi.

2010’lu yıllarda Doğu Akdeniz’de bulunan ve son 100 yılın en büyük enerji keşiflerinden biri olarak kabul edilen doğal gaz rezervlerinin nihai Pazar olarak Avrupa’ya taşınması konusunda güzergah netleşti.

Üç ülke arasında yapılan anlaşmaya göre İsrail-Mısır ve Güney Kıbrıs üçgeninde çıkan doğalgaz rezervleri Akdeniz’in altından geçen EastMed boru hattıyla Yunanistan üzerinden Avrupa ülkelerine gönderilecek. Bölgede keşfedilen rezervler 30 milyar varil yani bugünkü fiyatıyla 2.3 trilyon dolara eşit.

Ancak yeni keşifler hemen her geçen gün bulunan gaz miktarını da artırıyor. Tahmini rezervlerle birlikte gazın değerinin 6 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Çıkan gaz literatürde ‘Kuru’ olarak tabir edilen bir yapıda olduğu için LNG’ye çevrilemiyor ve bu yüzden boru hatlarıyla taşınması gerekiyor.

Geçtiğimiz yıllarda ekonomik maliyet ve ulaşım kolaylığı açısından en uygun seçeneğin Türkiye olduğu gerçeği ön plana çıkarken, AKP politikalarının şekillenmesinde de İsrail gazının taşınmasına yönelik adımlar öne çıkmıştı. Buna karşın İsrail’le bitmek bilmeyen sorunlar ve bölgedeki gazın diğer ortakları olan Güney Kıbrıs ile Mısır’ın Türkiye ile yaşadığı gerilim Türkiye’nin taşıma işlemleri yoluyla gazdan pay alma seçeneğini riske soktu. 

Önceki yıl Akdeniz üzerinden boru hattının yapımının teknik ve ekonomik olmaması sorununun aşılması için İsrail-Rusya ve Güney Kıbrıs arasında bir elektrik iletim anlaşması imzalandı. İsrailde üretilen elektriğin kablolarla Yunanistan üzerinden AB’ye iletilmesi planlandı.

Hatta ilk etapta Türkiye’nin Atatürk Barajı’nda ürettiği elektriğe denk bir miktarın söz konusu iletim hattıyla AB’ye ulaştırılması kararlaştırıldı. Fakat geçen süre içinde teknolojik çalışmaların ekonomik açıdan da su altı boru hattı yapımını ulaşılabilir hale getirmesi nedeniyle EastMed projesi doğmuş oldu.

Söz konusu girişim AKP’nin parti programında da yer alan Türkiye’nin enerji iletiminde bir merkez olması stratejisi için büyük bir darbe sayılıyor.  Doğu Akdeniz gazının söz konusu projeyle AB’ye ulaştırılması aynı zamanda Rusya’nın Türkiye’yle birlikte gerçekleştirdiği Türk Akımı projesine de alternatif oluşturduğu için, AB üzerinde doğalgaz tekeli kuran Moskova yönetimi için de problem oluşturan bir konu olarak görülüyor.