Ara 25 2017

Türkiye'nin 2017'deki dış politikası: AB ve ABD'yle gerilim, Rusya'yla işbirliği

Türkiye dış politikada hareketli bir yıl geçirdi 2017'de. 16 Nisan'daki referandum öncesi Avrupa Birliği ülkeleriyle gerilim yaşandı.

ABD ile de ilişkiler iki ülkenin birbirlerinin topraklarında turist vizesi vermeyi zorlaştırdığı seviyeye kadar gerildi. BBC Türkçe'nin derlemesine göre Türkiye, AB ve ABD ile ilişkilerinin gerildiği bir dönemde Rusya ile ilişkilerini geliştirdi.

Türkiye'nin 2017 yılındaki dış politikasını dört başlıkta ele alıyor BBC: AB, ABD, Rusya ve Ortadoğu...

ABD ile ilişkilerin temelinde Fetullah Gülen'in iadesi, Zarrab davası, YPG'ye ABD'nin yaptığı silah yardımları ve Türkiye'de tutuklu bulunan ABD'li din adamı oluşturuyordu.

Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze alımı isteği de ilişkileri geriyordu. Aralık ayı başında ise ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Herbert Raymon McMaster, "Türkiye ve Katar'ın radikal ideolojilerin yeni sponsorları olduğunu" dedi.

Ve ilişkilerdeki gerilimi 2017 sonuna doğru tırmandıran, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs kararı oldu. Trump, ABD'nin İsrail Büyükelçiliği'ni Tel Aviv'den Kudüs'e taşıma kararı aldı. Karar Türkiye'de kitlesel protestolara yol açtı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump'a şöyle seslendi:

"Biz de sizi tanımıyoruz. Ey ABD, ey Trump sen bunları görmedin mi? Lafa gelince dünyanın en güçlü devleti. Ya senin her yerin güç olsa ne olacak ya.

"Ey Trump, senin böyle bir yetkin var mı? Sen 1980 yılında alınan karara neden uymuyorsun? Emlak mı alıp satıyorsun?"

Türkiye, darbe girişimi sonrasında çok sayıda gazetecinin tutuklanması, işkence ve hak ihlallerinin yaşandığı Olağanüstü Hal döneminde Avrupa Birliği'nden de bir hayli uzaklaştı. Belki de AB ile tarihinin en kötü dönemini yaşıyor.

BBC'nin derlediği bilgilere göre AB ile yaşanan gerilim kısaca şöyle:

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önerdiği cumhurbaşkanlığı sistemini anti-demokratik bularak ülkelerinde "Evet" oyu için miting yapılmasına izin vermeyen bazı AB ülkelerine Türkiye'den tepki geldi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, kendileri de bir seçim sürecinden geçen Hollanda Başbakanı Mark Rutte'ye Mart ayında "Sen ne lalesisin bilmiyorum" dedi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya Hollanda'da bir etkinliğe katılmak istediğinde Kaya'nın uçağının iniş izni iptal edildi.

Bunun üzerine Kaya, Almanya üzerinden karayoluyla Rotterdam'a geçmeye çalıştı.

Hollanda polisi, önce Kaya'nın aracını sınırda durdurdu, daha sonra da Rotterdam Başkonsolosluğu'na girişine engel oldu. Bakan Kaya, "istenmeyen kişi" ilan edilip, sınır dışı edildi.

Türkiye'deki Hollanda protestolarında bu ülkeyi temsilen portakallar bıçaklandı.

Aynı süreçte, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Almanya Başbakanı Merkel'i "Nazi uygulamaları yapmakla" eleştirdi. Hollanda gibi seçimlere hazırlanan Almanya'ya yönelik bu eleştiri krizi daha da derinleştirdi.

Merkel Erdoğan'a uyarıda bulunarak Nazi benzetmelerine "eğersiz, fakatsız" son verilmesi gerektiğini söyledi ancak Erdoğan eleştirilerine devam etti:

"Utanmasalar, yeniden gaz odalarını, toplama kamplarını gündeme getirecekler."

Türkiye'de anayasa değişikliği referandumu, Almanya ve Hollanda'da ise seçimlerin tamamlanmasının ardından karşılıklı açıklamaların tonu yumuşasa da bu süreçte Avrupa Birliği "Türkiye'nin Avrupa standartlarından sapmasını" gerekçe göstererek Ankara'ya fonlarda kesintiye gitme kararı aldı.

Türkiye ile AB arasında bu yıl görüşmelerine başlanması beklenen Gümrük Birliği güncellemesi ise siyasi kriz nedeniyle gerçekleşmedi.

Alman hükümeti Türkiye'de faaliyet gösteren Alman şirketlerine yönelik kredi ve yatırım garantilerini sınırlandırdı.

Almanya ayrıca, Türkiye'de tutuklanan Alman vatandaşları Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel, insan hakları savunucusu Peter Steudtner ve Etkin Haber Ajansı muhabiri Meşale Tolu'nun serbest bırakılmasını talep ediyordu. Steudtner ve Tolu yıl içinde serbest bırakılsa da Yücel'in tutukluluğunun devamı iki ülke arasındaki ilişkileri etkilemeye devam ediyor.

Türkiye ise Almanya ve diğer AB ülkelerinin Gülen yapılanması mensuplarını Türkiye'ye iade etmemesinden şikayetçi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan ve Almanya'daki Gülencilerin iadesine dair defalarca talepte bulunsa da henüz bu taleplerine olumlu yanıt alamadı.

Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde de 2017'de ilerleme kaydedilmedi. Kıbrıs Sorunu'nun çözümüne dair yürütülen müzakerelerin bir sonuca varamamasının yanı sıra siyasi krizler nedeniyle müzakerelerde yeni bir başlık da açılmadı.

Putin

Türkiye, Batı ülkeleriyle ilişkilerin iyi gitmediği bir dönemde Rusya'ya yöneldi, işbirliğini geliştirdi.

Kasım 2015'te Türkiye'nin Rus savaş uçağını düşürmesi sonrasında dibe vuran ikili ilişkiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kremlin'e göre Haziran 2016'da "özür dilemesinin" ardından tekrardan iyileşmeye başladı.

2017'de iki ülke arasındaki ticaret hacmi önceki yıla göre yüzde 30 artarken, Türkiye'ye gelen Rus turist sayısı ise yılın ilk 10 ayında 2016'ya göre yüzde 500 arttı.

Rusya uçağın düşürülmesinin ardından duyurduğu, Türkiye'den ithal ettiği ürünlere yönelik kısıtlamalardan sonuncusu olan domates yasağını da bu yıl kaldırdı.

Türkiye ise Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almak için ilk ödemeyi bu yıl yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Eylül ayında kapora yatırdıklarını duyurdu.

İlişkilerin olumlu seyri, Orta Doğu'ya yönelik işbirliklerinde de kendisini gösterdi.

İki ülke İran'la birlikte, Kazakistan'ın Astana kentinde Suriye hükümeti ve muhalifleri bir araya getirerek çözüm aramaya başladı.

Astana görüşmeleri olarak adlandırılan bu sürecin ilk toplantısı 23-25 Ocak tarihlerinde düzenlendi.

Astana'da yıl boyunca 8 toplantı yapıldı ve Suriye'de çatışmasızlık bölgelerinin hayata geçmesi sağlandı.

kudüs

Ortadoğu'da ise 2017'ye damga vuran Kudüs gelişmesi oldu. Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerinde 2016 yılının ortalarında başlayan normalleşme süreci, iki ülkenin de 2016 sonunda birbirlerine büyükelçi atamasıyla sonuçlanmıştı.

İsrail ve Türkiye, 2010 yılında 10 aktivistin hayatını kaybettiği Mavi Marmara saldırısı sonrası büyükelçilerini karşılıklı olarak geri çekmiş, diplomatik ilişkiler de maslahatgüzar seviyesinde yürütülmüştü.

2017'de ise iki ülkenin siyasi ilişkileri, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasının ardından gerildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin'deki protestocuları gözaltına alan İsrail'i "terör devleti" olarak tanımladı.

İsrail ile siyasi ilişkilerin gerilmesine rağmen ekonomik ilişkiler gelişmeye devam etti. Türkiye'nin İsrail'e ihracatı 2017'nin ilk 10 ayında önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10'dan fazla arttı.

Orta Doğu'da Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkelerin ambargosuna maruz kalan Katar'a da destek çıktı. Suudi Arabistan'ın Katar'a kara sınırını kapamasının ardından ülkenin gıda ihtiyacı Türkiye'den ithal edilen ürünlerle karşılanmaya başlandı. Böylece Türkiye'nin Katar'a ihracatı büyük oranda arttı. Ambargonun başladığı Haziran'dan itibaren aylık bazda önceki yıla oranla yüzde 80 ile yüzde 200 arasında artışlar yaşandı.

Türkiye, diğer güney komşusu Irak'la ilişkilerinde de hareketli bir sene geçirdi. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) 25 Eylül'de Türkiye'nin itirazına rağmen bağımsızlık referandumu yapıldığında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başkanı Mesud Barzani'yi ihanetle suçladı.

Suriye'de hükümetin Aralık 2016'da Halep'i ele geçirmesinin ardından muhalefet 2017'ye önemli bir kayıpla girdi.

Türkiye ise Suriye'de 2016'da başladığı Fırat Kalkanı operasyonunu 2017'de de sürdürdü. Mart ayında sonlandırılan operasyonda Türkiye ordusu ve desteklediği muhalifler Cerablus ile Halep'in kuzeydoğusundaki El Bab kasabası arasındaki bölgeyi IŞİD'den aldı.

Operasyonda 67 Türk askeri ve 600 ÖSO savaşçısının hayatını kaybettiği, 3 bin IŞİD savaşçısının öldürüldüğü açıklandı.

Ocak 2017'de başlayan Astana görüşmeleri kapsamında Türkiye, Suriye'de çatışmasızlık bölgeleri oluşturulmasını destekledi. 

15 Eylül'deki mutabakata göre garantör ülke olarak Rusya, İran ve Türkiye ateşkesi korumak üzere İdlib'e 500'er asker konuşlandırmaya karar verdi. Ekim ayında Türkiye İdlib'e asker gönderdi. 

Hükümetin Suriye'deki önceliği haline gelen sınır bölgesinde YPG'nin varlığına son verme isteği ise karşılık bulmadı.