2021 bütçesinin 'yıldızı' yine Diyanet

AKP iktidarı 2021 bütçesini netleştirirken, bütçeden devletin kurumlarına ayrılan pay da belli oldu.

Buna göre aslan payını alan kurumlardan biri yine Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) oldu.

Bütçenin dağılımını ve kullanım biçimini kaleme alan Yeniçağ Gazetesi yazarı Esfender Korkmaz, 27 Ekim tarihli yazısında, Diyanet'e bütçeden ayrılan payın büyüklüğüne dikkat çekti ve, "En fazla dikkat çeken Diyanet'e ayrılan bütçedir. Diyanet bütçesi (13 milyar lira).  İçişleri Bakanlığı bütçesinden (9,7 milyar lira) büyüktür. Dışişleri Bakanlığı (5,8 milyar lira) ve Kültür ve Turizm Bakanlığı (6 milyar lira) bütçeleri toplamından büyüktür. İçişleri Bakanlığı bütçesinde personel giderlerinin payı yüzde 62 iken, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinde yüzde 81'dir" ifadelerini kullandı.

Bütçenin, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'daki payının yüzde 23.4 olduğuna dikkat çeken Korkmaz, gelecek yıl bütçe açığının artacağına ve açığın bütçe giderlerine oranının yüzde 18.2'ye yükseleceğine işaret etti. 

Bu tablonun devletin borçlanma oranının da artacağının göstergesi olduğunun altını çizen Korkmaz, koronavirüs salgınının açıkların artmasını tetiklemesine rağmen asıl sorunun bütçenin yanlış kullanımı olduğunu vurguladı.

Korkmaz yazısında şu hususlara işaret etti:

"Söz gelimi; geçen ve önceki yıllarda kamu özel işbirliği anlaşması yoluyla verilen geçiş garantileri ve hasta garantileri nedeni ile Karayolları 14 milyar, Sağlık Bakanlığı 16,4 milyar ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçesine 0,5 milyar olmak üzere 2021 yılında 31 milyar dolar ödenecek.

Parantez içinde söylemek gerekirse; Türkiye'nin bu kamburdan kurtulması için kamu-özel işbirliği anlaşması kapsamında yapılan yatırımların cari yatırım maliyeti hesaplanmalı ve bu maliyet üzerine müteahhit kârı konularak tüm talep garantisi verilen yatırımlar yeniden devletleştirilmelidir.

Bu ödemelere karşılık 2021 yılında tarım destekleri için 20 milyar lira ödenek teklif edilmiş. 2012 GSYH içindeki payı yüzde 0,38 ediyor. Oysaki 2001 İMF öncesi tarımsal desteklerin GSYH payı yüzde bir idi. İMF 2001 güçlü ekonomiye geçiş programında bu payın yarı yarıya, yüzde 0,50'ye düşürülmesini istedi ve bu gerçekleşti. Siyasi iktidar bu güne kadar bu payı artırmadı. 2021 bütçesinde yüzde yarımın da altına yüzde 0,38'e düşürmüş. Büyükşehirlere katılan köyleri de dikkate alırsak tarımda 10 milyona yakın nüfusa bütçeden ayrılan pay 22 milyar liradır. Bütçe içindeki payı yalnızca yüzde 1,6'dır.

Bütçenin sahibi kim tartışmaları nafile yapılıyor. Bu ödemelerden bütçenin kime çalıştığı anlaşılmıyor mu ?

Bütçe açığının artması, enflasyonist etki yapar. 2021 bütçe açığı yüzde 8 TÜFE oranına göre tahmin edilmiştir. Gerçekte 20121'de de TÜFE yüzde onun üstünde olacak ve bütçe açığı daha da artacaktır.

Devletin borçlanma ihtiyacının artması da özel sektörü piyasadan dışlama etkisi yapacaktır."

Yazının kaynağına buradan ulaşabilirsiniz