Oca 05 2018

Diyanet kaldırılırsa alternatifi ne olacak?

 

Siyasi ve toplumsal tartışmaların hemen her zaman merkezinde olan bir kurum Diyanet İşleri Başkanlığı.

Verdiği fetvalar, bakanlıkların bütçelerini aşan harcamaları, şişkin kadrosu, Alevileri ve Alevi inancını yok sayan açıklamaları ile eleştirilen bir kurum Diyanet. 

Son olarak dokuz yaşındaki bir kız çocuğunu 'buluğa ermiş' yani evlenebilir olarak tanımlayan fetvası ile tepkileri üzerine çeken Diyanet'in ilga edilmesi için toplumun çeşitli kesimlerinden çağrı yapılıyor.

Ancak siyasi iktidarın bir uzantısı gibi hareket eden ve toplumu gerçek anlamda rahatsız eden yolsuzluk, rüşvet, kadına şiddet, taciz, tecavüz gibi konuları görmezden gelen Diyanet'in kaldırılması ihtimali var mı?

Böylesi bir kararın alınması durumunda yerine nasıl bir yapı ikame edilecek?

Evrensel Gazetesi yazarı Ali Kenanoğlu, Twitter'da büyük yankı bulan #DiyanetKapatılsın kampanyasına dikkat çekiyor ve daha önce bu talebe karşı çıkan ulusalcıların da aynı çizgiye geldiğini savunuyor. 

Yerine nasıl bir yapının kurulacağı ile ilgili Kenanoğlu şu öneride bulunuyor:

"Diyanet kapatılsın talebi karşısında özellikle de Sünni camianın yerine ne konacağı ve bu güne kadar cenazeleri dahil her türlü inançsal hizmetleri devlet tarafından ücretsiz karşılanan kesimlerin sorularına ve sorunlarına da yanıt verilmelidir. Biz Aleviler bu hizmetleri istemesek de Sünni kesim bu hizmetlerden faydalanmakta ve Diyanet sonrası nasıl olacağı konusunda endişe etmektedir."

Kenanoğlu, Alevi toplumunun yüzlerce yıldır, devletin mali ve organizasyon desteği olmadan inançsal hizmetlerin nasıl yerine getirileceği konusunda önemli bir örnek olarak durduğunu belirtiyor. 

Alevi toplumunun her türlü inanç hizmetini, Cemevlerinin yapılması da dahil, kendilerinin karşıladığına değinen Kenanoğlu sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Camilerinde eskiden beri ve günümüzde de vakıf, dernek tarzı kurumlar aracılığıyla yapılmakta, yaptırılmaktadır. Gerek devlet desteğini alabilmek gerekse halktan yardım toplayabilmek için mutlaka bir cami derneğinin kurulduğunu biliyoruz. Öyleyse Diyanete ihtiyaç duymadan her caminin kendi cemaatinin finansmanıyla dönebilecek ve inançsal hizmetleri yerine getirebilecektir, tıpkı Cemevleri gibi.

Cemevleri nasıl ki mali ve idari açıdan dernekler kanunu veya vakıflar yasası gereğince devletin denetimine açıksa, aynı şekilde camiler de bu dernek ve vakıflar sayesinde devletin denetimi altında olmak zorunda kalacaktır. Böylelikle Diyanet denilen devasa bir holdinge ihtiyaç kalmayacaktır. Her inanan kendi inancını finanse etmekle yükümüdür. Bu finansmanın aktarılmasında sendikalara benzer bir yöntem uygulanabilir, yani her kişi belirlediği inanç vergisini belirlediği camiye veya Cemevine aktarılmasını ister ve Devlet buna aracılık edebilir. Sendikalarda bu şekilde yapılmaktadır. T.C vatandaşları halihazırda adı konmamış bir inanç vergisi vermektedir, bu vergi yıllık bütçenin Diyanete aktarılan tutarıdır. İslam’ın sonu ne de inançsal hizmetlerin sonudur. İnancın devlet kontrolünden çıkartılıp özgürleştirilmesidir. İslam inancının Mercedes makam araçlı Devletin din memurlarının elinden alınıp halka teslim edilmesidir."

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar