Ara 09 2017

Tarihten gelen esinti: Hasanpaşa Hanı

Diyarbakır’a gelince herkesin uğrak yeri olan tarihi Hasanpaşa Hanı mimarisi ve havasıyla misafirlerinde ayrı ve kalıcı bir etki bırakıyor.

Daha önce han olarak kullanılan Hasanpaşa Hanı, garaj, sebzemeyve hali ve son olarak cafe, kitap evi, kahvaltı ve hediyelik eşya gibi işletmelerle dolup taştı.

Her dönemde farklı bir işlevle kullanılan ve yabancı turistlerin akın ettiği Hasanpaşa Hanı bugünlerde yaşanan çatışmalı süreç nedeniyle sadece yerli turistlere kapılarını açıyor.
Bazı mekanlar iz bırakır ve alışkanlık yapar. Diyarbakır’ın tarihi Hasanpaşa Hanı da bunlardan biri…

Hasanpaşa
Fotoğraflar: Sertaç Kayar

Kimisini tarihi, kimisini mimarisi, kimisini de içeriği ile etkilese de Diyarbakırlılar için eski adıyla “Amed”i yani kentin özünü ifade ediyor.

Mimarisi ve mistik havası ile tarihe not düşen bu yapı seyahatnamelere de konu olmuş. 352 yıl önce Diyarbakır’a gelen Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde şöyle geçiyor:

“Tamamı 2008 adet dükkân, bayındır çarşıyı, o güzellik pazarını meydana getirir. Hepsinden önde gelen Hasan Paşa Pazarı (Hanı)...”

Yine Evliya Çelebi Hasan Paşa Hanı’nın, “Kale misali, gayet metin ve müstahkem bir yapı” olduğundan bahsediyor.

1612 yılında Diyarbakır’a gelen ve şehri gezen Polonyalı Simeon, seyahatnamesinde handa, “Çok sayıda oda ve 500 beygiri barındırabilen yer altında iki büyük ahırının var olduğundan” söz ediyor.

Sayılamayacak kadar çok Orta Çağ gezgininin Diyarbakır’a ve Hasanpaşa Hanı’na dair izlenimlerini uzatarak anlatmak elbette mümkün.Dedik ya herkes için ayrı bir anlamı ve herkeste ayrı bir etki bırakır. Peki Diyarbakır’a gelip de gitmeyen kimsenin kalmadığı bu mekanın nasıl bir özgünlüğü var?

Hasanpaşa
Fotoğraflar: Sertaç Kayar

Hasan Paşa Hanı’nın tarihçesi hemen girişteki kitabede yer alıyor. 1572-1575 yılları arasında dönemin Diyarbakır Valisi Sokullu’nun oğlu Vezirzade Hasan Paşa tarafından yapımına başlanmış.

Ancak bu süreç içerisinde Vali Hasan Paşa başka bir göreve atandığından hanın tamamlanma işlemi dönemin valisi Osman Paşa döneminde gerçekleşmiş.

Yapının doğusu güneyi ve giriş kapısının üzerinde olmak üzere üç yerinde hanın ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığına ilişkin bilgiler veren kitabeler dikkat çekiyor.

Kentin ticaret merkezinde bulunan Hasanpaşa Hanı, Deliller hanından sonra Diyarbakır’daki ikinci büyük handır.

Dikdörtgen plan şemasına sahip avlulu, iki katlıdır. İki renkli taş sıralarının yatay olarak cephelerde kullanılması yapıyı olduğundan da uzun gösteriyor.

Merdivenle inilen eyvanın sağında ve solunda ahır bölümüne inen kapılar bulunuyor. Avlu dikdörtgen planlı ve oldukça geniş tutulmuş, ortasında yer alan altı sütunlu, üstü kubbeyle örtülmüş bezemesiz bir şadırvan avluya ayrı bir hava katıyor.

Avluya açılan batı ve doğu eyvanın sağ ve solunda üst kata çıkışı sağlayan merdivenler bulunuyor. Han bodrum, avlulu bölüm ve üst kat olmak üzere üç katlıdır.Şu an turistik bir gezi mekânı olan Hasanpaşa Hanı restore edilip, çeşitli turistik işletme ve kafelere ev sahipliği yapıyor.

Hasanpaşa
Fotoğraflar: Sertaç Kayar

Tarihi Hasan Paşa Hanı, eskiler için konaklama yeriyken, şimdilerde çeşitli işletme ve kafelere ev sahipliği yapıyor.

Dağkapı’dan geçerken soluklanmak için, tarihin izlerini barındıran Hasan Paşahanı’na Diyarbakır’a gelip de uğramayan yok. Hemen her yaştan insanın uğradığı han restorasyondan geçti.Restorasyonda Muğla’dan getirtilen çeşitli malzemelerin karışımından özenle hazırladıkları Horasan Harcı da denilen bir harç kullanıldı. Bu harç hem yapının orijinal dokusuna uygunluğu hem de binlerce yılı bulan ömrü ile sağlamlığından dolayı tercih edildiği söyleniyor.

Hasanpaşa
Tespiçi Guli Dayı olarak bilinen Halil Gezici - Fotoğraf: Sertaç Kayar

Hasanpaşa Hanı’nda işletmesi olan ve halk arasında “Tesbihçi Guli dayı” olarak bilinen 57 yaşındaki Halil Gezici 11 yıldır handa tespih yapıp satıyor.

 

tespih
Fotoğraf: Sertaç Kayar

1974 yılında hanın eski halini gördüğünü söyleyen Halil dayı, burayı ilk gördüğünde sebze ve meyve halı olarak kullanıldığını söylüyor. Hasanpaşa Hanını şöyle anlatıyor Halil dayı:

Hem insanların hem hayvanların yeridir. Daha önceden ticaret merkezi gibi bir yerdir. Tarihte insanlar burada ticaret yaparken, burayı konaklama merkezi olarak kullanmış.

İnsanlar atlarıyla, develeriyle, eşekleriyle mallarını taşırken burada konaklıyordu. Hem mallarını satmışlar hem de konaklamışlar.

İlk gördüğümde sebze ve meyve hali olarak kullanılıyordu. Sebze ve meyve satılıyordu.

Ondan sonra da 4-5 yıl boyunca Bismil ilçe garajı olarak kullanılıyordu ve minibüsler buradan kalıyordu.

Ondan sonra da dükkanlar açıldı. Daha çok otantik şeyler satılıyordu. Ama bakımsızlıktan çökmüştü ve çok tahrip olmuştu. Kim geldiyse bir taşını, kapısını, demirini kırdı.

Perişan haldeydi. 2005 yılında vakıf tarafından restore edildi ve temizlendi. 2007 yılına kadar restorasyon sürdü. Daha sonra esnaflar yerleşti. Bir yılda dolup taştı. 10 yıldır burada teşbih yapıp satıyorum. Kendim yapıyorum, bazılarını da satın alıp satıyorum.

Kehribar, oltu taşı ve lüle taşından tesbihler yapıyorum. 50 bin TL’ye kadar tesbih var. Bende 10 bin liraya kadar tesbih var. En ucuzu 10 TL’dir. Burası tarihidir ve ben de çok seviyorum. Ayrı bir havası var ve bu hava beni çok rahatlatıyor.

Tarık Arda
Tarık Arda tarihi handa 7 yıldır kahve satışı yapıyor... Fotoğraf: Sertaç Kayar

Yapının kimi bölümleri de yalnızca silme denilen bir zımparalama işlemine tabi tutulmuş. Handa dikkat çeken diğer bir yanı da iki katın revaklarında yer alan sütunların birbiri üzerine oturmasına karşılık ikinci katta avluya doğru taşan taş konsolların yer almasıdır.

Handa günümüzde telkari işi süs eşyasından antikaya kadar çeşitli eşya satan dükkânların yanı sıra lokanta ve cafelerle bir kitabevi de mevcut. Hasan Paşa Hanı günümüzde çeşitli amaçlarla kullanıldığından özelliğini kısmen olsa yitirmiş.

dibek kahvesi
Dibek kahvesi... Fotoğraf: Sertaç Kayar

Hasanpaşa Hanı’na girer girmez hemen sağda bir kahveci karşılar sizi. Elinde bölgeye has dibek kahvesi ile çıkar karşınıza.

Tadına bakınca bu kahvenin özgünlüğünü damaklarınızda hisedersiniz. 7 yıldır dibek kahvesi satan 32 yaşındaki Tarık Arda “Hasanpaşa Hanı’nın tarihi havasına dokunmak için bu havayı önce solumak gerek” diyor ve şöyle devam ediyor:

“7 yıldır burada dibek kahvesi satıyorum. Kendimiz üretip satıyoruz. Dibek kahvesi 7 karışımından oluşuyor. İçinde kakule, kahve, menengiç ve çeşitli baharatlar var.

Paketini 10 TL’den satıyoruz. İçinde şeker yok. Aynı zamanda sağlığa da çok yararlıdır. Türk kahvesi gibi ağır değil. Hasanpaşa benim için soluk aldığım bir mekandır. Daha önce ünlü ünsüz, yerli, yabancı herkes gelirdi ama şuan biraz durgun, yani eskisi gibi değil."

Azad Göçer
Hediyelik eşya dükkanı işleten Azad Göçer... Fotoğraf: Sertaç Kayar

Hasanpaşa Hanı aynı zamanda turistlerin ilgi odağı olan otantik ve hediyeli eşyalarla süslüdür. 11 yıldır handa bölgeye özgü otantik hediyelik eşya satan 28 yaşındaki Azad Göçer iç çekerek anlatıyor Hasanpaşa’yı.

Nedenini de bölgede çatışmalı süreç olarak ifade ediyor. “Eskisi gibi değil” diyen Göçer şöyle devam ediyor:

11 yıldır buradayım. Daha önceden süreç biraz iyiydi ama şu an çok kötü. Hem buradaki çatışmalar hem de Ortadoğu’daki savaşlar her yeri olduğu gibi burayı da fazlasıyla etkiliyor.

Daha önceden çok sayıda yabancı turist gelir ve malları yetiştirmekte zorlanırdık ama şimdi kalmadı. Şimdi sadece yerli turist geliyor ki onlar da eskisi gibi gelmiyor.

Esnaf kan ağlıyor. Yöresel ve otantik şeyler, buraya özgü ve buranın kültürünü yansıtan eşyalar satıyoruz. Hasanpaşa Hanı Diyarbakır’ın kalbidir. Buraya gelip Hasanpaşa Hanı’na gelmeyen yoktur. Çok ayrı bir havası var ve bu hava başka bir yerde yoktur.

Hasanpaşa
Fotoğraf: Sertaç Kayar

Tarihi Hasan Paşa Hanı’nda yıllardır Antika satan, 75 yaşındaki Mehmet Salih Diril de şöyle anlatıyor Hasanpaşa Hanı’nı:

Eskilerde Bismil ilçe garajı olarak kullanılırdı. O dönemlerde aynı zamanda pırlanta, antika ve mücevherat sergilenirdi. Pırlanta ve mücevherat’ın ilk işlenildiği yer idi.

Daha öncesinde meyve sebze hali olarak hizmet veriyordu. Halı ve kilim yapılıp, satılırdı.  Yani anlayacağınız sanata, ticarete ve işletme yerlerine ev sahipliği sapmış ve yapmaya devam eden bu han hala dimdik ayakta.

Fakat gün geçtikçe tarihi havasını kaybediyor. Tarihi izlerinin yanı sıra, kafeler ve işletme yerleriyle dolup taşıyor olması tarihi özelliğini kaybetmesinde büyük rol oynuyor.

Hasanpaşa
Fotoğraf: Sertaç Kayar
Hasanpaşa
Fotoğraf: Sertaç Kayar
Hasanpaşa
Fotoğraflar: Sertaç Kayar
Hasanpaşa
Fotoğraflar: Sertaç Kayar
Hasanpaşa