Mar 05 2019

Metin Münir: Doğu Akdeniz’deki gaz olayında büyük zararı Türkiye görebilir

Kıbrıs’ta doğalgaz arama çalışmaları üzerinden başlayan gerilim, Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesinde (MEB) yer alan 10’uncu deniz sahasında büyük bir doğalgaz yatağı keşfedilmesi ile farklı bir boyuta evrildi.

Amerikan ExxonMobil şirketi tarafından bulunan gaz, Doğu Akdeniz’in önemli bir enerji havzası olma yolundaki potansiyeline işaret ediyor.

Kıbrıs’ı yakından bilen gazetecilerden Metin Münir, T24’deki yazısında, “Türkiye kâra yönelik bir dış politikaya yönelmezse Akdeniz gazı büyük ölçüde Akdeniz’de kalacak” yorumunu yapıyor.

Bulunan gaz rezervinin yeteri kadar büyük olmadığını söyleyen Münir, Kıbrıs gazının paraya çevrilmesinin önünde duran problemleri çözmeyeceği görüşünü dile getiriyor.

Doğu Akdeniz’deki ilk büyük gaz keşfini dokuz yıl önce İsrail’in yaptığın hatırlatan yazar, daha sonra Kıbrıs ve Mısır’ın bu yönde bir keşifleri olduğunu ancak hiçbirinin o ülkeleri tek başına gaz ihracatçısı yapacak kadar büyük olmadığını söylüyor.

“Kıbrıs’ın Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölgesinde araştırmalar tamamlandığında muhtemelen adanın sahip olduğu gaz rezervi daha da artacaktır. Ama bu da gaza müşteri bulma sorununu ortadan kaldırmayacak” diyen Münir, “Bölgenin, bulunan gazı paraya çevirmesinin ekonomik tek bir yolu var: Bu yol Türkiye üzerinden Avrupa’ya giden yoldur. Mısır’dan başlayan boru hattı Kıbrıs ve İsrail gazını da toplayarak Türkiye’ye gidecek, oradan da Avrupa’ya” ifadesini kullanıyor.

Avrupa ve Türkiye pazarını elinde tutan Rusya’nın, fiyat kırarak Akdeniz gazını Akdeniz’in altında tutmaya çalışacağını belirten Münir, “Türkiye’den geçen yol, Türkiye dâhil bütün ülkeler için en kârlı olanıdır. Ama bu yol Türkiye’nin Orta Doğu’da kendine düşman etmediği ülke bırakmaması yüzünden felçtir” diyor ve ekliyor:

“Ankara; İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Mısır ile kanlı bıçaklıdır. Ve bu katı ve çorak dış politikasını değiştireceğine dair bir emare yoktur. Rum lider Anastasiadis son zamanlarda Türkiye ile kurduğu direkt temaslarda gaz konusunda Türkiye’ye taviz vermeye hazır olduğunu iletti, ama önerisi karşılık bulmadı. Kıbrıs dâhil bölgedeki bütün ülkelerle ilişkilerin düzeltilmesi, Türkiye’yi gaz konusunda dünyanın en önemli merkezlerinden biri hâline getirebilir. Türkiye üzerinden Avrupa’ya yol arayan sadece Akdeniz gazı değildir. Sırada bekleyen İran, Irak ve Türkmenistan gibi ülkeler de var. Türkiye kâra yönelik bir dış politikaya yönelmezse Akdeniz gazı büyük ölçüde Akdeniz’de kalacak. Bundan en büyük zararı gören ülkelerden biri de Türkiye olacak.”


Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.