Mar 23 2018

Aydın Doğan cevaplıyor: Hürriyet’i neden herkese vermezler?

Türkiye tarihinin en büyük medya sahipliği değişimi çarşamba günü (21 Mart 2018) Doğan Medya Grubu’nun iktidara yakın Demirören Grubu’na satışı ile gerçekleşirken iki grupta da süren derin sessizlik dün (22 Mart 2018) Doğan Holding ve Aydın Doğan’dan gelen açıklamalarla sona erdi.

1,1 milyar üzerinden borç indirimi ile 890 bin dolara anlaşma sağlanan iki grup arasındaki görüşmelere başlandığı Doğan Holding tarafından KAP’a bildirildi.

Aydın Doğan da, 80 yaşını aştığını belirterek kendi kararıyla medyadan çekildiğini söyledi.

Fehmi Koru, Türkiye medyasında artık yeni bir döneme girilirken ‘devlet gazetesi’ yakıştırması yapılan Hürriyet’in serüvenine dair bir yazı kaleme aldı.

“Her gazete satılır, fakat bazı gazeteler için kullanılması daha doğru olan ‘el değiştirme’ fiilidir” diyen Koru, Hürriyet’in 1991’de el değiştirdiğini hatırlatıyor:

“Erol Simavi 1991 yılında Hürriyet’i satmaya karar vermiş, ilgi duyan bir yabancı ile görüştükten sonra, onun teklif ettiği fiyatın neredeyse yarısına gazetesini Aydın Doğan’a devretmişti.”

Hürriyet’in birinci sayfasında yer alan “Türkiye Türklerindir” sloganının hikayesini anlatan Koru, o dönem Simavi Ailesi için ‘Yahudi sermayesi’ yakıştırması yapılmasından dolayı bu sloganın ortaya çıktığını ifade ediyor ve ekliyor:

Hatırlayacaksınız: Bir ara ‘Türk’ sözcüğü yerine ‘Türkiyelilik’ yaygın kullanıma sokulduğunda, birileri ‘Türkiye Türklerindir’ sloganının kaldırılması yolunda bir kampanya açmış, gazetenin o zamanki yönetmeni, Ertuğrul Özkök, köşesinde şu şaşırtıcı açıklamayı yapmıştı:

‘PATRON BİLE / Bazen çok liberal çevrelerde, ‘O cümleyi çıkarmayı düşünmüyor musunuz’ sorularıyla karşılaşırım. / Her defasında verdiğim cevap şudur: / ‘O cümleyi oradan çıkarmaya ne benim, ne de Hürriyet’in sahibinin gücü yeter.’ /İstesek de çıkaramayız.'

“İşte böyle; ‘patron’ konumundaki kişinin tasarruflarının sınırlı olduğu bir gazetedir Hürriyet” diyen Koru, “Bu sebeple de, ‘Hürriyet aslında devletin gazetesidir’ iddiasını seslendirenler vardır” söylemine dikkat çekiyor.

Aydın Doğan
Aydın Doğan, 2008 yılında Zaman gazetesinden Nuriye Akman'a verdiği röportajda, AKP'nin uzun süre iktdarda kalacağını düşündüğünü paylaşmıştı.

Röportaj yazarlığına Hürriyet’te başlamış olan Nuriye Akman’ın, 2002 yılında, başka bir gazete adına Aydın Doğan’la bir röportaj gerçekleştirdiğinde ‘devletin gazetesi’ olma iddiasını da yönelttiğini söyleyen Koru, o diyalogları şöyle aktarıyor:

Nuriye Akman (NA)- Siyasi görüşünüzü açıklarken, ‘mek parmak soldayım’ dermişsiniz.

Aydın Doğan (AD)- Evet, ben onu Milliyet gazetesi için söyledim.

NA- Nedir ‘mek’? Bir Kelkit lafı mı?

AD- Evet, çok az demek…

NA- Milliyet ‘mek parmak’ soldaysa, Hürriyet nerede?

AD- Hürriyet devlet gazetesi daha çok.

NA- Güzel! Demin devlet gazetesi olduğunu kabul etmiyordunuz, şimdi itiraf ettiniz. (Kahkahalar)

AD- Bunun için fazla konuşmamak lazım. (Kahkahalar) Ben bir kadeh içmiş olsaydım, sen beni felaket konuşturacaktın demek.

NA- Hürriyet’i herkese verirler mi derken, bunu demek istiyordum.

AD- İyi ediyordun. (Kahkahalar) Ne diyeyim?