Emekli Koramiralden 'Kıbrıs'a deniz üssü kuralım' önerisi

Yunanistan ile Mısır deniz yetki anlaşması imzalayarak Doğu Akdeniz'deki hareketliliği yeni bir boyuta taşırken, Türkiye de yanıt olarak Navtex ilan etti ve Akdeniz'in suları biraz daha ısındı.

Avrupa Birliği'nin (AB) de İrini Operasyonu ile Doğu Akdeniz'de Libya'ya asker ve silah kaçakçılığını önleme adı altında Türkiye'yi merkeze koyan bir misyon başlatmasıyla birlikte, gözler Ankara'nın atacağı adımlara çevrildi.

Son olarak Malta ve Libya'daki Trablus hükümeti ile ortak bir açıklamaya imza adan Türkiye'ye, denkleme Kıbrıs'ın Türk tarafını da dahil etme çağrıları yapılıyor.

Bu doğrultudaki çağrılardan biri de emekli Koramiral Can Erenoğlu'dan geldi. Erenoğlu, Kıbrıs'a deniz üssü kurulması çağrısında bulundu.

Erenoğlu, D. Akdeniz'deki askeri gerilimin Türkiye tarafından artırılmaması gerektiğine değindi ve, "Doğu Akdeniz’de olma iddiası olan Türkiye, öncelikli olarak Kıbrıs’a deniz ve hava üssü inşa etmelidir. Bu, bölgedeki gemilerimizin lojistiği için elzemdir" yorumunu yaptı.

Mısır ile Yunanistan arasındaki anlaşmanın ardından Türkiye'nin atması gerektiğini düşündüğü adımları sıralayan Erenoğlu, "Türkiye, bu noktada Doğu Akdeniz’de askeri çatışmaya girmemeli, gerginlik birdenbire en üst düzeye çıkarılmamalı. Askeri gemileri çıkarıp, orada gösteri yapmanın zamanı değil. Yunanistan bölgede Türkiye’yi tahrik edecek. Türkiye, bu tahriklere kapılmamalı. Doğu Akdeniz’de yapılacak en son iş, son çözüm savaşmaktır. Bu kapsamda, tahrik için oralara giren başka ülkelerin gemileri olursa, ikaz edilerek uzaklaştırılmalıdır" görüşünü dillendirdi.

Erenoğlu önerilerini şu sözlerle sürdürdü:

"Verilecek öncelikli mesaj, Doğu Akdeniz’deki hakkımızdan vazgeçmeyeceğimizi bildirmek. Bunun için ilk adım, sismik araştırma faaliyetini sürdürecek, denizden güvenliği sağlanacak bir araştırma gemisi göndermek. Barbaros gemisi şu an Kıbrıs tarafında. Navtex’imiz gereği Oruç Reis’in Meis güneyindeki görevi, Yunanistan ile artan sözde gerginliğin azaltılması için Almanya’nın girişimi üzerine ertelenmişti. Bu durum Türkiye aleyhtarı faaliyetlerin bir odak noktasının da Almanya olduğunu tekrar kanıtladı. Türkiye, Oruç Reis gemisini bir an önce göndermeli. Bölgede, sismik araştırma gemisinin varlığı önemli. Bu, haklarımızdan vazgeçmeyeceğimizi gösteren bir adım.

Türkiye, 29 Kasım 2019’da Birleşmiş Milletler’e bildirdiği kıta sahanlığı sınırlarından asla taviz vermemeli. Doğu Akdeniz’de bugüne kadar ilanı geciktirilen MEB’i, derhal ilan etmeli.

Uzun vadede, Lübnan, Suriye, İsrail ve Mısır ile MEB anlaşması için masaya oturulmalı. Anlaşma sağlanırsa, MEB’in kenarları ve sınırları çizilmeli. Mısır, Suriye ve İsrail ile düşmanlık tarafı seçilmemeli. Mısır’ın bu kararı siyasi olarak verdiği, aslında Yunanistan’a güvenmediği unutulmadan hareket edilmeli. Bu anlaşmalar, değişmez kanunlar değil. Suriye, Lübnan, İsrail hatta Mısır’la bile tekrar görüşülmeli.

- KKTC’de mutlaka deniz ve hava üssü tesis etmeli. Lojistik destek dikkate alınmalı. Kıbrıs’ta kara gücümüz zaten kolordu düzeyinde var. Yapılacak deniz ve hava üssü, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığını güçlendirir, lojistiğini garantiye alır.

- Rusya’nın yıllardır bölgede, Tartus’ta üssü var. Üstelik üssü giderek geliştirdi. Fransa, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile üs için anlaştı. İngiltere’nin zaten GKRY’de “kendi egemen alanım” dediği iki üssü var. Doğu Akdeniz’de olma iddiası olan Türkiye’nin öncelikli olarak Kıbrıs’a deniz üssü inşa etmesi gerekir."

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar