Gazeteci Dönmez: Atlanta'daki sahtekarlığın bir başka yönü daha var

Gazeteci Ahmet Dönmez, Gülen yapılanması içerisinde yaşanan dolandırıcılık vakalarını kişisel internet sitesinde yazmaya devam ediyor.

Dönmez, ABD - Atlanta'da yaşananlarla ilgili yeni yazısında şunlara yer verdi:

"Atlanta’daki Star Chain skandalının Cemaat’e bakan bir başka yönü daha var. Bu, diğer yüzün tam tersine, Cemaat gönüllüleri için bir nebze aydınlık ve umut verici bir yüz. 

Şöyle ki; bir cemaat imamı ile ortaklarının Star Chain üzerinden yaptığı sahtekârlığı ortaya çıkaranlar da yine cemaatin kendi imamları.

Hem ortaya çıkaran hem de ortakları görevden alınıncaya kadar üzerine gidenler, cemaatin bölgedeki eyalet sorumluları (hadimleri).

****

Şirketin ortaklarından Tahsin Gül, Cemaat’in Güneydoğu ABD bölge imamıydı. O bölgeye giren eyaletler Georgia, Florida, Alabama, South Carolina ve Tennessee. Florida, Cemaatsel olarak 3 ayrı bölgeye bölündüğü için toplamda burada 7 eyalet bulunuyordu.

Merkez ise Georgia’nın başkenti Atlanta. Tahsin Gül, bölgeyi buradan yönetiyordu. Şirketin merkezi de Atlanta’daydı. Ortaklardan Ömer Casurluk’un başında olduğu işadamları derneği de bu şehirdeydi.

Şirketteki usulsüzlükleri ve dolandırıcılıkları ortaya çıkaran Y.B., Cemaat’in eski Alabama hadimiydi. Tahsin Gül, oradan tayinini bu şirkete çıkarmış ve kendisini müdür olarak atamıştı. Uzunca bir süre de yerine kimseyi Alabama imamı olarak görevlendirmemişti. 

Y.B., bir kaç ay sonra yatırımcı esnaflara yalan söylendiğini ve hisselerin sahte rakamlar üzerine kurulduğunu tespit etti. Ağustos 2017’de de yıl sonu kâr payı dağıtımları sırasında Tahsin Gül ve Ömer Casurluk’un şirkete ortak olduğu ortaya çıktı. Bunun ardından Y.B., ortaklara rest çekip şirketten ayrıldı.

İçerdeki gerçekleri, bölgedeki diğer imam (hadim) arkadaşları ile paylaştı.

****

Kendi aralarında yaptıkları görüşmelerle bir heyet belirlediler. Star Chain olayını ‘yukarıya’ götürüp anlatması için belirlenen bu heyet 4 kişiden oluşuyordu. Bazıları esnaf, bazıları da Cemaat’in Atlanta’daki derneğinde yönetim kurulu üyesiydi.

Bu 4 kişinin yaptığı görüşmeleri, “Atlanta’daki skandalı yukarıdan kimler himaye etti?” başlıklı yazıda anlatmıştım. Detaylara girmeyeceğim.

‘Yukarıdan’ birilerinin devreye girmesi ve Tahsin Gül’ü himaye etmesi üzerine bu kez bölgenin eyalet imamları harekete geçti.

Tahsin Gül, büyük bölge imamı olarak bu eyalet imamları ile ayda bir veya iki ayda bir istişare toplantısı yapıyordu.

Mart 2018’de yapılacak toplantı öncesi bir karar alan imamlar, Gül’e kazan kaldırmaya karar verdi.

Toplantı 24 Mart Cumartesi günü sabah olacaktı.

Cuma akşam Atlanta’ya gelen eyalet hadimleri, içinde caminin de olduğu bir cemaat müessesesi olan Southeast Islamic Community Center’de bir araya geldi. Toplam 5 eyalet imamı, kendi aralarında bir toplantı yaptı. “Eğer biz gerekli tavrı almazsak tarih huzurunda bu adamların suçuna ortak olmuş sayılırız,” dediler.

Gece saatlerinde de Tahsin Gül’ü buraya davet ettiler. Yani bir gün sonra, hemen yan taraftaki kültür merkezinde kendileri ile istişare toplantısı yapacak olan ‘abilerini’, görüşmeye çağırdılar.

Burada kendisine Star Chain’le ilgili sorular sormaya başladılar. Yani kendi bağlı bulundukları yöneticiyi, hiyerarşideki bir üst makamda bulunan ‘abilerini’ sorguluyorlardı. Ellerindeki bilgi ve belgeleri önüne serdiler. Cevap vermekte zorlanan Tahsin Gül, kendine bağlı çalışan imamları ikna edemedi. 

Sonunda bu ‘hadim’lerden bir tanesi kendisine, “Abi artık sizi başımızda görmek istemiyoruz. Lütfen görevden ayrılın ve bir daha da Hizmet’te herhangi bir vazife almayın,” dedi. Gül’ün cevabı, “Lütfen bunu başka bir yerde söyleme,” oldu. Fakat aynı kişi, “Hayır abi, her yerde söyleyeceğim. Sizin vazifeyi bırakmanız için elimden geleni de yapacağım. Lütfen bir daha bu Hizmet’te görev almayın,” diye ısrar etti. O imam, ertesi sabah yapılan istişareye de katılmadan şehirden ayrıldı.

İki ay sonra Ömer Casurluk görevden alındı. Sonra da Tahsin Gül…

****

Bu sözü edilen imamlar, Cemaat’in şeffaflık, hesap sorulabilirlik, hesap verebilirlik ve denetlenebilirlik prensiplerine sadık kalmasını şart olarak görüyorlar. 

Adı şaibelere karışan, hesabını veremeyen, Cemaat üzerinden şahsî hesaplar güden, haksız yere zenginleşen veya haksız ünvanlar elde eden kişilerin, kim olursa olsun, tasfiye olması gerektiğini savunuyorlar.

Atamalar ve genel işleyişin objektif kriterlere göre yapılması gerektiğini düşünüyorlar.

Atlanta’da yaşananlar Cemaat için bir yönüyle büyük bir hayalkırıklığı ve moral bozukluğu iken bu yönüyle de belki ‘umut’ olabilir. 

Her iki açıdan da bir ‘Atlanta modeli’nden söz edilebilir. 

Hem umutsuzluğu hem de umudu kendi içinde, bir arada barındıran bir hikâye bu."


(Bu yazı Ahmet Dönmez'in kişisel internet sitesinden alınmıştır)