Tem 28 2018

ABD doları gelişmekte olan ülkelere karşı avantajlı

ABD ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 4.1 temposunda büyüyerek Gelişmiş Ülkeler arasında rekor kırdı ama Dolar Endeksi ve 10 yıllık DİBS getirileri geriledi.

Paraanaliz’de yer alan haber analizde piyasaların tepkisi Fed’in favori enflasyon barometresi çekirdek Tüketici Harcamaları Deflatörü’nün  (PCE) Ç/Ç yüzde 2.5’ten yüzde 2’e gerilemesi ve GSYİH’nin  beklentinin  (yüzde 4.2) altında kalması gibi nedenlerden kaynaklı. Habere göre, yatırımcılar geçici unsurlara çok fazla ağırlık veriyor, uzun soluklu düşünmüyor.  Euro/dolar düşmeye, Dolar Endeksi (DE) ise yükselmeye mahkum.

Haberde şu değerlendirmeler yer aldı:

“ABD ekonomisi Çin’le karşılıklı yaptırımlar öncesi telaşla yapılan ihracat veya mal stoklama sayesinde büyümedi. İhracat (net dış ticaret), stok düzeyinde değişim ve kamu harcamaları dışlansa da milli gelir net %4.3 artış kaydetti.

İlerleyen dönemlerde büyüme bir miktar yavaşlayabilir, ama kayda değer ölçüde değil. İnşaatta yavaşlama var, tüketici güveni de Ticaret Savaşları’ndan etkilenmiş görünüyor. Öte yanda sabit sermaye yatırımları ve tasarruf düzeyi oldukça güçlü. Trump’ın AB’yle barış imzalaması tüketicinin güvenini kısmen geri getirebilir.

Zaten, halen %4 temposunda büyüyen, ama optimal kapasitesi %2 olan bir ekonominin yarı yarıya yavaşlaması lazım ki, dolar ve faiz tahmininde ana girdi olan Fed planları değişsin.”

Cari açık ve bütçe açığının doların değeri üzerinde etkisi belirsiz olduğuna dikkat çekilen analizde “Yatırımcılar cari açık ve bütçe açığı genişleyen bir ekonominin para biriminin değer kaybetmeye mahkum olduğu görüşüne (genelde doğrudur) sıkı sıkıya sarılmış,  dolar satıyor. Geçmişe baktığımızda, ABD özelinde bu kuramın tutmadığını  görüyoruz. Yani, bütçe ve cari açık daralırken doların değer kaybettiği, ya da tersinin gerçekleştiği dönemler var” ifadeleri yer aldı.

Haber analizde, Euro/dolar durumuna da değinildi, şu değerlendirme yapıldı:

“Ekonomiler arası büyüme ve faiz farkları paritede ne önemli etkenler olarak öne çıkıyor. Bu bahiste ABD Euro-Bölgesi’nin (EB) kat kat önünde. ABD %4, EB %2 civarında büyüyor. Temmuz öncü PMI EB’de gevşemenin ABD’ye nazaran daha belirgin olduğunu ortaya koyuyor.

Enflasyon bir türlü yükselmese dahi,  Fed faiz artırmaya devam edecek. Çünkü Fed parasal sıkılaştırma yapmıyor. Fed, ekonomiye verdiği parasal desteği azaltıyor. Bu süreç fed funds oranı %3’e varıncaya kadar sürecek. Sonra, Fed parasal sıkılaştırmaya geçip geçmeme kararı alacak. Muhtemelen de geçecek, çünkü ABD ekonomisi seneye de kapasitesinin üstünde bir hızda  büyüyebilir.

Atlantik’in öte yanında ise AMB 2019 ortasından önce faiz artırmaz. En erken 2020 ortasına kadar ABD-EB faiz farkı getiri eğrisi boyunca ABD lehine olacak."

 Gelişmekte olan ülkelerin ABD’den daha hızlı büyüdüğü, para birimleri dolara karşı yüzde 5-10 civarında aşırı değer kaybetmiş durumda olduğunun hatırlatıldığı haberde, “Fakat, Fed’in bilanço daraltmasına paralel  Gelişmekte Olan Piyasalar’dan (GOP) kaçan sermaye MB’nı  zor durumda bıraktı. Bir alternatif  faiz artırıp sıcak parayı sistemde tutmak, ama bu durumda, ekonomiler  yavaşlayacak. İkinci alternatif kuru kendi haline bırakmak, am o durumda enflasyon yükselecek. Her halukarda, ABD doları GOÜ’e karşı avantajlı” ifadeleri yer aldı.

Haber şöyle devam etti:

“DE ve ABD faizleri yılın ikinci çeyreği ve Temmuz’da bir çok kez yukarı hamle yaptı, fakat her seferinde Trump’tan gelen abuk-sabuk bir tweet ivmeyi örseledi.

Trump Çin’le Ticaret Savaşı’na gaz verdi.

Petrol fiyatların düşmesini istedi.

İran’a adeta savaş açtı.

Fed’in işine karıştı.

Türkiye’den de aşinayız, bu tür hareketler “politika belirsizliği” üreterek para biriminin değerini düşürüyor. Fakat, Trump’ın yapacakları çok sınırlı, mesela Ticaret Savaşları’nda AB’yle barış yaparken, Fed de müdahaleye kulak asan bir kurum değil. Yatırımcılar Trump’a alışacak ve DE temel parametrelere göre hareket ederek değer kazanmaya başlayacak.”

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar