Dolar 6'ya dayandı, yüzde 24 faiz artık yetmiyor

Türkiye Merkez Bankası piyasaların beklediği doğrultuda faiz oranlarını yüzde 24’te sabit bırakırken, kararın açıklanmasının dolar şaşırtıcı biçimde yükseldi. Hafta başında 5.81, dün 5.88 TL olan dolar/TL kuru, açıklamadan sonra birkaç dakika içinde 5.96’nın üzerine yükselerek son altı ayın zirvesine yerleşti.

Son altı haftada TL karşısında yüzde 9’dan fazla değer kazanan dolarda, Merkez Bankası’nın faiz oranlarını sabit tutmasına karşın yaşanan bu son artış, bankanın açıklama metninde yer alan tek bir cümleye bağlandı.

Daha önceki açıklamalarda ‘Gerektiği taktirde ek parasal sıkılaştırma yapılacaktır’ cümlesi bu kez metinden çıkarıldı. Bu cümle Merkez Bankası’nın gerektiği taktirde faiz artırımı yapabileceği anlamını taşıyordu ve çıkarılması faiz artışının gündemden düştüğünü gösterdi.

Piyasalar şimdi metinden çıkan bu cümleyi speküle edip doların yükselişine bir neden bulmaya çalışıyor.

Oysa ki, Merkez Bankası’nın politika söylemindeki bu değişikliğin aslında kurları etkileyebilecek somut bir neden olmadığının da herkes farkında. Çünkü zaten tüm piyasa oyuncuları bu yıl içinde Merkez Bankası’nın faiz oranlarında dört-altı puan arasında düşüş yapmasını bekliyordu.

Bu beklentiye istinaden, bankanın yılın yarısı gelmişken, bırakın faizleri ‘İndireceğim’ demeyi, ‘faizleri daha da artırabilirim’ cümlesini metinden çıkardığı için dolarda hızlı bir artış yaşanması çok da rasyonel akılla açıklanabilir bir gerekçe değil.

O zaman kurdaki yükselişi açıklamak için geriye tek seçenek kalıyor. Türkiye’de dövizin son bir buçuk ayda yaşadığı yükselişi tetikleyen etkenler artık Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin beklentileri de değiştirdi.

Kısa süre öncesine kadar faizlerde hızlı düşüş bekleyen piyasalar artık faizde artış beklentisinin ortadan kalkmasından bile rahatsız oluyor. Bunun yegane anlamı yüzde 24’lük faizin artık döviz kurlarını durdurmaya yetmediği ve piyasa oyuncularının daha fazla faiz istediğidir.

Bu talep yakın zamanda Erdoğan iktidarının önüne getirilecektir.

Elbette ki daha şimdiden işsizlik oranı 2008 krizindeki zirvelere çıkmış, kredi piyasası ve ekonomik aktivitesi çökmüş bir ülke için faiz artışının yeniden gündeme gelmesi kolay kabul edilebilir bir gelişme değil.

Ancak alternatifinin tüm dengeleri bozacak bir döviz krizi olduğu düşünüldüğünde, önümüzdeki günlerde ekonomik dalgalanmaların Erdoğan iktidarını zorlamaya devam edeceği anlaşılıyor.

Ekonomistlerden Merkez Bankası kararı ve dövizin yükselişi değerlendirmesi

Faiz kararı öncesi dolar 5,90'ı aşmış daha sonra 5,89 seviyelerine gerilemişti. Merkez'in kararı sonrası dolarda bir yükseliş trendi gözlemleniyor. Dolar, Türk lirası karşısında önce 5,92 ardından da 5,96 seviyesini aştı.

Dolardaki bu sert tepki sonrası piyasaların aslında Merkez'e faiz artırımı mesajı verdiği ama bunun gündeme getirilmediği yorumlarına yol açtı.

Piyasa uzmanlarından Mahfi Eğilmez de, "Buna göre 'piyasanın beklentisi TCMB'nin faizi artırması yönündeymiş ama kimse gerçeği söyleyememiş' gibi bir sonuç mu çıkıyor?" sorusuna cevap aradı.

Ümit Akçay'ın yorumu ise "TCMB'nin önceki açıklamalarında yer alan 'ilave sıkılaştırma' ifadesinin bugünkü açıklamada metinden çıkarılması, faiz indiriminin gündeme alınması olarak algılandı. TL'de sert hareketler var" şeklinde oldu.

Para Analiz'in haberine göre, İntegral Yatırım toplantı öncesi notlarında şu noktalara dikkat çekilmişti:

“Merkez, geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu swap hamleleriyle örtülü faiz artışı yaparak piyasalardaki tansiyonunu dindirmeyi desteklemişti. Ancak hala YSK’dan net bir kararın gelmemesi ve ABD’nin Türkiye ile ilgili sessiz kalması piyasaları tedirgin ediyor. Bu tablo karşısında, Merkezin bu ayki kararında, duruşunda ve karar metninde bir değişiklik beklenmeyebilir. Ancak olası açıklamalarına karşı da dikkatli olunmasında fayda var.”

Kurum, dolar/TL kurundaki harekete ilişkin olarak, “Kurun bu hareketini sadece TL’deki iç kaynaklara bağlamamak gerek. Dolar endeksinin 98 puana yükselmesi, gelişmekte olan ülke piyasalarındaki seyrin bozulması da kurun yükselişine neden oluyor. Dışarıda Doların güçlenmeye devam etmesi kurunda geri çekilmelerde zorlanmasına neden olabilir" yorumunda bulunmuştu.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.