Dolar, haftaya şok tepki ile başladı: Ekonomistler ani yükselişi değerlendirdi

Türk Lirası, yeni haftaya döviz karşısında bir şokla başladı.

Cuma gününü 5,77 seviyesinde kapatan dolar, gece piyasaların açılmasıyla birlikte bir saatten daha kısa bir süre içerisinde önce 6,28'i, ardından da 6,38'i aşarak piyasalarda şok etkisi yarattı.

ABD ile Çin arasında uzun süredir devam Ticaret Savaşı'nın, Fed Başkanı Jay Powell'ın Jackson Hole toplantısının ardından yeni bir boyut kazanması ve iki ülke arasında intikam savaşına dönüşmesi döviz piyasasında ciddi dalgalanmaya yol açmışa benziyor. 

Ancak bu kadar sert bir tepkimenin ardında sadece bu etkenin olup olmadığı konusunda uzmanların pazartesi sabahından itibaren yapacakları analizler gerekli olacak.

Haftanın açılışında Türk lirası karşısında 6,38'i de aşarak uzun süredir görülmemiş bir hareket yakalayan dolar, aynı hızla düşmeye başladı.

Türkiye saati ile 01.55 itibarıyla dolar kuru 5,82'ye kadar geriledi. Türkiye saati ile 10.11 itibarıyla dolar 5.79 seviyesinde seyrediyor. 

Euro'da da benzer bir sert yükseliş söz konusu oldu. Cuma gününü 6,43 ile kapatan Euro/TL kuru, yeni haftanın açılışında hızla 6,73'ün de aşıldığını gördü. Ancak dolarda olduğu gibi bu sert tepkime de kısa sürede yerini düşüşe bıraktı. Euro, Türkiye saatiyle 10.11 itibarıyla 6.44'ten işlem görüyor.

Türk Lirası, son haftalarda kayyım atamaları ile oluşan siyasi belirsizlik ve Merkez'in bankaların kredi musluğunu açma hamlesi ile yükseliş trendine girmiş, 5,79 seviyelerine kadar çıkmıştı.

Gözler, Fed toplantısına çevrilirken faiz indirimlerinin devam edeceğine dair net bir mesaj verilmemesi Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ekonomiler açısından karamsar bir tabloya işaret ediyordu.

Ekonomi uzmanları dolardaki ani yükselişi değerlendirdi ve TL'nin kırılgan yapısına dikkat çekti.

Ekonomi yazarı Uğur Gürses dolardaki hareketliliğin ardından Twitter'dan "Swaptan sonra, yarın herkes döviz piyasasında "stop-loss" ne demek, ne anlama geliyor, nasıl çalışıyor bunu öğrenecek" diye yazdı. Gürses daha sonra şu paylaşımları yaptı:

"1. Trump'ın ticaret savaşına yeni bir basamak eklemesi bugün Dolar/Yuan kurunun 7.18'e fırlamasına neden oldu. Tüm gelişen ülke paralarına ilave baskı demek bu.

2. Kimi panik yatırımcılar TL'ye karşı dolar alınca, kuru yukarı ittiler. Sığ piyasada kur, daha önce zararı sınırlamak için "stop loss" siparişi bırakılan seviyelere deyince kur daha da sıçradı. Daha yukarı seviyelerdeki "stop-loss" noktaları mayın gibi patlamaya başladı .

3. Kur 6 seviyesini de aşıp 6.3370'e kadar vurdu. Sonra da bu köpük söndü. Ama Trump-Yuan döngüsü devam ettikçe kur çok dalgalanacak. Buna hazırlıklı olmak gerekiyor.

4. Peki neden bunlar neden TL'nin başına geliyor? Hâlâ en kırılgan para olarak görüldüğü için. O yüzden TL'nin "koruma kalkanı" olan faizin düşürülmesi-düşürme baskısı bu kırılganlığı besliyor.

5. İsteyene, tüm bunları bilmeyenler için "Malazgirt'in yıldönümünde paramızın değerini çökertmek istediler" argümanı da rafta; kullanılmaya hazır duruyor."

İktisatçı Mustafa Sönmez de yeni sarsılmalara karşı Merkez Bankası'nın elinin zayıf olduğuna dikkat çekti. Sönmez, Twitter hesabından "Trump’ın Çin salvosu, Çin’den sermaye çıkışına ve yuanın sert değer kaybına yol açtı. Fırtınadan TL de nasibini aldı. En kırılganlardan biri olarak TL nin değer kaybı hızlandı. Yeni sarsılmalara karşı Merkez Bankası'nın eli zayıf. Sarsıntılar sürer. Ülkeyi bu kadar zayıflatanlar utansın" dedi.  

Ekonomist Gizem Öztok Altınsaç da "Gece yaşadığımız 5.80 üzerine çıkan usdtry hareketi, Çin Yuanındaki hızlı değer kaybı kaynaklı. Haftaya yine global tarafta 'riskten kaçış' ile başlıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Karar gazetesi ekonomi yazarı İbrahim Kahveci de dünyada esen rüzgarın en sert olarak Türkiye'yi vurduğuna dikkat çekti. Kahveci, Twitter hesabından şunları yazdı:

"Hiçbir şey olmadıysa da birşeyler oluyor. Piyasalar olağanüstü.. Tamamı dünya olmayacak kadar bizde sert rüzgarlar var. Ya da dünyada esen rüzgar en sert bizi vuruyor."

Ekonomist Taner Özarslan da "ABD-Çin gerginliği yüksek kredi riskine sahip Çin piyasalarından ani kaçışlar yaratıyor. Asya açılışında 7,18 e yükselen USD/Çin Yuanı , gelişen ülke kurlarında panik yarattı. Japon Yeni USD ye karşı değer kaybedince ilk olarak TL zarar gördü ve gece USD/TL 6,38’i gördü" dedi.

Ekonomist Cüneyt Başaran da şu değerlendirmeyi yaptı:

"TL neden gece yarısı 6.38 gördü? Asya’da Yuan paniği başlayınca özellikle Japon yeni satıp, TL almış kişiler panikledi pozisyonlar hızlı kapandı TL çok mu etkileniyor mu?Yerli ısrarla $ alırken kur iki aydır yabancı sayesinde ( carry ) gerilemişti. 

Avantajımız ne? -Çin - ABD ticaret savaşı aslında bizi etkilemez. Orta vadede kazançlı çıkarız - Cari açık (bilinçli olmasa da) kapandı. Kırılganlık az - TL Faizi bir miktar düşmüş olsa da hala diğerlerine göre yüksek - ABD ve AB ile ilişkiler geçen seneye göre çok daha iyi.

Dezavantaj - Zaten inmesi beklenen TL faizini çok da sert ve hızlı indirecek beklentisi yarattık. TL’nin kalkanını zayıflatır - CDS oranımız hala yüksek - Suriye ve İdlib gerginliği piyasayı tedirgin ediyor.

Sonuç? -Önce sakin olalım.Konu ciddi Çin'in bu işten nasıl çıkacağı belli değil Küresel durgunluğun ne kadar derin çatlaklar yaratacağı muamma Bu yüzden az konuşalım, az akıl verelim ve lütfen gece yarısı 'Nereden geliyor böyle fikirler?' diyeceğimiz önlemlerden uzak duralım."

Ekonomist Gökhan Şen de "Çin ve ABD karşılıklı yeni gümrük tarife zamları açıklayınca cuma S&P yüzde 2,6 düşmüştü. Gece Asya açılışı ile birlikte Yuan Çin dışı işlemlerde 7,19'a kadar fırladı. Artan risk korunma ve spekülasyon ihtiyacı doğurdu. Yüksek faiz ödeyen, riskli enstrümanlar seviye gözetilmeksizin satılır böyle durumlarda. Muhtemelen Türk Lirası da bu muameleyi gördü ve gece bir anlığına 6,39xx görüldü. şimdi daha fazla işlem geçmesi ile piyasa sakinleşti ve TL 5,8040'ta. Çin Yuanının MB tarafından 7,05xx'ten bağlanması piyasaayı rahatlattı. Olan bu" değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomist Orkun Gödek de şunları belirtti:

"Lira hareketi Asya’nın likiditesi en düşük geçiş vaktinde oluyor. TSİ 01.22 gibi başlayıp 20 dk kadar sürüyor. Aynı anda lira Japon yeni karşısında da sert değer kaybı sergiliyor. i) Uzun süredir taşınan uzun TRYJPY poz. kapatılması ii) Düşük likidite iii) Global risk algısı."

 

DW Türkçe'de yer alan haberde ise TL'nin kırılganlığına dikkat çekiliyor. 'Türk Lirası tehlikeli eşikte' başlıklı haberde ekonomistlerin değerlendirmeleri şu şekilde yer aldı:

Prof. Dr. Kaya Ardıç (Piri Reis Üniversitesi Uluslararası İşletmecilik ve Ticaret Bölümü Başkanı): Dolardaki hareketlilik dışsal nedenlerle ortaya çıkmış olsa da, TL’deki kırılganlığın hala çok tehlikeli olduğunu da göstermiş oldu. 

Dünya ekonomisindeki kırılgan ekonomilerin yıllar içinde değiştiğini ama Türkiye’nin “Kırılgan 5’li” diye anılan ülkeler içerisinde yer almaya devam ettiğini dile getiren Ardıç, “Türk Lirası geçen yılki Brunson krizinden sonra son 1 yılda Dolar’a karşı bir nebze iyileşse de, kritik bir noktada durmaya devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Özellikle Türkiye siyasetindeki gerilimli dil ve ekonomide hem yatırımcının hem de tüketicinin güvenini sarsan açıklama ve uygulamalar TL’deki tehlikeli gidişi tetikledi. Merkez Bankası Başkanının görevden alınması veya ihtiyat akçesinin Hazine’ye devredilmesi gibi adımlar, TL’nin tehlikeli eşikten dönmesinin önünde engel oluyor. Son dönemde bir miktar azalma eğilimi gösterse de şirketlerin ve hanelerin borç düzeyi, Türkiye ekonomisinin en hafif dış gelişmeler karşısında savunmasız bırakıyor.

Ekonomist Halil Reçber: Türkiye, dünya standartlarında bir krizden çıkış politikası uygulamıyor. Adeta havanda su dövüyoruz. Türkiye ekonomisi 2008 küresel krizinden bu yana en kötü performansını sergiledi. Buna karşın hala krizden nasıl çıkılacağına dair bir yol haritası ortaya konmaması, piyasaların TL’ye olan güvenini kritik bir eşiğe taşıdı.

"İkinci dalga geliyor"

Son sekiz yılda gelişmekte olan ülke para birimlerinin ABD doları karşısında yüzde 175 değer kaybettiğine, aynı dönemde TL’de yaşanan değer kaybının yüzde 575 ile rekor kırdığına işaret eden Reçber, “Bugün artık son bir yılda yaşadığımız krizin ikinci evresine girdiğimizi düşünüyorum” diye konuştu.

Yakın gelecekte de TL üzerindeki baskının artarak süreceğini kaydeden Halil Reçber şu görüşünü paylaştı:

“Gerçekten inanılmaz bir belirsizlik yaşanıyor. Tam ortalık biraz sakinleyecek dediğimiz sırada, ‘İstanbul’a kayyum atanır mı?’ soruları ortaya çıkıyor. Geçmiş yıllarda yaşadığımızdan çok farklı bir kriz içindeyiz. Türkiye kendi iç sorunlarından kaynaklı ekonomik krizler ile en az 3-4 yıl boğuşuyor. Son gelişmeler enflasyonun da yükselmeye başlayacağını gösteriyor. Krizin ikinci dalgası geliyor diye düşünüyorum. ”

Türkiye’de ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası, son bir yılda TL’deki erimeyi durdurmak ve yatırım ortamını canlandırmak için pek çok adım attı. Bir yılda sekiz ekonomik destek paketi açıklandı. 25 Temmuz tarihinde de Merkez Bankası politika faizini 425 baz puan düşürerek, yüzde 24'ten yüzde 19,75'e çekti.

Geçtiğimiz günlerde ise kredi büyümesini artırmak için bankaların TL yükümlülükleri için ayırdıkları zorunlu karşılık oranlarında değişikliğe gitti. 12 Eylül’deki yeni Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında da faiz indirimine devam edilmesi bekleniyor.

Atılan bu adımlara karşın TL’nin istenen sağlamlığa ulaşmamasında yalnızca ekonomi değil siyasi ve hukuki nedenler de olduğunu anlatan Ekonomist Murat Sağman, “Kırılganlığın tek nedeni ekonomi değil. O nedenle yalnızca ekonomide değil, başka alanlarda da önlem almak gerekiyor” diyor.

Sağman, Türkiye’nin kredi notlarının düşmeye devam ettiğine ve ülke risk priminin (CDS) benzer ülkelere göre hala çok yüksek olduğuna işaret ediyor. Türkiye’de başkanlık sistemine ilişkin kaygıların giderilmesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması gibi ülkenin yakın geleceğine dair güvensizliği azaltacak adımların atılması gerektiğini vurgulayan Sağman şunları söyledi:

"Aksi takdirde TL'de kayda değer bir iyileşme görmemiz kısa vadede mümkün olmayacak. Ayrıca Suriye’de ABD ile Rusya arasında nasıl bir pozisyon alçağımız da önümüzdeki günlerde TL’yi etkileyecek konulardan biri. Dolar kurunda 5.85-5,86 seviyeleri direnç noktası olmak üzere 6 TL’nin görülebileceğini düşünüyorum."

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar