Haz 03 2018

'Dolar kontrol altında': Şimşek de ‘komplo teorisi’nden bahsetti

İktidar, yıllardır özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adeta bir kavga haline dönüştürdüğü faizlerin yüksek olması konusunda döviz krizinin ardından geri adım atarken Londra’da da yatırımcıyı faizlerin daha da yükseltileceği sözüyle ikna etmeye çalıştı. 

Bunun için Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımıcısı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya kolları sıvarken Şimşek’ten “doların kontrol altına alındığı” görüşünü savunan yeni bir açıklama geldi.

Kanal 7 televizyonunda Mehmet Acet'in sunduğu Başkent Kulisi Programı'nda konuşan Şimşek, “Dolar şu anda kontrol altında. TL'de kayıplar oldu. Bunun bir iç, bir de dış boyutu var. Değer kaybının dış boyutunda 3 temel trend var. ABD doları yılbaşından bu yana tüm para birimlerine karşı değer kazandı. İkincisi, küresel olarak faizlerin arttığı bir dönemdeyiz. Üçüncü faktör ise petrol ithal eden ülkelerle ilgili. Petrolün bir anda 80 dolara çıkması TL'nin değer kaybına neden oldu” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Londra ziyareti sırasında Bloomberg’e verdiği mülakatta 24 Haziran sonrası ekonomide daha etkin rol alacağına dair söylemi piyasaları altüst ederken bir döviz krizine de yol açtı. Merkez’in faiz müdahalesi ve üst üste hamleleri kanayan yaraya tampon etkisi yapsa da tam merhem olmuş değil. 

Hal böyle olunca Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ve Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Londra’ya çıkarma yaparken gündem yatırımcıları ikna etme üzerine kuruluydu... 

Para politikasından güçlü bir adım attık, iletişim tarafını güçlendirdik. Londra'da çok faydalı görüşmeler yaptık” diyen Şimşek, “Bunun arkasından Ficth 25 Türk bankası ile ilgili açıklama yaptı, daha sonra Moody's Türkiye'nin kredi notunu izlemeye aldığını açıkladı. Ben komple teorilerine sığınmıyorum. Ama her şey ortada” ifadesini kullandı.

Enflasyon düştüğünü ve turizmin şahlandığını söyleyen Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:

““İç talepte daha makul bir seviyede gidecek. Bu cari açık ve enflasyon yaratmıyor. Bu ekonomide her şeyin rayına oturacağını görüyoruz. Para politikasında sadeleşme sağlandı. Maliye politikasına yönelik endişeler yersiz. Bizim geçmişimiz belli. Biz mali disiplini yine devam ettireceğiz. Yapısal reform ayağında ise uzun bir süredir zaten yapıyoruz.

Seçim kararı aldıktan sonra piyasalar olumlu tepki vermişken bir kuruluş notumuzu düşürüyoruz. Biz takdiri halkımıza bırakıyoruz. Aynı gün ABD İran'a bir yaptırım listesi açıkladı, içerisine de bir kaç Türk isim koydu.

Türkiye son 15 yılda ortalama 5.7 büyüdü. Çin, Hindistan gibi ülkeler dışında bu hızda büyüyen başka bir ülke yok. Bu dönemde satın alma paritesinde AB ile arayı 33 puan kapatmış durumdayız. Türkiye, kendisine benzer ülkeler arasında sürdürülebilir büyüme oranı ile TL'de güçlenmeyi sağlayacaktır.
Devlet borcunun milli gelire oranı dünya genelinde yüzde 80 civarında iken Türkiye'de bu oran yüzde 28 civarında. Bu oran 2002'de Türkiye'de yüzde 78'idi.”