May 18 2018

‘Kur ne olur’ sorusuna Temel fıkrasıyla cevap

Türkiye, bir ekonomik kriz kıskacında erken seçime giderken piyasalarda ciddi bir çalkantı içerisinde.

Döviz kurlarındaki artış karşısında Merkez’in müdahaleleri de yetersiz kalırken Erdoğan’ın 24 Haziran’dan sonra ekonomide daha etkin rol oynayacağını açıklaması iş dünyasını daha da tedirgin etti. 

Ekonomist Hakan Özyıldız da, kişisel blog sayfasında ekonomi dünyasındaki gelişmeleri analiz etmeye devam ediyor.

Son günlerde kendisine en çok 'Kur ne olur?' sorusunun yöneltildiğini belirten Özyıldız, kesin bir tahminde bulunamayacağını ifade ediyor ve Temel fıkrası üzerinden durumu özetliyor:

"Bizim Temel uzun süredir hastaymış. Ancak hasta olduğuna eşini, çocuklarını ve çevresini bir türlü ikna edememiş. O da arkadaşına bir vasiyet bırakmış ve mezar taşını hazırlatmış. Yakınları defin işleminden sonra taşta şunun yazıldığını görmüşler: 'Hastayim dedum, inanmadunuz. Şimdi ne oldi?'"

Hakan Özyıldız'ın yazısı şöyle:

Normal günlerde telefonla çok konuşan bir insan değilimdir. Ama ekonomide oynaklık çoğalınca telefonum susmuyor. En çok sorulan soru “Kur ne olur?” Benim cevabım da basit: “Ne olacağını bilsem söyler miyim? Sizden para toplar, yatırım yapar, zengin olurum. Bildiğini söyleyene de sakın inanmayın” diyorum.

Birde seçim ortamına girilince, eksik olmasınlar, önceden hiç aramayan kendini “uyanık” sanan siyasetçiler de “halimi hatırımı soruyorlar. (!)” Ekonomik gidişi sorup, çözüm olup olmadığını öğrenmek istiyorlar.

İnanın bana elimden geldiğince tümüne aynı cevabı vermeye çalışıyorum. Bilginin, çoğu zaman para ettiğini, deneyimlerimle bildiğim halde, paylaşılması gerektiğini düşünenlerdenim. Çok özel bilgiler değilse ya bu blokta ya da sorulduğunda insanlarla paylaşmayı görev bilirim.

Öyle ki; bir arkadaşımla paylaştığım teknik bilgiyi hiç oy vermediğim partilerden arayanlarla da paylaşırım. Doğruları bilenlerin ülkeye katkısı olacağını düşünürüm.

Hazine’den ayrılalı neredeyse 15 yıl oldu. Günümün çoğunu okuyarak ve araştırarak geçiriyorum. Çoğu zaman hafta sonları da buna dâhil oluyor. Bu sayede, karınca kararınca bilgilerimi güncel tutmaya, yazılarımı sağlam bilgilere dayanarak yazmaya, tahlillerimi olabildiğince sağlıklı yapmaya çabalıyorum.

Bunları kendimi size tanıtmak için yazmadım.

Biraz uzun oldu ama bir Temel fıkrası aklıma gelince giriş olsun dedim.

Bizim Temel uzun süredir hastaymış. Ancak hasta olduğuna eşini, çocuklarını ve çevresini bir türlü ikna edememiş. O da arkadaşına bir vasiyet bırakmış ve mezar taşını hazırlatmış. Yakınları defin işleminden sonra taşta şunun yazıldığını görmüşler: 

“Hastayim dedum, inanmadunuz. Şimdi ne oldi?”

Aman siz sağlıcakla kalın.