May 23 2018

‘Kurdaki çılgın gidişi durduracak çözüm var ve zor değil’

Erken seçim için artık son bir aya girilmek üzere. Önceki seçimlere nazaran daha düşük tempoda giden seçim kampanyalarının artık daha da hızlanması ve çetin hale gelmesi bekleniyor. Ancak AKP bu kez gündemi belirleyen değil, savunmada hareket eden parti konumunda. Zira ekonomideki derin sarsıntı iktidarı köşeye sıkıştırmış vaziyette.

24 Haziran’da seçmenin tercihinin ne olacağı ise net olarak kestirilemiyor. Araştırma şirketlerine göre en önemli faktör ekonomi… 

Dolar 5 lira, Euro da 6 lira seviyelerini test etme aşamasına geldi. Merkez Bankası ise hala sessizliğini korumaya devam ediyor.

Dünya gazetesinden Faik Özatay’a göre bu rekor artışların ‘çözümü var ve zor değil.

Özatay’a göre artık sadece Merkez’in faiz artırması ile de sorun çözülecek gibi değil.

Yine de çok geç kalındığı şerhini düşüyor faiz artırımı konusunda. 

Merkez Bankası’nın atacağı adımın sadece büyüyen yangını söndüreceğini, daha köklü bir adım için ekonomiyi yeniden yapılandırmak gerektiğini söylüyor Özatay:

“Çözüm sadece riskimizi son derece azaltıcı ekonomi politikalarından ve dolayısıyla ekonomi bilimi ile “kavga etmemekten” değil, aynı zamanda hukuk sistemimizi düzeltmekten, içeride kutuplaşmayı yok etmekten, dengeli bir dış politikadan, liyakata dayalı atamalarla kurumlarımızı güçlendirmekten ve elbette eğitim reformundan geçiyor. “

İsim vermeden iktidarın ‘dış nedenlere’ bağlama işine gönderme yapan Özatay, “Peki, öyle değil ama diyelim ki kurdaki “çılgın” gidişin tek sorumlusu dış koşullar ve çoğu yükselen piyasa ekonomisini benzer biçimde etkiliyor bu koşullar. İçimiz rahatlasın mı?” diye soruyor ve cevaplıyor:

“Marifet, dış olumsuz koşullardan etkilenmeyecek ya da çok az etkilenecek bir hale getirmek değil mi ekonomiyi? Evinizin çatısındaki kiremitlerin kırık olduğunu ve bu nedenle yağmur yağınca tavandan içeriye boyuna su girdiğini düşünün. Evdeki çoluk çocuğa “ne yapayım; yağmur (dış koşullar) nedeniyle evi su bastı” mı diyeceksiniz? Kiremitleri neden güneşli günlerde değiştirmediniz?”

Döviz kurundaki bu “çılgın” gidişatın nedenlerini ise altı maddede şöyle sıralıyor Özatay: 

  • “Birincisi, büyük gelişmiş ülkeler para politikalarını ya sıkılaştırıyorlar (ABD) ya da sıkılaştırmak üzereler (Euro Bölgesi). ABD tahvil faizleri yükseliyor. Böyle dönemlerde olduğu gibi, çoğu yükselen piyasa ekonomisine dış kaynak girişi azalıyor. Söz konusu ülke diğerlerine kıyasla daha çok riskli ise yeni dış kaynak gelmediği gibi vaktiyle gelenin bir kısmı çıkıyor. 
  • İkincisi, Türkiye’nin ABD ve Avrupa Birliği ile sorunlu ilişkileri. Türkiye’ye ilişkin risk algılamasını yükseltiyor.
  • Üçüncüsü, ülkedeki kutuplaşma ve hukuk sistemindeki sorunlar bir yandan Türkiye’ye ilişkin belirsizlikleri artırıyor, diğer yandan yatırım ortamını bozup, ekonomimizin geleceğine ilişkin soru işaretlerini çoğaltıyor. 
  • Dördüncüsü, Türkiye, büyüme potansiyelini yükseltmek içim adım atmadı. 
  • Buna karşın, beşincisi, yurt dışından “bol kepçe” para akan dönemde potansiyelinin üzerinde büyüyebilmek (sürdürülemez bir durum) için çok fazla borçlandı. Özellikle şirketlerin dış borçları keskin biçimde yükseldi.
  • Altıncısı, Merkez Bankası enflasyonla mücadele etmedi. Yedincisi, Merkez Bankası’nın kanununda yazılan “araç bağımsızlığı”nın kağıt üzerinde kaldığı, gerektiğinde faiz artıramayacağı algısı arttı. Sekizincisi, maliye politikası gevşemeye başladı. Son zamanlarda ise seçim ekonomisi uygulamaları çoğaldı. Dokuzuncusu, Türkiye’nin kredi notu düşük düzeylere indi. Onuncusu, bankaların kredi alacaklarında bazı sorunlar olabileceğine dair işaretler arttı: Önemli kredi alacak yapılandırmaları basına yansıdı.”

Yazının tamamı için tıklayın

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar