Oca 07 2018

Döviz kurunda istikrar sıcak paraya bağlı

Her ne kadar geçmiş yıllarda dünya çapında onlarca ülkede krize neden olsa da sıcak para olarak bilinen portföy yatırımları ülkeler açısından hala önemli bir finansman aracı.

Tahvil ve bono piyasasına gelen kısa vadeli dış yatırımlar, banka ve şirket borçlanmaları özellikle cari açığı olan ülkelerde ekonominin çarklarını çevirmek için hayati bir enerji kaynağı. Türkiye özelinde bakıldığında sıcak paranın öneminin giderek arttığı görülüyor. 2016’da cari açığın yani ülkenin yıllık döviz açığının yüzde 25’i sıcak para ile karşılanırken, geçen yıl yüzde 69’a yükselmiş durumda.

Küresel portföy yatırımcıları Türkiye’ye daha fazla kaynak getirip ekonomik büyümenin temelini oluşturan döviz ihtiyacını karşılayarak canlılık yaratmış. Ancak bunun bir de bedeli var. Çünkü adı üzerinde sıcak para, kalıcı değil, istikrarlı değil, bugün var yarın olmayabiliyor. Toplu halde gitmeye başlayınca da ekonomideki dengeleri bozup kriz çıkarıyor. 

Dünya’dan Alaattin Aktaş bu konuya değiniyor. Bir tarafa Türkiye’ye faiz ve borsa aracılığıyla gelen sıcak para tutarını, diğer tarafa da döviz kurlarının seyrini koymuş. Geçen yıl 3.4 milyar dolar hisse senedi ve 7.9 milyar dolarlık Hazine bonosu alımı yapan yabancı yatırımcıların para giriş çıkışları sırasındaki kur hareketlerini inceliyor.

Yazarın gösterdiği rakamlara göre para gelirken kurlar bir anda gevşiyor. Ama çıkarken, hatta para girişi durur durmaz piyasalar enfarktüs geçirmişçesine doların ve diğer dövizlerin tansiyonu bir anda artıyor ve kurlar tırmanışa geçiyor. Yani Türkiye piyasalarının sağlığı sıcak para kullanımına karşı son derece hassas. Hatta bağımlı hale gelmiş durumda. 

Aktaş bu hassas bağımlılığı ‘Yurtdışında yerleşikler, her ne sebeple olursa olsun Türk menkul kıymetlerine ilgi gösterip yatırım yaptılar mı, döviz kuru aşağı gidiyor. Yine her ne sebeple olursa olsun yabancılar alımlarını kıstılar ya da net satıcı konumuna geçtiler mi, bu sefer de döviz kuru yükseliyor’ diye tanımlıyor.

Yabancı yatırımcının son üç ayda, önceki dönemlerle kıyaslanmayacak ölçüde Türkiye’den uzak durduğunu kaydeden Aktaş, yılın ilk 9 ayında 11 milyar 236 milyon dolar sıcak para girişi olmasında rağmen son çeyrekte gelen sıcak paranın sadece 34 milyon dolarda kaldığını belirtiyor.

Aktaş bu durumun kurlardaki etkisini de . ‘Doların son üç aydaki ortalaması 3.80 oldu. Doların üçüncü çeyrek ortalaması 3.51’di. Yani çeyrekten çeyreğe geçişte dolar yüzde 8 değer kazandı’ sözleriyle özetliyor. 

Aktaş şunları söylüyor:

Yurtdışında yerleşikler hisse senedi ve devlet iç borçlanma senedi için getirdikleri parayı, gidişatı iyi görmedikleri ve risk sezdikleri ya da çok iyi kar elde ettikleri anda hemen götürme olanağına sahipler. Bu iki kanalla getirilen para, bir anlamda vadesizmiş gibi işlem görebiliyor. Tüm bu nedenlerle yurtdışı yerleşiklerin getirdikleri ya da götürdükleri para, döviz kurunu etkileyen bir dizi iç ve dış başka gelişme olmasına rağmen, kısa vadede en önemli belirleyicilerden biri olarak çıkıyor karşımıza.

https://www.dunya.com/kose-yazisi/kur-yabanci-doviz-getirirse-asagi-getirmezse-yukari-gidiyor/397480