Kas 25 2017

İhracatçının dövizleri nerede?


Doların 3.99’la rekor kırıp, bono faizleri yüzde 14.21’le son 8 yılın zirvesine tırmanmasının ardından Merkez Bankası’nın yaşanan kriz karşılığında yeterli beceri ve kabiliyete sahip olup olmadığı yine sorgulanmaya başladı.

Daha 10 gün önce bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ‘Faiz lobisine çalışıyorsunuz’ sözleriyle enflasyon konusundaki başarısızlığı eleştirilen Merkez Bankası, piyasalar ve ekonomistler tarafından da tartışılıyor.

Merkez Bankası politikalarına son eleştiri eski bir Merkez Bankası çalışanı olan Hürriyet yazarı Uğur Gürses’ten geldi.

Gürses, 25 Kasım’da Hürriyet’te yayımlanan ‘İhracatçı dövizlerine ne oldu?’ başlıklı yazısında Merkez Bankası’nın olası krizlere karşı önemli bir tampon ve döviz rezervlerini artırırcı araç olarak sunduğu ‘ihracatçıya döviz karşılığı reeskont kredisi’ uygulamasının nasıl geri teptiğini anlattı.

Yazar, Merkez Bankası’nın ‘Bize ödemek için piyasadan döviz topluyorlar. Bu da dövizde ek talep yaratıyor’ gerekçesiyle ihracatçılara şubat ayının ardından bu yıl ikici kez TL ile ödeme imkanı getirdiğini vurguluyor.

Bunun söz konusu politika aracının başarısızlığının bir itirafı olduğuna değinen Uğur Gürses, ayrıca çarpıcı bir etik sorunu da gündeme getiriyor.

Merkez Bankası’nın ihracatçılardan Şubat 2018’de alacağı yaklaşık 3 milyar dolarlık kredi taksidini şimdiden 3.70 TL’lik kur üzerinden TL’ye çevirdiğini kaydeden Gürses şunları yazıyor:

…sorular şunlar; ihracatçılar döviz getirme taahhüdü ile bu kredileri kullandılarsa ne oldu da TL geri ödeme olanağı tanındı? Döviz geliri olan ihracatçılar açık pozisyon mu yapmışlar? Açık pozisyon yapıp zarara uğrayınca mı Merkez Bankası yardımcı oluyor? Ayrıca, bankadan reeskont kredisi kullanıp döviz gelirini de zamanında Merkez Bankası’na ödeyebilecek durumda olan ihracatçılar, kur piyasada 3.9’larda iken neden 3.70’den TL olarak Merkez Bankası’na ödemesinler? Bu açık arbitrajdan, düzgün çalışan ihracatçıların da bu “kazanç transferinden” uzak durmaları için sebep var mı? 1 milyon dolarlık bir kredide kendilerine sunulan 250 bin TL’lik bir kazanca hangi ihracatçı hayır diyecek? Dövizini cari piyasada 3.90’lı kurdan, vadelide 4’lü seviyenin üzerinden bozdur, dön Merkez Bankası’na 3.70’lik kur üzerinden kredi borcunu öde.

Gürses arbitraj yoluyla ortaya çıkan karın miktarının hiç de az olmadığını belirterek şu satırlara yer veriyor:

‘Basit bir hesapla; toplam 12 milyar dolarlık reeskont kredilerinin şubat başına kadar vadesi dolması olası bölümü yine kabaca 3 milyar dolar olsa, kur bugünkü seviyelerinde kalsa; 750 milyon TL’lik bir kar transferi, para basarak yapılacak demektir.’

Gürses’in 3 milyar dolarlık hesaplamasına karşın, ihracatçının şubata kadar ödemesi gereken kredi tutarının 5 milyar dolar civarında olduğu yönündeki bankacılık kulisleri geçtiğimiz günlerde basında yer almıştı. Bu durum ihracatçıya yapılacak kaynak transferi miktarını daha da artırabilir.

Öte yandan Hükümet Merkez Bankası’nın ihracatçıya döviz geri ödemeli reeskont kredisi verme uygulamasını, ihracat teşviki yoluyla döviz rezervlerini artırma gerekçesi dışında ekonomiye kaynak aktarımı yoluyla istihdam yaratacağı düşüncesiyle de büyük önem veriyor.

Bu yüzden geçen yıl 12 milyar dolar olan kredi limiti bu yıl 20 milyar dolara yükseldi. 23 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayımlanan bir Kanun Hükmü’ndeki kararnameyle de ihracatçıya döviz yerine TL ödeme kolaylığı getirildi.

Bu değişim ocak ayında kurların 3.94 TL ile zirveyi görmesinin ardından yaşanmıştı. Merkez Bakası söz konusu uygulamanın 2015 ve 2016’da döviz rezervlerine toplam 30 milyar dolarlık katkı yaptığını hesaplarken, bu yıl 17 Kasım’a kadar sağlanan faydanın 14.3 milyar dolar olduğunu açıkladı.

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar