Oca 17 2018

İşte doları frenleyen gerçek neden

ABD Merkez Bankası FED faizleri artırsa da beklentilerin tersine dünya piyasalarında likidite eksikliği çekilmiyor. Özellikle gelişen ülkeler yüksek miktarda uluslar arası portföy yatırımı çekmeyi sürdürüyor.

Türkiye de bunlardan biri. Merkez Bankası rakamlarına göre geçen yıl sıcak para olarak adlandırılan portföy yatırımları tutarı ilk 11 ayda 24 milyar dolarla rekor kırdı. Bu nasıl olabiliyor? Yani sıcak para girişinde azalma beklenirken neden yükseliş yaşanıyor.

Konu ekonomistler tarafından tam olarak açıklanamasa da Reuters’te bugün yayınlanan bir haberden ipuçları çıkarmak mümkün. Haberde Amerikan bankalarının FED’in faiz artırımlarının kredi oranlarına yansımadığı belirtiliyor. Yani bankaların mevduat faizine ödediği getiri hala reel olarak negatif.

Bu durum Türkiye’de de döviz fiyatlarını yumuşatan gerçek nedenle ilgili şöyle bir önermeyi karşımıza çıkartıyor: ABD’li yatırımcı parasını düşük getirili banka mevduatı yerine daha yüksek kazanç öneren yatırım fonlarına yatırıyor. Bu yatırım fonları da yüksek getiriyi Türkiye gibi daha cazip getiriler sunan ülkelere aktarıyor.

Akla son derece uygun. Aynı zamanda dolar faizinin euronun beş katına çıkmasına rağmen doların Euro ve diğer para birimlerine karşı neden değer kaybettiğini de açıklayıcı bir tespit. Ve tabii tüm dünyada hisse senetleri piyasalarında yaşanan yükselişi de açıklıyor. Çünkü yatırım fonları hem faize hem hisse senedine yatırım yapabiliyor.

ABD’li yatırımcı kendi ülkesinde bulamadığı getiriyi başka ülkeler de arıyor. Reuters’in haberinden anlaşılan ise ABD’de mevduatlardaki bu düşük getirinin bir süre sonra değişebileceği. Haberin çevirisi şöyle:  

ABD Merkez Bankası'nın bir yıl önce başladığı faiz oranlarını düzenli bir şekilde artırma uygulaması bankaların uzun zamandır beklediği bir destekti çünkü böylece verdikleri krediler karşılığında borçlulardan daha fazla para kazanacaklar.

Ama bankacılara, mevduat hesaplarına yatırdıkları paralar karşılığında tasarruf sahiplerine ne zaman daha fazla ödeme yapacaklarını sorarsanız alacağınız cevap şu: Bu yakınlarda değil.

Tasarruf sahiplerinin şu anda ticari Amerikan bankalarında 11.95 trilyon dolarlık mevduatı var. Bu meblağ, St. Louis Fed verilerine göre 2017 Kasım ayındaki rekor olan 11.99 trilyon dolara yakın.

Ne var ki Fed'in kısa vadeli faiz oranları için hedefini dört kez artırarak şimdiki yüzde 1.25 ile 1.5 arasına çıkarmış olmasına rağmen, tasarruf sahipleri mevduat hesabına yatırdıkları her 100 dolar için çok cüzi faizler alabiliyorlar. ABD'nin en büyük üç tüketici bankası olan JPMorgan, Bank of America ve Wells Fargo'nun bir yıllık mevduat faizlerinde bir kıpırdanma görülmüyor.

Jefferies bank analisti Ken Usdin, daha önce faizler arttığı zaman mevduat sahiplerinin daha fazla getirili hesaplara yönlendiğini söylüyor. Ancak faizler 2008'de genel olarak sıfır hareket gösterdiği ve ufacık bir yükseliş bile tarihsel olarak çok uzun zamanda gerçekleştiği için, tüketicinin parasını alıp çıkması da artık çok uzun sürüyor.

Usdin, "Sihirli sayının ne olacağını düşünüyorum. Belki yüzde 1.5'ta daha çok insanın gözü açılabilir. Hepimiz mevduatçının uyanacağı anı bekliyoruz. Ama bunun bu çeyrekte olacağını düşünmüyorum" dedi.

JPMorgan, Wells Fargo ve  Citigroup yetkilileri son dönemde kazançları hakkında hazırladıkları raporlarda, mevduat sahipleri daha fazlasını talep etmedikleri için, daha fazla faiz ödemek için hiçbir neden görmediklerini söylüyorlar.

Bu yetkililer, gidişatın ne zaman değişeceğini şimdiden bilmenin mümkün olmadığını, ancak şu anda bir rekabet baskısı olmadığını belirtiyorlar.

Wells Fargo'dan John Shrewsberry, her ne kadar online bankalar daha rekabetçi faizler veriyorsa da, müşterilerin büyük bankalardan almaya alıştıkları ürün ve hizmetleri karşılayamadıklarını söyledi.

Shrewsberry, net mevduatı yüksek müşteriler ve bazı finans kuruluşlarının, daha fazla faiz almazlarsa büyük mevduatlarını çekme tehdidinde bulunduklarını çünkü bir puanın bir parçası kadar bir faiz artışının bile önemli getiri sağladığını söylüyor. Ancak pek çok müşteri, küçük bir getiri uğruna doğrudan mevduat hesaplarını ya da otomatik ödeme hesaplarını değiştirme zahmetine girmek istemiyor.

Analistler ve bankacılar, son dönemde yapılan vergi reformunun, bu alanda bir değişikliği zorlayacak potansiyel bir neden olabileceğini söylüyorlar.

Analistlere göre son dönemde kurumlar vergisinin yüzde 35'ten yüzde 21'e indirilmesiyle, kredi talepleri artabilir ve bu da dolaylı olarak bu kredileri karşılayacak mevduata daha fazla faiz verilmesini sağlayabilir.

 

https://www.dunya.com/finans/haberler/avrupa-merkez-bankasi-faiz-oranlarini-degistirmedi-haberi-373715