Piyasalarda taşlar yerinden oynadı ucuz dolar devri bitti

Bir bölüm yatırımcı ABD ve diğer ülke borsalarındaki çöküşe karşın iyimserliğini korumaya çalışsa da piyasalardaki kayıplar moralleri hızla bozuyor. Normalde yüzde 1’lik oynamaların bile olağandışı sayıldığı New York Borsası bu 4 gün içinde ikici kez yüzde 4’ün üzerinde kayıp yaşadı.

New York Borsası’nın dünya piyasaları açısından önemi çok büyük. Çünkü başta gelişen piyasalar olmak üzere neredeyse tüm dünya ekonomileri bu borsadaki iyimserlikten yararlanıyordu. Wall Street’in pozitif olması ucuz doların, artan refahın garantisiydi. Ve yaklaşık 10 yıldır ABD Borsası sürekli yükselip rekor üstüne rekor kırdı. Ta ki bu pazartesiye kadar. 

Hürriyet’ten Uğur Gürses, Wall Street’teki çöküşe değindiği yazısında artık piyasalardaki taşların yerinden oynadığını söylüyor. New York Borsası’ndaki son değişimlerin ufak çaplı dalgalanmalar olmadığını ve bir trend değişikliğini gösterdiğini kaydediyor. Yeni trendin aynı zamanda küresel döviz bolluğunu bitmesi anlamına geldiğini anlatıyor.

‘Geçen cumadan bu yana bol ve ucuz parayla boylarını aşan ya da fazlasıyla kaldıraçlı mali riskler alan yatırımcıların kâbusu başladı. Başladı çünkü tüm zamanların en düşük dalgalanmasına gelinen noktada yatırım coşkusu zirve yapmıştı. Bir günde borsa çöküşü ile iş karıştı’ diyor.

Şimdi piyasalareda en çok sorulan soruların ‘Nereye?’ ve “bu bir zihniyet kayması mı?” olduğunu belirten Gürses, ‘sisten kimse ilerisi için bir şey söyleyemiyor’ diye yazıyor. Yaşananların temel sebebinin son yıllarda görülen 

‘coşku patlaması’ olduğunu vurgulayan yazar, ‘Çünkü mali piyasalara para aktıkça “nasılsa bir şey olmuyor” denilerek risk üstüne risk alınmıştı. İşte bu noktada “ahlaki çöküntü” (moral hazard) başlıyordu; tüm zamanların rekorunun kırıldığı bir mali piyasa tablosunda “borsa çöküşüne bakarak merkez bankaları faiz artıramaz” bekleyişi başlamıştı’ sözlerini kullanıyor. 

Şu anda bakıldığında ise durumun pek de öyle görünmediğini ifade ediyor. Gürses şunları söylüyor:

Şurası açık ki “taşlar yerinden oynadı”. Özellikle de çok borçlular için her şey pahalı; yeni borç almak da dolar cinsi borcu başka para cinsinden kapatmak da.

Gelişen ülkeler de bu dalgadan sonra eskisi gibi olamayacak. Son 10 yılda sadece küresel çapta değil, Türkiye’de de hane halkı, şirketler, finansal piyasa oyuncuları da çok şey öğrendi. Hane halkı ve bir kısım ticari kesim, 5 yılda 50 milyar dolara yakın döviz biriktirdi bankalarda. Ancak siyasetçilerin ve onların gölgesindeki bürokratların gelişmeleri rehavetle karşılaması ülkenin makro dengelerine mal olabilir. Hele ki böyle bir küresel konjonktürde.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ugur-gurses/cosku-balonuna-dokunan-igne-40735964