Oca 29 2018

Şirketlere döviz borcu yasağı doları uçurur mu?

Türkiye’de adettendir, devlet bir hataya göz yumar sonra cezasını keser. Bunun onlarca örneği sayılabilir. Mesela son olarak Çiftlikbank gibi. Ya da geçmiş yılarda döviz kredisiyle konut alanlara göz yumulup sonra bu tür borçlanmaların yasaklanması gibi vs.

Türkiye’deki şirketlerin döviz borçlarıyla ilgili, de benzer bir süreç yaşanıyor. 2001’den sonra devlet kendisi frene basıp döviz borcunu özel firmaların üzerine yıktığından beri Türkiye’deki şirketler oransal olarak dünyanın en hızlı döviz borçlanma artışını gerçekleştirdi. Tabii döviz kurlarındaki artışlar pek çok firmayı iflasın eşiğine getirince devlet yeni yasaklar getirdi.

Hürriyet’ten Uğur Gürses geçen hafta yasalaşan küçük ölçekli şirketlere dövzi borcu sınırlamasını kaleme almış. Türkiye’deki şirketlerin 10 yılda yaptığı borç artışının, Çin dışında tüm gelişen ülkelerin rekorunu elinde tuttuğunu kaydeden Gürses reel kesimin döviz borçlarının milli gelire oranla kabaca iki kat arttığını vurguluyor. ‘Kredi büyümesinde temel sorun, bu borcun döviz ağırlıklı kaynaklarla yapılmış olması. Şirket hasılatı istikrarlı artmazsa hem de döviz kurunun getirdiği ilave yükü de karşılayacak kadar aratmazsa “yokuş” başlıyor’ diyor.

Gürses, her “yumurta kapıya geldiğinde”olduğu gibi, geçen hafta şirketlerin döviz borçlanmalarına kısıt getirildiğini ifade ederek ‘Ama yine bu düzenlemeler, kimseyi dinlemeden, dinlenen de dikkate alınmadan yapıldı’ sözlerine yer veriyor. Şunları yazıyor: 

‘15 milyon doların altında döviz borcu olan firmaların kredisi üç yıllık gelirini aşıyorsa zorunlu olarak aşan kısım kadar döviz kredisini kapayacak ya da  TL’ye dönecek. Bunun anlamı döviz alacaklar demek. Şimdi 15 milyon doların üzerindeki döviz kredisi kullananların da (2 bin 118 şirket) kur risklerinden arındırma (hedge) zorunluluğu getirecek bir düzenlemenin yolda olduğu biliniyor. Bu biçimde düzenleme yapılırsa döviz piyasasının tozunu attıracak metinlerin çıkması şaşırtıcı olmaz.’