Türk tasarruf sahibi ve şirketler döviz toplamaya devam ediyor

Yerleşik olarak tabir edilen Türk tasarruf sahibi ve şirketler, TL'ye güvenmediklerini açık bir şekilde ortaya koyarak döviz toplamaya devam ediyor; hem de yüksek sayılabilecek reel faizlere rağmen.

Merkez Bankası (MB) verilerine göre, ortalama bir ve üç ay vadeli TL mevduatında sunulan brüt faiz yüzde 13-14 civarında. Enflasyon ise yüzde 10. Bu tablo ışığında, reel getirinin cazip olduğu söylenebilir. Buna rağmen yerleşikler döviz toplamayı sürdürüyor. 

Dolar mevduatında ortalama faiz oranı ise yüzde 3 civarında. Aradaki getiri farkına rağmen, tasarruf sahipleri ve şirketler dövizden vazgeçmiyor.

Paraanaliz.com yazarı Atilla Yeşilada da bu tercihin sebeplerini irdelediği yazısında, öncelikli olarak bazı istatistik verileri paylaşıyor.

Buna göre, sistemdeki yabancı para mevduatları, 16 Şubat haftasında 4.2 milyar dolar artış ile 209 milyar dolara ulaşmış vaziyette ve bu Aralık'ın son haftasından bu yana ulaşılan en önemli artış.

Benzer şekilde, yurtiçindeki yerleşiklerin yabancı para mevduatları da 2.5 milyar dolar attı. Totalde bu sayı 92.1 milyar dolara çıktı. Tüzel kişilerin hesapları da benzer artışla 66.5 milyar dolara yükseldi.

Bu artışlara binaen, Yeşilada, "vatandaş niye TL'ye güvenmiyor" diye soruyor ve o soruya yanıt veriyor:

"Enflasyonun yüksek olması kadar oynaklığı da vatandaşı TL’den soğutan nedenlerden biri.  Enflasyon kestirilemez hale gelince, reel getiri de düşük ölçülüyor olabilir.

İkinci nedene “acı tecrübe” diyebiliriz. TL son 3 yıldır sürekli yıllık bazda Döviz Sepeti’ne karşı değer yitiriyor. TL mevduat tutan hep döviz tutana mağlup düştü.

Makro-düzlemde ise politik belirsizlikler dövize kaçışı tetikliyor olabilir. Seçim zamanlamasının belirsizliği, Batı’yla bir türlü bitmeyen gerilimler, Suriye’de uzun soluklu  bir savaşa girdiğimiz algısı gibi nedenler dövizi “güvenli liman” olarak tutanların sayısını artırabilir."

Yeşilada, Ak Yatırım tarafından sağlanan verilere göre, özel sektörün borcunun 22 milyar dolar arttığını ve bunun yüzde 55’inin reel sektörden, yüzde 45’inin de bankalardan kaynaklandığına dikkat çekiyor.

Daha önce çıkarılan ve 15 milyon dolar üzerinde döviz kredisi kullanan firmaların, bu bilgiyi MB ile paylaşma zorunluluğunu hatırlatan Yeşilada şöyle devam ediyor yazısına:

"Böylece firma bazında yabancı para pozisyonu takip edilmeye başlanmış olacak.

Şirketler vadesi yaklaşan döviz borçlarını spot piyasadan alım yaparak hedge ediyor olabilir. Belki de yeni  yürürlüğe giren döviz pozisyonu mevzuatı  nedeniyle döviz kredilerini kapatmaya zorlanacak/yenileyemeyecek şirket sayısı çok, bu yüzden önalıcı alımlar başladı.

Önemli olan nokta şu:  Yerliler döviz aldığı ve cari açık yüksek kaldığı sürece yabancılar Türkiye’ye para yatırsa dahi, TL’nin değer kazanması matematiksel olarak imkansız."

http://www.paraanaliz.com/2018/ekonomi/yerlesikler-dovize-doymuyor-20923/