Kamikaze dron

Uluslararası kamuoyu ile paylaşılan ilk vukuat aziz milletin Libya Seferi esnasında cereyan etti. Türkiye kamuoyu ise bu millî başarıdan haberdardı elbette.

BM Güvenlik Konseyi’ne düzenli bilgi veren Libya Uzmanlar Panelinin 8 Mart 2021 tarihli çok kapsamlı son raporunda “otonom bir silahlı insansız hava aracı 2020’de Libya’da bir insanı avladığını” belirtiyordu. Söz konusu saldırı, askeri teknoloji şirketi STM’nin ürettiği, “Döner Kanatlı Vurucu İHA” “Kargu-2” tarafından gerçekleştirilmiş. Merak edenler için BM raporunda Libya’da fink atan ve BM Güvenlik Konseyinin 2011’den bu yana aldığı kararları delen ülkelerle ve özellikle de Türkiye ile ilgili (SADAT, cihatçılar, BM kararlarına aykırı olarak silah ambargosunu delmek, Libya hükümetinin yaptığı silah ödemeleri, vs.) mufassal bilgi mevcut.

STM yani Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. 1991’de kuruluyor. “Yeni Türkiye”nin silah konusunda amiral gemisi. Şiarı “Sınırsız Teknolojiler Güvenli Yarınlar”. Hedefi dünyanın ilk elli silah üreticisi arasına girmek. Şu sıralar doksanlarda. Sermayesi ağırlıklı olarak devletin elinde: Savunma Sanayii Başkanlığı (yüzde 34), Savronik (yüzde 34), Havelsan (yüzde 31.9). Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda eski Savunma Sanayii Müsteşarı ve artık doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı olan Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir.

Kamikaze ya da katil dronun özellikleri şunlar: Kanat genişliği 60 cm, ağırlık 7 kilo, azamî hız saatte 72 km, yükselme haddi 500 m, irtifa haddi 2800 m, uçuş haddi 30 dakika, menzil 5 km. Dünyada şimdilik TSK’nın envanterinde beş yüz adet, gardaş Azerbaycan’da da 72 adet varmış. Libya’da “görev yapan” TSK’ya ait. Üretici firma âlet hakkında şöyle diyor: “Asimetrik harp veya anti-terör alanlarında kullanılmak üzere tek er tarafından taşınabilen, otonom veya uzaktan kumanda ile çalışabilen, döner kanatlı millî (sic) vurucu İHA çözümüdür”.

BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan raporda sözü edilen katil dron kendi başına karar verebilen askerî robot teknolojisinin yarattığı tehlikelerle ilgili tartışmayı tekrar gündeme taşıdı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Human Rights’ Watch’un 2013’ten bu yana başını çektiği uluslararası Katil Robotları Durdurun” adlı bir kampanya mevcut. Geçen yaz Ağustos’ta “Katil Robotları Durdurmak: Tam Otonom Silahları Yasaklama ve İnsan Kontrolünü Koruma Konusunda Ülke Pozisyonları” başlıklı fevkalâde önemli 55 sayfalık bir rapor yayımlandı. Türkiye ile ilgili şu ifadelere yer veriliyor: Nisan 2016’da Türkiye bu tür silah sistemleri daha yok ve hâlâ varsayımsal olan bir konu üzerinde çalışılıyor, bu nedenle genel bir yasağın doğruluğu konusunda tereddüt ediyoruz” buyurmuş. BM çatısı altında 2019’da Cenevre’de toplanan “Bazı Konvansiyonel Silahlara İlişkin Sözleşme” (CCW) çalışmalarında da aynı tavır dile getirilmiş.  Rapor Türkiye’nin bu beyana rağmen otonom işlevlere sahip çeşitli silah sistemlerini geliştirdiğini, ürettiğini ve kullandığını belirtiyor.

2020’de Libya’da tam operasyonel olan bir silahın 2016’da daha üretilmiş ya da üretim aşamasında olmadığına, sadece varsayımsal olduğuna kargalar güler elbette. Nitekim Türkiye dünyada bu tür kendi kafasına göre insan avlama kapasitesini haiz silahların yasaklanmasını isteyen 30 ülkenin arasında yok. 

Katil Robotları Durdurun Kampanyasına bugün itibariyle 30 devlet, BM Genel Sekreteri, Avrupa Parlamentosu, AGİT, Hollanda Parlamentosu, Belçika Parlamentosu, 160 din âlimi, 26 Nobel Barış Ödülü sahibi, 172 sivil toplum kuruluşu, 4502 civarında yapay zekâ ve robotik uzmanı, 26215 kanaat önderi destek veriyor. Uzmanlar arasında on kadar Türkiyeli var, sivil toplum kuruluşları arasında ise hiç yok.

Aksine Türkiye ucuzcu teknolojiyle dünya silah piyasasında yer edinmeye çalışıyor, kimsenin de sesi çıkmıyor. İnsan öldürmek için üretilen insansız hava araçlarının parlayan yıldızı. Anca kabası üretilen, hayatî yüksek teknoloji parçaları ithal edilen bu aziz milletin Karabağ, Irak, Libya ve Suriye cephelerinde deneniyor. Bu ölüm araçları Türkiye’ye mahsus değil elbette ama diğer üretici memleketlerden itirazlar yükseliyor, Türkiye ise savaş, işgâl, katliamlara kör, sağır ve dilsiz. 

Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş.’nin web sayfasını hararetle tavsiye ederim. Misâlen proje aşamasındaki “sürü dron operasyonu projesi” dikkate şayan. Şöyle deniyor: “Sürü zekâsına sahip İHA’lar; asimetrik harp veya anti-terör kapsamında otonom hareket edebilen, öğrenebilen, karar verebilen ve sürü olarak verilen görevi yerine getirebilen sistemlerdir. Bu sistemler, derin öğrenme tabanlı bilgisayarlı görü teknikleriyle gerçek zamanlı nesne tespiti, teşhisi ve takibi gibi gelişmiş işlevlere sahiptir”.

Bu ucuz ve etkili teknolojiler sadece öldürmeyle sınırlı değil. Çin’in oburca kullandığı yüz tanıma sistemleri de benzer teknolojilere ait. Büyük Birader izliyor, yerine göre de mıhlayıveriyor.

Bilvesile Netflix’te dronlu hayatı anlamak için “Omniscient” yani “her şeyi bilen”, “âlim-i mutlak”  adlı Brezilya dizisini izleyebilirsiniz. 


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.