Eyl 20 2019

İş dünyası zorda: 'Tahsilat sorunu riskin ötesine geçti'

Dış fazla veren niş üreticiler, fabrikasyon metal ve sanatsal ürün sanayicileri tahsilat yapamamaktan yakınıyor.

Dünya gazetesinden Yeşim Ardınç ve Mehmet Kaya’nın haberine göre, sektör temsilcileri zayıf finansman yapısı nedeniyle yaşanan tahsilat sorunlarından ciddi şekilde etkilendiklerini dile getiriyorlar.

Anatolian Puzzle markası adı altında puzzle ve eğitici mukavva çocuk oyunları üreten ve beş kıtada 30'u aşkın ülkeye ihracat yapan Perre Grup Genel Müdürü Hakan Karlar, dünyada 50 dolayında şirketin bu alanda çalıştığına işaret ederken “Tahsilat sorunu riskin ötesinde bir şey” ifadesini kullanıyor.

Bu durumun psikolojilerini bozmaya başladığını kaydeden Karlar, kendi sektörlerinde perakende, toptancı vb. zincirin halkasındaki bütün bileşenler içinde bütün riski üreticinin üstlenmek zorunda kaldığını belirterek, “Üretici de hammadde riskini mi, perakendecinin riskini mi alsın, son kullanıcıya mal mı beğendirsin” siteminde bulunuyor.

1997 yılından bu yana ahşap işleme, PVC, alüminyum, demir içermeyen metalleri işleyebilen kesici takımlar üreten aile şirketinin sektörde faaliyet gösterdiğini vurgulayan Alper Ersin Ergil ise, Almanya’dan yapılan ithalat devam ederken firmalarını kurduklarını ve bu alanda ihracat yapan bir seviyeye geldiklerini belirtiyor. 

Ergil, sektör içinde özellikle rekabet öncesi işbirliği modellerinin işlememesi, şirketlerin yıkıcı rekabet etme yoluna gittiklerini belirterek, özellikle standart dışı üretimlerin herkesi olumsuz etkilediğini vurguluyor ve ekliyor:

“Yurt dışında iyi rekabet edebiliyoruz ama yurt içinde standart zorunluluklar olmadığı için 30 kişilik daha düzenli fabrikada üretim yapanla 3 kişilik merdiven altı denilen yerde üretim yapanın maliyetleri bir olmuyor” diyen Ergil, üretimde kullandıkları “elmas” tabir edilen sert madenlerin Türkiye’de bulunduğunu ancak çıkarılmadığını vurgulayarak, bu alana yatırım yapılabileceğine işaret etti. Ergil, sıklıkla elektronik ticaret kullanarak kargoyla ürün satışı yaptıklarını belirterek, “Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı. Bunu çok kullanıyorduk. Müşavir olmayınca ihracat taahhüdünü kapatmakta kabul edilmiyor. Bu bir an önce çözülmeli.”

Kendi sektörlerinde finansmana erişim ve makine alımlarının teşviki gibi araçlara daha fazla yer verilmesini isteyen Murat Kuzucu ise, özellikle yerli makine alımında sadece proje bazlı olarak KDV teşvikli alımların söz konusu olabildiğini belirterek, yerli makine tercihinde daha kolay vergi avantajı sağlanmasını öneriyor. 

Kuzucu, “Üretimi artırmanın, istihdamı artırmanın yolu üreticiye kolaylık sağlamak. Ekonominin belkemiği üreticiler olduğu için, o kesime finansman, vergi avantajı, istihdam destekleri, makine ekipman alım kolaylığı türünde her türlü kolaylık sağlanması iyi olur” görüşünü dile getiriyor.

Bakır ve pirinç ağırlıklı metal hediyelik eşya sektöründe çalıştıklarını ve hammaddeden ürüne entegre bir üretim yaptıklarını kaydeden Gülistan Hediyelik Yönetim Kurulu Başkanı Okay Akartepe’nin dikkat çektiği nokta ise Çin malları…

Türkiye’nin bir dönem Çin kaynaklı ithalat nedeniyle kendi sektörlerinde ağır sonuçlar yaşandığını belirten Akartepe, bu sürecin koruyucu vergilerle aşıldığını ancak çeşitli firmaların stoklarında çok büyük miktarda Çin menşeli ürün bulunduğunu kaydediyor ve “Geçmişte, ithalatçılar Türkiye’yi (bizim sektör anlamında) zücaciye ve hediyelik eşyada ithal ürün çöplüğüne çevirdikleri için, bunun temizlenmesi tahminimce dört-beş yılı bulacak” diyor.

Kuyumculuk sektöründe imalatçı olarak faaliyet gösteren Hasan Kılıç da sektörün Ankara’da gelişme potansiyeli olduğunu ancak sektörün ortak bir vizyon içinde hareket edemediğinden şikâyetçi. 

Kılıç, en önemli sorunlarının tasarruf amacıyla insanların kuyumcular yerine bankalardan altın almaya başlaması olduğunu belirterek, bu amaçla yapılan alımların yarı yarıya azaldığını belirtiyor.