Özel hayattan fedakarlık etmeden nasıl çok çalışkan olunur?

Bir yanda rekabetçi ve hep daha fazla üretkenlik talep eden bir iş dünyası, öte yanda iş yaşamı dışındaki hayatınız. İkisi arasında sıkışıp kalmak yaygın bir fenomen. 

Pek hem çok çalışıp hem de özel hayatınızı rahatça yaşamak mümkün mü?

Forbes'ın haberine göre, her zaman bir alternatif mümkün.

Haberde, iş dünyası ile özel yaşam arasında kurulacak bir dengenin nasıl mümkün olduğuna dair önemli detaylar dikkat çekiyor:

Bir anlığına gerçekçi olalım. Bugünlerde hepimiz, daha fazlasının daha iyi görüldüğü bir aşırılık dünyasında yaşıyoruz. Tokken bile ikinci tabağımızı tepeleme dolduruyoruz. Bir daha asla giymeyeceğimiz t-shirtler alıyoruz ve en az 20 kupamız var. 

Bu 'daha fazla daha iyidir' yaklaşımını profesyonel yaşamlarımıza da uyguluyoruz. Şafakta kalkıyoruz ve göz kapaklarımız pes ettiğinde sistemi kapatıyoruz ve yıldız çalışanlar arasında yer alıyoruz.

Ancak size bir haberimiz var: Bu tür yaşam tarzı başarı, büyüme ya da iş tatmini için gerekli değil. Aslında, bunun gerçekte sizi inciteceğini de söyleyebilirim.

Buradaki ana tema şu: İş saatleri dışında çalışmadan da yöneticinizin gözbebeği olabilirsiniz. Tabii ki, işinizi düzgün, zamanında yaptığınızda ve size tayin edilen işleri tamamlayıp vaktinde iade ettiğinizde.

İşte o altın kurallar:

1- Sürekli faal kalın

Her toplantıya bilgisayarımı getirir, tüm zamanımı e-mailleri yanıtlayarak, Internette rastgele gezinerek ve arkadaşlarla chat yaparak geçirirdim. 

Şimdi bunun kural olmadığı bir ofiste çalışıyorum ve ne kadar sinir bozucu olduğunu fark ediyorum. İş arkadaşlarınıza onları önemsemediğinizi göstermenin en kestirme yolu, muhtemelen gözler ekrana yapışmış gözler olsa gerek.

Bunu yerine, toplantıda ve tüm konuşmaların içinde olun. Soru sorun, yararlı geri bildirimler sağlayın ve dinleyenlere bağlam sağlayın. 

Aynı şey, uzaktan çalışanlar için de geçerli. İş mekanından uzak olmak demek iletişimden uzak kalmanız anlamına da gelmez. 

2- Ne zaman 'evet' ve ne zaman 'hayır' diyeceğinizi bilin

Bir iş arkadaşınıza yeni bir projede yardım etmek çok değerli bir özelliktir ve ihtiyaçlara karşı duyarlı olmanız bonustur. Hatta biri size sormadan yardım sunmak en iyisi. 

Bu sizin, gelişmek ve öğrenmek isteyen, daha iyisini talep eden biri olduğunuzu ve iyi bir takım oyunculuğunuzu gösterir. 

3. Patronunuzla düzenli iletişim kurun

Her işte yönetici ile düzenli görüşün. Her zaman bu görüşmeler işe yaramasa da suskun kalmayın. Bu bir hata. Birebir iletişim çok önemlidir. İlerlemenizi, kariyer hedeflerinizi görmesi konusunda onu güncellemesi gereken ve birbirinizi daha iyi tanımayı sağlayacak kişi sizsiniz. 

Bu adımları atarak, patronunuzun aslında sizden istediğini tam olarak yaptığınızdan emin olmasını sağlarsınız. Ve sizin işe önem verdiğinizi gösterir. Önem vermek de iyi bir çalışan olmanın önemli bir kuralıdır.

Haberin orijinalini buradan okuyabilirsiniz