Kas 18 2017

'İnsanoğlunun sömürülmüşlüğü yazmaya itiyor'

 

Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) tarafından Nobel Edebiyat ödülüne aday gösterilen ilk kadın öykü yazarı olan Leyba Erbil'i yazmaya iten nedenlerin başında insanoğlunun sömürülmüşlüğü geliyor. 

Maya Sanat'ın Mayıs 1960 sayısında yer alan Leylâ Erbil söyleşisi yazarın ilk söyleşilerinden biri olma özelliği taşıyor.

K24'ün yeniden yayınladığı röportajda, Erbil mutsuzluğun, keyif vermeyen dünyanın yazın hayatına başlamasında önemli bir rol oynadığı hatta neredeyse tüm sanatçıları yaratıcılığa iten sebebin bu olduğu görüşünde. 

Erbil yazarken kişisel hayatından kesitleri de hikayelerinde kullanıyor; hatta yaratmanın başka çeşidi olamayacağı düşüncesinde. Yaşanmışlıkların sanatın ilk ve önemli merhalelerinden biri olduğuna değinen Leyla Erbil, deneyimlerinin yanısıra, düş, gerçek, deneyim, renk ve koku gibi tüm unsurların yazınında etkili olduğunu ortaya koyuyor. 

Ancak yine de salt deneye ya da salt düşe dayanan bir öyküsü yok Erbil'in. İkisinin karışımı her zaman en doğru oran onun için.

Her deneyimli yazar gibi Erbil'in de çağdaş öykücülük üzerine eleştirileri var. Kaba bir gözlemciliği de duygululuğu da yadsıyor. Okuyucunun merhametini sömürmeyi doğru bulmayanlardan Erbil. 

Leyla Erbil 1961

 

Burada eleştiri oklarını yazarlara yöneltiyor Erbil: İşin tuhaf yanı bu yazarlar okuyucuyu da öylesine şartladılardı ki bunların dışındaki kıpırdanışlara hem okuyucudan hem eleştiricilerden hem de jüri üyelerinden tokatlar iniyor sadece. Kendini saklamasını, korumasını, kendine kıymamasını gerçekçilik adına önümüze süren bir bölük yazarın yazınımıza zararlı olduklarına inanıyorum.

Erbil halihazırdaki öykücülüğü ile varmak istediği yer arasında kıyasa kapalı. Tek amacı temiz kalmak ve kaçamaksız yazmak. Bu iki nokta arasındaki seyahatinin nerede kesişeceğine dair bir öngörüde bulunmuyor.

Erbil eleştirilerini bu kez o dönem verilen Saif Faik Ödülleri üzerinden yapıyor: Sait Faik yaşasaydı bu seçimi yapan jüriye de, armağanı alanlara da onun o ünlü sunturlu sövmelerinden birini yapıştırıverirdi derim, Herhalde S. Faik'e saygısı olan üyeler böyle Tahir Alangu gibi tutucu ve tutturucu adamların oyununa gelmek istemeyip gelecek yıla istifa etmiş olacaklardır derim.