Kas 12 2017

Nobel Ödülü'yle dünyaya meydan okuyan ülke: Japonya

K24’te Pazar günü yayınlanan ‘Nobel peşinde Japon edebiyatı’ başlıklı yazı, Japon-İngiliz yazar Kazuo Ishiguro’nun bu yıl Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmesinin ardından, Japonya’nın Nobel Ödülü’yle karmaşık ilişkiye, ünlü Japon yazarların hikayeleri üzerinden bakıyor.

“II. Dünya Savaşı’ndan büyük bir çöküşle çıkan ülke için, Nobel ödülleri bir nevi dünyaya karşı yeniden kendini ispat simgesi olarak görülmüş uzun yıllar.” Japonya’da bunun esprisi bile varmış: “Sonbaharın geldiğini nasıl anlarsınız? Murakami’nin yine Nobel alamamasından.”

Bu yıl da Haruki Murakami kampında hazırlıklar tamammış; ancak ödülü bir diğer Kazuo Ishiguro alınca, kitapçılar apar topar vitrine dizdikleri Murakami külliyatlarını indirip yerine Ishiguro kitaplarını dizmek zorunda kalmışlar.

“Japon edebiyatı tarihine baktığımızda ‘yıldızlar’ arasında yaşanan Nobel rekabetinin, neredeyse bir tür geleneğe dönüştüğünü, bazen görünür bazen görünmeyen, sessiz ve derinden ‘dostluk’ çekişmelerinin de yaşandığını, hatta polisiyeleri aratmayan gizemli olayların dahi gerçekleştiğini görüyoruz” diyor, Elif Tanrıverdi yazısında.

Tanrıverdi yazısında Juniçiro Tanizaki'den başlayarak modern Japon edebiyatının en büyük ustalarına yer veriyor. Ülkenin ilk Nobel Edebiyat Ödüllü yazarı Yasunari Kavabata; beş kez intihara teşebbüs eden Osamu Dazai; Nobel'i kıl payıyla kaçıran Şusaku Endo; Japon edebiyatının Kafka'sı olarak görülen Kobo Abe; Henry Miller ve Marguerite Yourcenar'ın kitaplarına konu olacak bir intiharla hayatına son veren Yukio Mişima; ikinci Nobel Edebiyat Ödülünü alan Kenzaburo Oe, "son Nobelli" Kazuo Ishiguro ve gönüllerin Nobellisi Haruki Murakami'nin hayatı ve edebiyatı hakkında derinlemesine bilgi aktarıyor.