Din eğitimi ve 'FETÖ' okulları için Maarif'e aktarılan para MEB bütçesini deldi

Devasa bütçesiyle tartışılan Diyanet İşleri Başkanlığı eğitimdeki varlığını artırdı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak projelere imza attı. 'Haydi Çocuklar Camiye' gibi çeşitli projeler, MEB bütçesini de eritti. Maarif Vakfı'na ayrılan kaynak da MEB bütçesinde delik açtı.

Birgün'ün haberine göre Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, bütçesini yüzde 40 aşarak 9,3 milyar TL harcadı. MEB’in faaliyet raporunda, güvenlik sorunundan eğitimi terk eden çocuk sayısının yüksekliğine pek çok konuda itiraf niteliğinde tespitlere yer verildi.

Eğitim bütçesinden Maarif Vakfı ve dini eğitime ayrılan payın büyüklüğü, MEB’in faaliyet raporuyla bir kez daha gözler önüne serildi. Rapora göre, yurtdışındaki 'FETÖ' okullarının devralınması amacıyla kurulan vakfa, 2019 yılında 422 milyon TL aktarıldı. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü de 2019 yılı ödeneğini yüzde 40 aşarak 9,3 milyar TL harcadı.

Habere göre darbe girişimi sonrası yurtdışındaki 'FETÖ' okullarını devralmak için kurulan ve “Gölge bakanlık” olarak adlandırılan Maarif Vakfı’na eğitim bütçesinden ayrılan payın büyüklüğü MEB’in 2019 Yılı Faaliyet Raporu ile gün yüzüne çıktı. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile izinsiz bağış toplama hakkı verilen vakıf, MEB’in yardım yaptığı kurumlar listesinde de ilk sırada yer aldı.

MEB dışında, yurtdışında doğrudan eğitim kurumu açma yetkisine sahip tek kuruluş olan ve yönetiminde çok sayıda AKP’li isim bulunan Maarif Vakfı’na 2017, 2018 ve 2019 yıllarında aktarılan pay sırası ile 163 milyon TL, 270 milyon TL ve 422 milyon TL oldu.

Eğitim bütçesinden 1 milyar TL’ye yakın pay alan vakfın denetim kurulunda MEB temsilcisinin olmaması, eleştirilere neden oldu. MEB’in genel bütçe hesaplarında inceleme yapan müfettişler de kanun ile öngörülmesine karşın vakfın denetim kurulunda MEB temsilcisinin olmayışını riskler arasında sıraladı.

Bakanlığın, dini eğitim için bütçeden ayırdığı yüksek pay da faaliyet raporuna kaydedildi. 2019 yılı ödeneği 2017 yılına oranla yüzde 36 artırılan Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün, bir yıllık harcaması 9 milyar 313 milyon TL’ye ulaştı. Hemen her yıl başlangıç ödeneğini aşan Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, 2019 yılındaki harcamaları da başlangıç ödeneğinin yüzde 40 üzerine çıktı. Dini eğitime üç yılda 23 milyar TL ödenek ayrıldı.

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile birlikte bütçeden en büyük pay alan genel müdürlüklerden biri olan Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü de 2019 yılında 14 milyar 858 milyon TL harcadı. Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün 2019 yılındaki toplam harcaması 25 milyar TL’ye yaklaştı. Anadolu, fen ve sosyal bilimler liselerini bünyesinde barından Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’nün harcaması ise 12 milyar 418 milyon TL’de kaldı.

MEB’in faaliyet raporunda yer verilen kurum içi eleştiriler de eğitim sistemindeki olumsuz tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Raporda, eğitimden ayrılmak zorunda kalan öğrencilere ilişkin etkili bir önleme mekanizması olmadığı itiraf edilerek, eğitimde bölgesel farklılıkların bulunduğu belirtildi.

Raporun, “Zayıflıklar” bölümünde itiraf niteliğindeki şu bazı tespitler yer aldı:

  • Okul ve kurumlarda güvenlik, sağlık ve hijyen koşullarının yetersizliği.
  • Yabancı dil eğitiminin tür ve ihtiyaca göre belirlenmemiş olması.
  • Ücretli öğretmen uygulaması.
  • Kariyer ve liyakate dayalı atama ve görevde yükselme sisteminin istenilen düzeyde olmaması.
  • Seçmeli derslerin öğrencilerin ilgi ve yeteneklerinden çok öğretmen durumuna göre belirlenmesi.
  • Açık liselerdeki zorunlu eğitim çağındaki öğrenci sayısının artması.
  • Derslik başına düşen öğrenci sayısında bölgesel farklılıklar ve ikili eğitim uygulamalarının olması.

Faaliyet raporunda bir eğitim ve öğretim döneminde bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda en az bir faaliyete katılan öğrenci oranları da açıklandı. Rapora göre, ilkokul öğrencilerinin 2019 yılında yüzde 38,72’sinin, ortaokulda yüzde 43’ünün, lise öğrencilerinin yüzde 23,44’ünün bir eğitim ve öğretim döneminde bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda hiçbir faaliyete katılmadığı ortaya çıktı.

Ayrıca öğrencilerin kitap okuma sayılarına da hedeflenen sayılara büyük oranda ulaşıldığı görüldü. İlkokul düzeyinde öğrencilerin bir eğitim öğretim yılında ortalama 24,43, ortaokulda 8,88, lisede ise 4,37 kitap okuduğu belirtildi.

Rapora göre, eğitim alanında 2019 yılında 5 bin 224 rapor düzenlendiği 8 bin 987 ceza teklif edildiği görüldü. 2019 yılında 4 bin 710 soruşturma açıldı. 28 inceleme, 201 ön inceleme yapıldı. 1.081 öğretmen uyarı, 2.041 öğretmen kınama, 414 öğretmen aylıktan kesme, 209 öğretmen kademe ilerlemesinin durdurulması, 17 öğretmen de meslekten çıkarma cezası aldı.

Raporda teftişlerle ilgili de bilgiler yer aldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi ve özel okulları denetleyemediği ortaya çıktı. Maarif Müfettişlerinin asli görevi, okul denetimi ve rehberlik olması gerekirken daha çok inceleme ve soruşturma işlerinde görevlendirildikleri görüldü. MEB, 69 bin 714 okulun sadece 2 bin 988’inin denetimini yapabildi. Okulların sadece yüzde 4,28’inin denetimi yapılabildi. Yıllardır teftiş sisteminde yapılan değişiklikler denetim ve rehberlik hizmetlerinin yok olmasına neden oldu.