MEB'den 'Haydi Çocuklar Camiye' projesi

Devasa bütçesiyle tartışılan Diyanet İşleri Başkanlığı eğitimdeki varlığını artırırken Milli Eğitim Bakanlığı da eğitimde dini faaliyetleri yoğunlaştırmaya devam ediyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, 'Haydi Çocuklar Camiye' projesi başlattı. Bir dönem UNİCEF'in de desteğiyle Türkiye'de 'Haydi Kızlar Okula' kampanyası başlatılmıştı. Bugün ise çocuklar okuldan camiye yönlendirilmeye başlandı.

Cumhuriyet'in haberine göre Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nün “Haydi Çocuklar Camiye Projesi”nin, bir “sosyal etkinlik” olarak yaygın biçimde uygulanması için okullara yazı gönderildi. 

Kuşadası İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden ilçedeki tüm resmi ve özel ilkokul ve ortaokul müdürlüklerine gönderilen yazı şöyle:

“Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 10/01/2020 tarihli ve 700067 sayılı yazıları ekinde alınan, Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nün ‘Haydi Çocuklar Camiye Projesi’ konulu yazısı ekte gönderilmiştir. Duyurusuna http://yegitek.meb.gov.tr/www/sosyal-etkinlikler/kategori/19 linkinden ulaşılabilecek söz konusu etkinliğin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Milli Eğitim Temel Kanunu ile Türk Milli Eğitimi’nin genel amaçlarına uygun olarak yürürlükte olan tüm yasal düzenlemelerde belirtilen hüküm, esas ve amaçlara aykırılık teşkil etmeyecek şekilde, denetimleri ilgili okul müdürlükleri tarafından  gerçekleştirilmek üzere derslerin aksatılmaması kaydıyla ve gönülllülük esasına göre yapılması hususunda ilgilerinizi ve gereğini rica ederim.”

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, kamusal eğitimin laik ve bilimsel eğitim ilkesinin, süreklilik halinde ve kamu erkinin, siyasi iktidarın ideolojik yol haritası doğrultusunda adım adım ortadan kaldırıldığına dikkat çekerek “Milli Eğitim Bakanlığı bu yol haritasının uygulayıcılarının bir ayağını oluşturuyorken, Diyanet İşleri Başkanlığı, vakıf ve dernek adı altında dini yapılanmalar ile imzalanan protokol ve işbirlikleri ile eğitim ve bilim emekçilerinin mesleki hakları ve öğrencilerimizin eğitim hakkı kuşatma altında” dedi.

Okulların kamuya, halka ait alanlar olduğunu hatırlatan Aydoğan, şöyle devam etti:

“Öğrencilerimizi kimlikleri, inançları, cinsiyetlerine göre ayrıştıran bu uygulamalar çocuk hakkı ve eğitim hakkı ihlalidir. Aynı zamanda anayasaya, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne de aykırıdır. MEB’in bu faaliyetleri yargı kararlarına, tüm itiraz ve uyarılara rağmen ısrarla yaşama geçirmesi de Milli Eğitim Bakanlığı’nda dünden bugüne bir değişim olmadığının açık kanıtıdır. Eğitim Sen olarak dini yapılarla imzalanan protokolleri okullarda uygulamama yönünde kararımızı ısrarla sürdüreceğiz. Açtığımız ve kazandığımız dava kararının uygulanmasını takip ediyoruz ve edeceğiz.”