Sarıkaya: Eylül'den beri 200 okul ya kapatıldı veya devredildi

"Özellikle İstanbul’da veliler son günlerde kapanan veya devredilen okullar nedeniyle yeni bir şokla karşılaşmaya başlamış. Krize neden de çocuğunu okula kaydettirirken verdiği garanti senetlerinin, kapanan okullar tarafından üçüncü kişilere ciro edilmesi yoluyla takibe alınmış olması ve haciz ile sonuçlanacak işlemlere başlanması.." 

Bu sözlerin sahibi Muharrem Sarıkaya. Habertürk'teki bugünkü "Velilere özel haciz şoku" başlıklı yazısında konuya değiniyor. Özel okulların örgütlendiği meslek kuruluşlarının verilerine göre, geçen Eylül itibarıyla 200 okul ya kapatıldı veya bir başkasına devredildi.Yazıda aktarıldığına göre, son dönem Doğa Koleji başta olmak üzere buna eklenenlerin olduğu da biliniyor. Ayrıca ekonomik zorlukları dolayısıyla velilerin çocuklarını özel okuldan almalarını bu soruna eklemek gerekiyor.

"Sorun da tam bu aşamada ortaya çıkıyor" diyen Sarıkaya devam ediyor: 

"Çünkü, Milli Eğitim Bakanlığı 2012 Mart’ında çıkardığı Özel Okullar Yönetmeliği (ÖOY) uyarınca, bu eğitim kurumlarına yapılacak ödemelerin banka kanalıyla gerçekleştirilmesi zorunlu hale getirdi.
Özel okulların neredeyse tamamı, banka üzerinden taksitle yapılacak ödemeler için velilerden kontur garanti olarak senet aldı.
Avukat Murat Keçeciler, kapananlar bir yana, öğrencisini ekonomik zorluk nedeniyle alan veliler için de okulların sorun yarattığını belirtti.
Çünkü ÖOY’nin 56. maddesi uyarınca öğretim yılı başlamadan ayrılanların ödedikleri yıllık okul ücretinin yüzde 10’u kesildikten sonra geri kalanı iade ediliyor.
Öğretim yılı başladıktan sonra ayrılanlar için ise aldığı ders günlerine düşen ücret kesildikten sonraki paradan yüzde 10’luk pay düşülerek anaparanın iadesi yapılıyor.
Ancak okullar bu sürede garanti senetlerinin iadesini çoğu zaman yapmıyor.
Veliler de bu senetlerin peşine düşmüyor.
İşte bazı özel okullar da krizden çıkışın yolunu bu senetleri üçüncü kişilere ciro edip ekonomik kazanım elde etmek için kullanmış.

Keçeciler, Tüketici Kanunu gereği, tüketicilerin yaptıkları işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit için de ayrı senet düzenlenmesi gerektiğini anımsattı.
Bunun ötesindeki senetlerin geçersiz olması gerektiğini belirtti.
Ancak senetler kesilirken, okul sahipleri yerine, başka kurumlar adına düzenlenmiş.
Bugün de ciro yoluyla üçüncü konumunda olan hamil eliyle velilere geri dönmüş.
Bazılarında da haciz işlemine başlamış.

Bundan çıkışın yolu açık; Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullar eliyle alınan senetlerin ancak o okul tarafından işleme konulabileceğine ilişkin bir düzenleme yoluna gitmesi.
Ya da özel okullar için yeni bir kontur garanti sisteminin yaratılması.
Çünkü kurumlar adına düzenlenmiş senetlerin ciro yoluyla takibe alınması karşısında karar mahkemelerin vicdanına kalmış bulunuyor.
Bir daha aynı sorunla karşılaşılmaması için de yeni bir yöntemin zorunluluğu ortada duruyor.
Hatta birçok veli gelecekte benzer sorunla karşılaşma potansiyeli taşıyor.
Tek çıkış yolu bugünden o senetlerin kontrolünün yapılarak imzalanması ve öğrenim süresi tamamlandığında da geri alınması gerekiyor."