Çatışmaların ve siyasetin gölgesinde kalan ekoloji gündeminden kesitler - Mavi Yeşil

Hem dünya hem Türkiye açısından oldukça gergin bir haftanın içerisindeyiz. Bir yandan Dağlık-Karabağ bölgesinde çıkan çatışmalar, Azerbeycan, Ermenistan, Rusya, Türkiye ve Fransayı da içine katabileceğimiz bir dizi ülke arasında tansiyon yükseliyor. Öte yandan COVID-19 can almaya devam ediyor. Türkiye’de gerek ekonomik krizin gerekse sağlık krizinin etkileri yakıcılığını koruyor. Ancak bütün bu çatışma, gerilim ve pandemi koşullarında ekoloji ve çevre sorunlarının gündemi arka planla kalıyor. Buradan hareketle, Ahval’in çevre ve ekoloji podcasti Mavi-Yeşil’de bu hafta, ekoloji gündemini masaya yatırmak istedik.

Dağlık Karabağ'da süren çatışmalara üzerinden, savaşların yarattığı ekolojik tahribata dikkat çekiyoruz bu hafta Mavi-Yeşil’de. Tarih boyunca doğa, çevre ve insanlar açısından geri döndürülemez sonuçları olan savaşlar yaşandı. Yine de tüm bu süreçlerin yıkıcı sonuçlarının biz ve bizden önceki nesiller tarafından deneyimlenmiş olması yenilerini engellemeye yetmiyor. Bombalanan, yakılan yıkılan şehirler, ormanlar, tarlalar, su kaynakları… Bu süreçte yok olan yaban hayat ve biyoçeşitlilik hesaba katıldığında, zaten karşı karşıya olduğumuz iklim krizi de derinleşiyor. Başlı başına bir yıkım olan savaşların aynı zamanda ekolojik bir yıkım da olduğunu da hatırlatarak, iklimi, doğayı, ekoloji korumanın barışı da korumakla mümkün olduğunun altını çizmek gerekiyor.

Mavi-Yeşil’in ekoloji gündeminde deniz yaşamını korumak için 30 yıllık kurtarma planından Antarktika üzerindeki ozon tabakası deliğinin ulaştığı boyutlara, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü açıklamalarından orman yangılarına, maden ve santral çalışmaları sebebiyle doğaya ve çevreye verilen zararlardan halk tarafından iptal ettirilen ÇED bilgilendirme toplantılarına ve elbette ekoloji mücadelelerinin kazanımlarına geniş bir yelpazede habere rastlamak mümkün.

Dinlemek için buyrunuz: