May 16 2018

'100 yıl önce terk edilen ekonomik sistemi getirmeye çalışıyorlar'

AKP iktidarının 24 Haziran sonrası ekonomiyi, TL'yi yeni ancak aslında çok eski ve çökmüş bir ekonomik model gereğince yeniden yapılandırma taahhütleri, ekonomiden anlayan, üzerine kalem oynatan her kesimin tepkisine neden oluyor.

Onlardan biri de Karar Gazetesi yazarı İbrahim Kahveci.

Kahveci, kimi gelişmiş ekonomilerce bir asır ya da daha uzun bir süre önce terk edilen, TL'nin değerini altınla ilişkilendirerek döviz kurundaki dalgalanma sorununun ortadan kaldırılacağı iddia edilen sistemle, 'ekonominin uçacağı' yönündeki açıklamalara tepki gösteriyor. 

"Dünya bu uçuk fikirlere dayalı ekonomi modellerini terk edeli bazılarında 50-80 yıl, bazılarında yüzyıllar oldu. İçe kapalı, ne kadar ekmek o kadar köfte hesabı ile bir doğu ülkesi modeli diyeceğim ama inanın doğuda da böyle bir ülke kalmadı" diye yazan Kahveci, "16. Yüzyıl Merkantilizm söylentileri kulaktan kulağa yayılıyor. Hani gerici fikirler denir ya; işte tam da bu şekilde bir teori. Kahve köşesinde daha okuma yazmayı ancak sökmüş kenar mahalle alimlerinin ülke kurtarıcı formülleri bunlar" yorumunu yapıyor. 

Bu fikirlerin her dillendirilişinde doların yükselişe geçtiğine değinen Kahveci, "Kendi elimizle ülkemizi bataklığa sevk ediyoruz" diyor.

Kahveci, cari açığın petrol ve doğalgaz ithalatından kaynaklandığı yönündeki açıklamaları ise, şu satırlarla eleştiriyor:

"Sorunu doğru teşhis edemeyince çözümde yalan ve yanlış oluyor. Formülü şöyle ifade edeyim: Eskiden de dış ticaret açığımız vardı. Enerji açığını ise turizm gelirleri ile kapatmaya çalışıyorduk. Böylece cari açıklarımız 3-5 milyar dolar seviyelerinde kalırdı.

Bakınız 1996 ve 1997 yıllarına; yüzde 7,1 ve yüzde 8,3 gibi muazzam büyümeler yakalıyoruz. MB ödemeler dengesi verilerinden baktığımızda bu iki yılda dış ticaret açığımız 25,3 milyar dolar oluyor. Ama karşılığında başta turizm olmak üzere, hizmet gelirlerimiz nette 14,7 milyar dolara ulaşıyor. Sonuçta da iki yılın toplamında sadece 5,1 milyar dolar cari açığımız oluşuyor. Yüzde 7-8 büyüme oranlarında dahi yılda 2,5 milyar dolar cari açığımız oluşuyor."

2016-2017 yıllarında 100 milyar dolar dış ticaret açığına karşılık 35 milyar dolar hizmet geliri bulunduğunu ve dış borçların faizi ile yabancı sermayenin kar transferi nedeniyle cari açığın iki yılda 80,5 milyar dolara ulaştığını aktaran Kahveci, üretmeden tüketildiğine işaret ediyor.

Ekonomideki temel soruna dairse, Kahveci tespitlerini şöyle sıralıyor:

"Hepimiz biliyoruz ki, Türkiye’nin gerçek sorunu üretememektir. Bir şekilde bölgenin üretim merkezi olan Türkiye, bu gücünü kaybetmiştir. Evet, ihracatımız artıyor ama ithalat sayesinde...

Hatta ithalatımız o kadar artıyor ki, yurt içi tüketimi de o sayede karşılıyoruz. Üretim gücümüzü kaybettiğimizden dolayı da en küçük büyüme artışında motor su kaynatıyor. Ekonomimiz hemen ısınıyor.

Büyüme gücümüz yabancı sermayenin eline verilmiştir.

Büyüme gücümüz yeni ve bol kredi bağımlılığı haline dönüşmüştür.

Kendi kendimize büyüme gücümüzü kaybetmiş durumdayız."