'16 Yıl sonra ucuz işçiliğe dayalı ihracatlar yine ana güven kaynağı'

Türkiye'de yaşanan ekonomik kriz sonrası Türk Lirası'nda büyük değer kaybı yaşandı. Merkez Bankası'nın döviz rezervleri düştü. 

Karar yazarı İbrahim Kahveci'nin köşesinde şu bilgileri paylaştı: "Ağustos ayında 14.3 milyar dolar ve eylül ayında da 4.9 milyar dolar yurtdışına gitti. Gerçi son iki ayda 3.7 milyar dolar cari fazla verdik ama fazlalığımızın çok üzerinde bir para yurtdışına çıkış yaptı."

Kahveci yazısında şu tespitleri yapıyor:

"Bu nedenle rezervlerde 11.6 milyar dolar erime yaşadık. Çıkan sermayeden daha az rezerv kaybının nedeni ise, kaynağı belirsiz 3.9 milyar dolarlık sermaye girişi oldu. Tabii ki buna ek olarak yine 3.7 milyar dolarlık cari fazlamız da katkı sağladı."

Karar yazarı, bu dönemde Türkiye'nin sermaye çıkışı yaşanan bir ülke olduğunu ve bu nedenle bankaların kullandığı kaynaklarda ve kullandırdığı kredilerde küçülme yaşandığını belirtiyor: "Zaten sadece ağustos ve eylül aylarında bankalar üzerinden yurtdışına çıkan kaynak tutarı 12 milyar 750 milyon dolara ulaştı."

Karar yazarı, "yine ucuz işçilik üzerinden 'çaput' dediğimiz tekstil gibi ucuz işçilik sektörlerine bel bağlamış olduk" diyor ve ekliyor:

16 yıl sonra aynı dengelere yeniden daha sıkı bağlanıyoruz. Ucuz işçiliğe dayalı düşük değerli ihracat yeniden ana güven kapımız. Geçen hafta “Esnek Çalışma Sistemi” yeniden genişletildi. Artık daha düşük maaş ile kimse işini kaybetmeyecek. Asgari ücretli 1600 TL yerine 1200 TL alacak mesela. Hem de bu maaşları da devlet ödeyecek. 

Ne kadar yaratıcı buluşlara imza ediyoruz. Nerede üç kuruş birikmiş ise hemen el atıyoruz. İşsizlik Fonu'nda 100 milyar para mı var? Hemen oradan maaşları ödeyelim diye büyük bir reform yapabiliyoruz. Sonra da “Kıdem Tazminatı Fonu” kuralım diye reform çalışması peşinde gidiyoruz. Acaba Kıdem Fonunu kim kullanacak? Kısaca yaptığımız işler geriye dönüşten başka bir şey değil. Bu kadar uzun süre siyasal istikrarı yakalamış olan bir ülkenin yeniden ucuz işçiliğe bel bağlamış bir ekonomik model ile dengelenme yapması ne acıdır. Ne acıdır ki, kimse de bu dengenin nereye varacağını düşünmemektedir. Bakalım ne olacak?"