Eki 08 2019

‘93 milyar dolarlık gizli borcu siz ve torunlarınız ödeyecek’

Duvar yazarı Bahadır Özgür, bugünkü yazısında TV5’te Prof. Uğur Emek’in Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleriyle ilgili konuşmasında Osmangazi Köprüsü’nden geçenlerin 103 lira ödediğini, ama geçmeyenlerin 116 lira ödemek zorunda kaldığı yönündeki sözlerini gündeme getiriyor: “Ve haklı olarak isyan ediyordu: Hadi kullanan İstanbullular ödüyor da, Ankara’da ben niye ödüyorum?”

“Sahi, devlet zaten vergilerle maliyetleri yıktığı kendi vatandaşını bir de aleni yollardan soymaya niye kalkışır? Kamu kaynaklarını gizlemeden, saklamadan oluk oluk bir grup şirkete akıtmayı neden resmi görev kabul eder?” diye soran Özgür, Ankara-Niğde Otoyolu’nu 4.3 milyar lira bedelle ERG İnşaat ile AKP ile içli dışlı Seza İnşaat’ın aldığını hatırlatıyor.

Bu şirketlerin Credit Suisse, İş Bankası, Yapı Kredi, Kuveyt Türk ve Vakıfbank’tan 263’er milyon dolar olmak üzere toplam 1.3 milyar dolar kredi çektiklerini belirten  Özgür, şu ifadeleri kullanıyor:

“Bunun tamamına da Hazine kefil oldu. Hükümetin ne kadar gelir garantisi verdiğini bilmiyoruz. Ancak yapım işi için 180 günlük ek süre tanınması üzerine Sayıştay’ın yaptığı itirazdan, kamunun cebinden günlük ne kadar bir meblağ çıktığını öğrendik. Süre uzatımının ihale şartnamesine aykırı olduğunu belirten Sayıştay, günlük 435 bin 500 Euro’dan kamunun 180 günde 78 milyon 390 bin Euro gelir kaybına uğradığına dikkat çekiyor.”

Bunların sorunun görünen yüzü olduğuna dikkat çeken Özgür, “Esas mesele iktidarın sadece bugün yaşayanları değil, çocukları, daha doğmamışları, hatta onların torunlarını dahi birkaç şirketin haracına bağlamış olmasıdır. Uzun yıllar DPT’de planlama uzmanı olarak çalışmış, şimdilerde KÖİ’ler üzerine kapsamlı araştırmalar yapan Prof. Emek’in hesabına göre, 93 milyar dolarlık bütçede görünmeyen ‘gizli bir borç’ vatandaşı bekliyor. Bunun 67 milyar doları şehir hastanelerine ait. 26 milyar doları ise İstanbul Havalimanı, Zafer Havalimanı, Gebze-İzmir yolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün hanesine yazılı. Üstelik yeni yapılan hastaneler, yollar ve köprüler hesaba dahil değil” diyor.

Özgür daha sonra “Bu parayı kime ödeyeceğiz?” diye soruyor.

En büyük pastanın Saray’ı inşa eden, dünyanın en zenginleri listesine Türkiye adına ilk sırada giren Erman Ilıcak’ın Rönesans’ında olduğuna dikkat çeken Özgür, “Yol, köprü vb. projelerin yüzde 80’inden fazlası ise sekiz şirketin elinde. Bunların başında da Kolin, Limak, Cengiz, Kalyon, MNG geliyor. İşte bugün sizi, gelecekte de çocuklarınızı ve torunlarınızı soyacak olanlar” diyor.

İki gün önce yol ve köprülere gelen yüzde 20 zammı bir de bu açıdan bakılmasını söyleyen Özgür, şöyle devam ediyor:

“Üzerine Ali Ağaoğlu’nu batma noktasına getiren İstanbul Finans Merkezi’ndeki inşaatları Varlık Fonu’nun satın almasını, başta Kalyon olmak üzere enerji projelerini kurtarma planını, damadın başında olduğu Hazine’nin borçları üstlenmesini, öteki damadın şirketinin ‘özel bölge’ ilan edilmesini ekleyin. İstanbul Havalimanı’nı alan şirketlerin devlete 2 milyar Euro kirayı ödemediklerini, şu sıralar vadesi gelen kredi borcunun taksitini ödemelerinin garantisinin bulunmadığını, Varlık Fonu’ndan onlar için de bir karar çıkmasının sürpriz sayılmayacağını hatırlayın. Hepsinin karşısına da vatandaşa yazılmış şimdilik 93 milyar dolar borcu koyun.

İşte bir devletin niye kendi vatandaşını açıktan soymaya giriştiğinin yanıtı buradadır. Zira bu dönem, pek çok şeyin yanında bir oburluk çağı olarak da anılacaktır. Bir zümrenin; şirketlerinin, çocuklarının, akrabalarının dinmeyen oburluğunun tarihi…”

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar