Oca 25 2018

Afrin savaşının ilk faturası: Aselsan’a örtülü ambargo geldi

Türkiye’nin Afrin’deki savaş inadının ekonomik yansımaları hızla gün yüzüne çıkmaya başladı. İlk fatura ise Aselsan’a kesildi.

Yıllık 1.7 milyar dolarlık savunma sanayi ihracatının büyük bölümünü gerçekleştiren ve dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasında 58’inci sırada yer alan Aselsan, büyük bölümünü yabancı yatırımcılara yapacağı hisse satışını durdurmak zorunda kaldı. İkincil halka arzın durdurulduğuna ilişkin karar şirketten Borsa İstanbul’a yapılan açıklamayla duyuruldu ve şu sözlere yer verildi:

"İkincil halka arz konusunda istenen aracı kurum seçim modeli çerçevesinde uygun teklif alınamamıştır. Aracı kurum ihalesinin tekrarı konusunda yönetim kurulunun değerlendirmesini müteakiben kamuoyuna açıklama yapılacaktır."

Aselsan, 27 Aralık'ta şirketin ikincil halka arzı için çalışmalara başlaması için genel müdürlüğe yetki verdiğini açıklamıştı. Medyada yer alan haberlere göre halka arz ihalesi için 9’u yabancı toplam 18 şirkete teklif mektubu yollanmıştı.

Şirketten gelen ayrıntısız açıklamalar üst üste eklenince işi bilenler için Aselsan’ın hisse satışında önemli bir krizin yaşandığı anlaşılıyor. Konuyla ilgili bilgi veren eski bir SPK yetkilisi şu değerlendirmeyi yapıyor:

‘Genelde halka arzlar, özelinde de Aselsan’ın yapacağı gibi ikincil halka arzlar ‘Bakiyeyi yüklenim’ modeliyle yapılır. Yani aracı kurum hisseleri satsa da satmasa da parayı şirkete öder. Hazine’nin yaptığı eurobond ihraçları da böyledir. Önce müşteri ayarlanır. Sonra satılacak olan enstrüman neyse satacak olan süreci başlatır. Benim anladığım kadarıyla Aselsan’da hiçbir aracı kurum bu riske girmek istememiş.’

Aynı yetkiliye ‘Aselsan ikincil halka arz kararını 27 Aralık’ta duyurdu. Sizin anlattığınız modele göre, o zaman şirketle aracı kurumlar arasında varılan bir anlaşma olduğu, şimdi ise anlaşmanın bozulduğu sonucu çıkmıyor mu?’ sorusunu yöneltiyoruz.

Cevabı şu sözlerle veriyor:

‘Bu doğru. Nihayetide piyasalar anlık değişimlerden etkileniyor. O zaman Türkiye’nin Afrin operasyonu gündemde yoktu. Şimdi ise ortada böyle bir gerçek var. Ayrıca Aselsan üretim gereği birçok yabancı silah şirketiyle işbirliği yapıyor. Afrin operasyonuna tepkiler nedeniyle bunların zora girme ihtimali var. Örneğin Alman Hükümeti bu operasyon nedeniyle Türkiye’nin kullandığı Leopard tanklarının modernizasyonunu askıya aldı. Bu aynı zamanda Aselsan için de bir iş kaybı, çünkü Aselsan projede ortaktı.’

‘Peki sadece Afrin mi? S-400’lerin alınması konus da etkili olmuş olabilir mi?’ diye sorunca aynı yetkilinin, ‘Kuşkusuz onun da olumsuz bir etkisi olabilir. Ancak S-400 meselesi zaten şirket ikincil halka arzı yapmadan önce kapanmıştı. Eğer bunun bu denli etkisi olsaydı, şirket hiç süreci başlatmazdı. Çünkü sonuç olarak hem şirket hem de Türkiye borsası için olumsuz etki yaratan önemli bir gelişme bu’ sözlerini duyuyoruz.

Aslında SPK yekilisinin bahsettiği siyasi etkiyi Aselsan’ın geçmişte yaşadığı örneklerden de görmek mümkün. 2013 yılında hisselerinin yüzde 15’ini ikincil halka arz yoluyla borsada satmak isteyen şirket benzer bir sorunla karşılaşmıştı.

2013 yılının Ağustos ayında Aselsan, halka arzla ilgili olarak aracı kurumlardan talep istemiş ve 12 yerli, 9 yabancı aracı kurumu davet etmişti. Kazanan Halk Yatırım-Merrill Lynch ortaklığı oldu. Aralık ayına gelindiğinde ise Merrill Lynch, Türkiye'nin uzun menzilli füze sisteminde seçtiği Çin firmasının ABD tarafından kara para ve terörle mücadele kapsamındaki “kara liste” içinde olduğunu gerekçe göstererek böyle bir firmanın seçimi nedeniyle halka arza aracılık etmeyi reddetmek zorunda kaldığını ilan etti.

Aselsan yönetimi Merrill Lynch’e tepki göstererek halka arz aracılığını Garanti Yatırım ile konsorsiyum oluşturan ABD’li Goldman Sachs’a vereceklerini duyurdu.

Kısa süre sonra Aselsan yönetiminin, Merill Lynch’in çekilmesinin ardından ABD’li Goldman Sachs ve İngiliz Barclays’e teklif götürüken bu iki bankanın da benzer gerekçelerle halka arz aracılığını kabul etmediği ortaya çıktı.

Bu gelişmelerin ardından 2013’teki ikincil halka arz süreci durdurulmak zorunda kaldı. Aradan geçen yılların ardından bu kez 27 Aralık 2017’de yeni halka arz süreci başlarken, Bloomberg’in verdiği bilgiye göre Aselsan’ın halka arzında BofAML, Deutsche Bank, Credit Suisse, Citigroup, Morgan Stanley ve JPMorgan’ın da aralarında bulunduğu dokuz yabancı banka ve dokuz yerli aracı kuruma Aselsan tarafından davette bulunuldu. Ancak henüz bir ay bile dolmadan aracı kurumlardan ret cevabı alındığı şirketten yapılan duyuruyla ortaya çıkmış oldu.

Sonuç olarak 8.8 milyar dolar piyasa değeriyle bankaları bile geride bırakarak Türkiye’nin en değerli şirketlerinden biri haline gelen Aselsan yeni yatırımlar için gerekli olan parayı borsadan sağlama macerasında ikinci kez dış politikanın kurbanı haline geldi. Adı konmasa da Afrin savaşı nedeniyle Türkiye’nin en büyük sanayi şirketi mali ambargo ile karşı karşıya kaldı.