Tem 26 2018

Akbank'ın sorunlu kredisi üç ayda yüzde 11 arttı

İktidar ve bağlı medyanın aşırı doz mutluluk haberlerine karşın Türkiye’de halkın temel gündem maddesini oluşturan ekonomiye ilişkin kaygılar giderek büyüyor. Ülkede dolar kurları son 1 yılda yüzde 40’a yakın artarken, resmi enflasyon yüzde 15.4’le son 14 yılın en yüksek seviyesinde. Son olarak bugün ekmek fiyatlarına gelen yüzde 15 zam gibi, seçim sonrası neredeyse iğneden ipliğe kadar yapılan fiyat ayarlamaları enflasyonun daha da artacağı endişelerini de beraberinde getiriyor.

Öte yandan makroekonomik ölçekte yaşanan bozulma sadece halkın sorunu değil. Ve temelde ülke ekonomisinin üçte ikisini oluşturan Türk özel sektörü için de sorunlar giderek ağırlaşıyor. Son günlerde Fitch ve Morgan Stanley gibi finansal kuruluşlardan gelen raporlar, ekonominin omurgası işlevini gören bankacılık sistemi için tartışmalara yol açan ağır tespitler içeriyor. Fitch Ziraat, Akbank ve İş Bankası’ndan oluşan ve sektör büyüklüğünün yüzde 36’sını oluşturan üç bankanın kredi notunu Gürcistan ve Dominik Cuhuriyeti bankalarının seviyesine indirdi. Bu bankaların iflas edebileceği senaryolarını tartışmaya açtı.  Diğer Türk bankalarının notu ise bunlardan sadece bir basamak yukarıda.

Morgan Stanley ise daha çok hisse senedi fiyatlarını etkileyen değerlendirmesinde İş Bankası ve Yapı Kredi’yi en riskli bankalar ilan etti. Ve topyekün Türk banka hisselerinde satış önerisi yaptı.

Söz konusu kuruluşların Türk bankacılık sistemiyle ilgili uluslar arası yatırımcılara verdiği bu olumsuz mesajların nedeni kötüleşen beklentiler. Bu kurumlar, ekonomideki bozulmanın özel sektörde genel bir kırılmaya yol açacağı, buna bağlı olarak da bankaların batık ve problemli kredilerinin hızla artacağına yönelik bir senaryoyu baz alıyorlar.

Tabii Türkiye’de buna karşı olan, aralarında liberal ekonomistlerin de bulunduğu bir kitle var. Bunlar uluslar arası kuruluşların görüşlerini bankacılık özelinde ‘aşırı doz’ buluyorlar. Tartışmalar sürüyor ve giderek daha da alevleniyor.

Bu ortamda açıklanan Akbank’ın altı aylık bilançosu ise Türkiye ekonomisinin seyri açısından önemli bir veri olarak karşımıza çıkıyor.

Banka Haziran sonuna ait rakamlarını dün akşam açıkladı. Akbank’ın kar, aktif büyüklük, mevduat ve kredi rakamları son 1 yılda sırasıyla yüzde 8.5, yüzde 7.79, yüzde 8.19 ve yüzde 5.56 büyüme kaydetti. Böylece bankanın bilançosu sadece döviz bazında değil, Haziran sonunda yüzde 15.37 olan enflasyona göre de küçülmüş oldu.

Öte yandan Fitch, Morgan Stanley ve diğerlerinin ‘tehlike’ olarak adlandırdıkları problemli krediler konusunda daha sivri sonuçlar var. Bankanın son dönemde kredi kullanıcılarının ödeme problemlerindeki artıştan önemli ölçüde etkilendiği görülüyor. Bankanın altı aylık bilançosunda yer alan verilere göre donuk alacaklar, 90 gündür ödenmediği için yakın izlemeye alınan krediler ve toplam yapılandırılan kredi (ödeme problemi yaşamadığı halde yapılandırılanlar da dahil) 34.5 milyar liraya ulaşmış durumda. Söz konusu rakam Mart 2018 bilançosundan 31 milyar liraydı. Yani Akbank’ın problem yaşadığı kredilerin toplamı 3 ay içinde yüzde 11’den fazla arttı. Aynı dönemde bankanın kredi ve özkaynaklarındaki artışlar sınırlı kaldığı için problemli kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 15.4, toplam özkaynaklara oranı ise yüzde 82’ye yükseldi.

Rakamlar, genelde ekonomi ve özelde bankalar konusundaki tartışmaların boyutunun giderek büyüyeceğine işaret ediyor.