May 10 2018

‘Akıntıya kürek çekiyoruz ama fena yorulacağız sonra’

Türkiye 24 Haziran’da çok önemli bir seçim yapacak. Aslında bu konuda ilk tercih 16 Nisan referandumunda ortaya konuldu. Parlamenter sistemden adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen sisteme geçiş referandumda onaylandı.

Erken seçime giden yolda ekonomideki derin sarsıntılar etkili oldu. 

Alaattin Aktaş, Dünya gazetesindeki yazısında bu duruma dikkat çekiyor yazılarında.

Petrol fiyatları son ayların en düşük düzeyine indi ve bu düşüşün daha da devam edeceği bekleniyor.

Dolar kuru aylardır sabit, hatta kimi zaman gerileme oluyor da Merkez Bankası Türk Lirası daha fazla değer kazanmasın diye ara ara müdahale ediyor ancak fayda etmiyor.

Aktaş, “Petrolün ucuzladığı, OPEC ülkelerinin kan ağladığı, Batı ile Ortadoğu arasında görülmedik ölçüde barış rüzgarlarının estiği bir dönemde, üstelik bir de dolar düşüyorken tabii ki akaryakıtta daha fazla ucuzluk olmalıydı. Olacaktır merak etmeyin; bu henüz bir başlangıç” diyor ve ekliyor:

“Sahi biz ne yapıyoruz! Maliyetleri yukarı giden akaryakıt dağıtım şirketlerini çok açık ki “ikna ediyor” ve fiyat indirimine gitmelerini sağlıyoruz. Sonra da “Yabancı sermaye Türkiye’ye neden gelmiyor” diye günah keçisi arıyoruz. Şimdi biz akaryakıt fiyatlarına narh mı koyacağız yani? Hangi devirdeyiz? Bugün akaryakıt, yarın faiz (ki bu konuda ne düşünüldüğü zaten belli) ve gün gelir döviz... Bu çok fena bir adım. Hem öyle fena ki, nerede duracağını bilemeyiz.”

Merkez Bankası’nın müdahalelerini ise “biraz da dolambaçlı yollarla önlemler alma” olarak yorumluyor Aktaş ve şöyle noktalıyor yazısını:

“Petrol artıyor, kur artıyor; dolayısıyla maliyetler artıyor ama biz akaryakıt fiyatlarını aşağı çekiyoruz. Yani özünde kendimizi kandırıyoruz. Dolar kuru aslında gerilemiyor, hala çok ama çok yüksek, ama 4.30’ların altına inildi, diye memnun oluyoruz. Yani özünde yine kendimizi kandırıyoruz. Ve akıntıya kürek çekiyoruz durmaksızın. Fena yorulacağız bir süre sonra…”