Can Teoman
Kas 20 2017

AKP Türk Telekom'da da kandırıldı mı?

Türk Telekom'un yüzde 55'ine sahip olan iki yabancı ortaktan biri olan Arap Prens Fahd öldürüldü, Suudi Arabistan yönetimi mallarına el koydu.

Lübnan Başbakanı ise görevini bırakıp kaçmak zorunda kaldı. Kısa bir rehineyi-in ardından Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un bizzat devreye girmesiyle Paris’e gidebildi…

Geleceği belirsiz.

Şirket için ceplerinden sadece 1.3 milyar dolar çıkan ve bunun karşılığında son 10 yılda 6 milyar dolar temettü kazanıp ülkelerine götüren yabancı ortaklar, böylece havlu atmış oldu.

AKP hükümetinin en büyük özelleştirmesinin ardında ise, bu iki yatırımcı tarafından Telekom'un yüzde 55'i karşılığında bankalardan alınan 4.75 miyar dolar ödenmeyen kredi ve değeri yarıya inmiş bir şirket kaldı.

Çok yakında göreceğimiz üzere, Türk Devleti ile Suudi Krallığı arasındaki ilişkilerin borç-alacak meselesi nedeniyle bugünkünden farklı kulvarlara evrilmesi pek güçlü bir olasılık.

Sebebi ise son dönemde sıkça ekonomi basınına konu olan Türk Telekom'daki ödenmeyen krediler meselesi.

Daha doğrusu T.Telekom'u özelleştirmeden alan Lübnan ve Suudi ortakların bankalardan çektiği kredileri ödememesi nedeniyle T.T ve Türkiye devletinin düştüğü durum diyebiliriz.

Konuyu daha iyi anlamak için filmi biraz geri saralım. Malum 2005 sonunda Türk Telekom'un yüzde 55 hissesi Lübnanlı Hariri Ailesi'nin sahibi olduğu Öger Telecom'a satıldı.

Öger özelleştirme bedelinin 1.3 milyar dolarını kendi öz sermayesinden ödedi. Kalan 5.2 milyar dolar ise Türkiye'deki bankalardan, özellikle de kamu bankalarından çekilen krediyle sağlanarak Hazine'ye yatırıldı.

Söz konusu kredinin ne kadar geri ödemesi yapıldı? Bunu bilmiyoruz. Ancak Öger 2013 yılında bir dizi operasyon yaparak önce T.Telekom'daki yüzde 55 hissesini Türkiye'de kurduğu OTAŞ adlı şirkete devretti.

Ardından Suudi Arabistan'ın en büyük telekom şirketi Saudi Telecom'u yeni kurduğu bu şirkete ortak aldı. Şirket yeni yapılanmanın getirdiği güçlü sermaye yapısıyla mevcut kredilerini yapılandırmak için aralarında yabancıların da bulunduğu yaklaşık 20 bankadan 4.75 milyar dolar kredi çekip 2006 yılında Türk bankalarından alınan kredileri kapattı.

Yeni kredi için bankalara yüzde 55'lik T.Telekom hissesi teminat gösterildi. Sıra bu krediyi ödemeye gelince işler karıştı.

Şirket son bir yıldır bankalara olan kredi taksitlerini yatırmadı. Telekom'da hem yüzde 30'luk hisseyle ikinci büyük ortak hem de 'Altın Hisse' nedeniyle son söz sahibi konumundaki Türk Hazinesi ise OTAŞ'a ihtarname çekerek ödeme yapmasını istedi ancak sonuç alamadı.

Otaş yönetimi ile bankalar ve Hazine'nin taraf olduğu görüşmeler sürerken Lübnan ve Arabistan’da ard arda yaşanan siyasi gelişmeler meseleyi büsbütün çıkmaza soktu.Önce Lübnanlı ortak Öger'in sahibi olan Hariri Ailesi'nin lideri Saad Hariri Lübnan Başbakanlığı'ndan istifa etmek zorunda kaldı.

Hariri Ailesi'nin lideri Saad Hariri
Hariri Ailesi'nin lideri Saad Hariri, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile...

Ardından, Hariri'nin de para kasası olarak kabul edilen Saudi Telecom'un ana ortağı konumundaki Prens Abdülaziz bin Fahd, kuzeni veliaht prens Selman'ın gerçekleştirdiği son saray darbesi sırasında Suudi polisi tarafından öldürüldü ve mallarına el kondu.

Telekom'un yüzde 55'inin sahibi olan OTAŞ'ın ortaklarının başına gelenler, hem alacaklı bankalar, hem de Türk devleti açısından acilen yeni çıkış yollarının bulunmasını gerekli kılıyor. Ancak bankalar ve AKP Hükümeti farklı farklı çözüm yollarını masaya koyuyor.

Bankalar, T.Telekom'un yüzde 55'ine el koyup iflasını istemek yerine ikinci büyük ortak ve asıl mal sahibi (T.Telekom'un yüzde 55 hissesi satılmadı. Mal sahibi Hazine tarafından 21 yıllığına kiralandı) Hazine'nin şirkete el koyup borçları devralmasını istiyor.

Bu durumda Hazine, elde ettiği 6.5 milyar dolarlık gelirin 4.75 miyar dolar, artı faizlerini geri verip yüzde 55 hisseyi geri almış olacak. Türk Telekom böylece iflastan hem de hisselerinin haraç mezat satılmasından kurtulacak.
Hükümet ise başka bir yol arayışında.

Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan önceki hafta yaptığı açıklamada T.Telekom'un kesinlikle kamuya dönmesinin söz konusu olmadığını belirterek, OTAŞ'ın elindeki yüzde 55'lik hissenin başka taliplere devredebileceğini belirtti.

Ancak bu planda bir dizi matematiksel sorun var ve bankacılık kesimi tarafından pek mantıklı bulunmuyor.

Konunun hassasiyeti nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen bir bankacı durum hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:

Telekom'un özelleştirme değerlemesiyle bugünkü değeri arasında çok büyük fark var. Şirketin özelleştirmesi yüzde 100 hisse için yaklaşık 12 milyar dolar fiyat üzerinden yapıldı.

Uluslararası piyasaların o zamanki şartları bu fiyat için uygundu. Şimdi T.Telekom'un toplam piyasa değeri 5.2 milyar dolar düzeyinde. 2005'te 6.5 milyar dolar fiyat biçilen yüzde 55 hisse bugün 2.9 milyar dolar ediyor.

Telekom'un özelleştirme döneminde 3.4 milyar dolarlık yıllık net karı varken, geçen yılı zararla kapadı. Bu yılki karının da bir kaç yüz milyon dolar düzeyinde kalacağını görüyoruz.Kurlardaki artış ve faiz giderleri yüzünden şirketi eski karlılığına kısa vadede dönmesi zor gözüküyor.

Bu durumda piyasada 2.9 milyar dolar değeri bulunan yüzde 55'lik hisse için hangi yatırımcı 4.75 milyar dolarlık kredi yükünün altına girmek ister? Finansal mantık Hükümetin talebiyle pek örtüşmüyor.

Özetle T.Telekom'un özelleştirme macerası giderek Türk Hazinesi yani vergi mükellefleri için problem olacak yeni mecralara doğru evrilmeye devam ediyor.

Bütün bu karmaşıklığın ortasında net olan ancak Türkiye'de medyanın bir şekide gündeme getirmediği çok önemli bir konu var. O da, Türk Telekom'u borçla alan ve borcu ödemeyip bankalara 'İsterseniz hisselere el koyun' sinyali gönderen Arap ortakların şirketten elde ettiği kazanç.

T. Telekom'un halka arz izahnamesi ve internet sitesindeki verilerle yapılan değerlemeye göre, şirket özelleştirmeden bu yana toplam 10.7 milyar dolar nakit temettü dağıttı.

Bu tutarın 5.9 milyar doları ise yüzde 55 hissenin sahibi olan Öger ve Saudi Telecom tarafından tahsil edildi. Şirket bu dönem içinde bedelli sermaye artışı yapmadığı için alınan temettüler ortaklar için net kar oldu.

Şimdi temettü geliri olarak elde edilen 5.9 milyar doların Öger ve Saudi Telecom adına yüzde 55 hissenin sahibi gözüken OTAŞ'ta da olmadığı anlaşılıyor.

Bu durumda iki Arap ortağın T.Telekom'a 1.3 milyar dolar para ödeyip karşılığında 6 milyar dolara yakın kar payını götürdükleri gibi bir sonuç çıkıyor.

Hepsini üst üste koyunca da 'Acaba Arap dostları da AKP'yi kandırdı mı?' gibi bir sorunun zihinleri kurcalaması kaçınılmaz oluyor.