Aktaş: 'Eğer ekonomi iyi gidiyorsa bu işsizlik ne?'

Koronavirüs salgınının ekonomideki olumsuz etkileri tüm hızıyla sürerken, işsizlik oranı da artmaya devam ediyor ancak AKP iktidarı 'ekonominin rayında olduğu'nu iddia ediyor. 

Ekonomistler ise, işsizliğin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda ekonominin iyi gittiği yorumlarındaki çelişkilere dikkat çekiyor.

TÜİK'in açıkladığı verilere göre, şubat ayında işsizlik oranı yüzde 0,7 oranında arttı ve yıllık bazda yüzde 13.4'e çıktı. Ocak ayına kıyasla, işsiz kişi sayısı ise 250 bin arttı ve toplamda 15 yaş üstü işsiz sayısı 4 milyon 236 bin kişiye çıktı. 

Genç nüfusun işsizlik oranı ise yüzde 26.9'a yükseldi. 

İstihdam edilenlerin sayısı da şubat ayında düşüş gösterdi ve 22 bin kişi azaldı. Böylece toplam istihdam sayısı 27 milyon 477 bin oldu. 

Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, "Ekonomi iyi gidiyorsa üç kişiden biri niye işsiz?" başlıklı yazısında, "Ekonomi iyi gidiyorsa üç kişiden biri işsiz olmaz. Üç kişiden biri işsizse o ekonomiye iyi gidiyor denmez.  Yani tam anlamıyla "bu kediyse ciğer nerede, ciğer buysa kedi nerede" durumu yaşandığını belirtti. 

Aktaş, her 100 kişiden 29'unun işsiz olduğuna değindi ve, "Sürekli olarak ekonomide bir darboğaz olmadığı, işlerin iyi gittiği söyleniyor değil mi... Şu durumda eğer ekonomi iyi gidiyorsa bu işsizlik ne? Yok eğer bu işsizlik gerçekse, ekonominin iyi gitmesi nasıl oluyor" sorularını sordu. 

Aktaş yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Bunlardan ilki klasik işsizlik oranı ve bu oran şubat ayında 14.1 olarak gerçekleşti. İkinci oran, klasik yöntemle bulunan işsiz sayısına "zamana bağlı eksik istihdam” da eklenerek bulunan işsizlik oranı. Bu da yüzde 20.6 düzeyinde. Zamana bağlı eksik istihdam, “bir işi olan, ancak haftada fiili olarak kırk saatten az çalışmış ve mümkün olduğu takdirde daha fazla çalışma isteğinde bulunan” kişileri gösteriyor.

Geliyoruz üçüncü orana. İşsiz sayısına “potansiyel işgücü” ekleniyor ve hesaplama böyle yapılıyor. Bu oran şubat ayı için yüzde 23.1 olarak hesaplandı. TÜİK potansiyel işgücünü de şöyle tanımlıyor: 'Ne istihdamda olan ne de işsiz sayılan çalışma çağındaki kişilerden; iş arayan fakat kısa sürede işbaşı yapabilecek durumda olmayanlarla iş aramadığı halde çalışma isteği olan ve kısa sürede işbaşı yapabilecek durumda bulunan kişiler.'

Ve dördüncü oran... İşsiz sayısına, zamana bağlı eksik istihdam ve potansiyel işgücü eklenerek bir sayıya ulaşılıyor ve hesaplama bu şekilde yapılıyor. Bulunan oran da şubat ayı için yüzde 28.9. Bu oran atıl işgücü oranı olarak niteleniyor.

İşte tanımı her ne kadar işsizlik oranı değilse de bize göre gerçek işsizlik düzeyini bu oran yansıtıyor.

Atıl işgücüyle bulunan oran erkeklerde yüzde 25.2, kadınlarda yüzde 36 düzeyinde."

Yazının kaynağına buradan ulaşabilirsiniz