May 23 2019

Aktaş: Şimdi dövizde suçlu vatandaş mı?

Her ne kadar vatandaşa mevduatını dolarda değil Türk Lirası'nda tutma çağrıları yapılsa da, vatandaş bu çağrılara uymadı ve bankadaki parasını döviz cinsinden tutmaya devam etti. 

2018 yılı ekim ayında, 'Vatandaş TL'ye geç' türü bir kampanya yapılmış ve doların 'turşusu' bile kurulmuştu. Türkiye’ye ekonomik saldırılara tepki gösteren turşu üreticisi firma, dolar turşusu kurarak TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na hediye etmişti.

Tüm döviz karşıtı kampanyaya rağmen, bankalardaki döviz mevduatı her geçen gün arttı ve yüzde 50 sınırını da aştı.

Bu konuya dikkat çektiği yazısında, Dünya Gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, altı yıl öncesinin istatistiklerini paylaştı ve o yıllarda 100 lirasının 70 lirasını dövizde tutanların bugün her 100 liralık mevduatın 47 lirasını TL cinsinden, 53 lirasını ise döviz cinsinden tuttuğunu aktardı.

Merkez Bankası'nın bu konudaki verilerini de paylaşan Aktaş, Türk Lirası-yabancı para dengesinin 2012’den sonra hemen hemen her yıl yabancı para lehine değiştiğine değindi ve ekledi:

"2012 sonunda yüzde 30.5 olan döviz cinsi mevduatın payı 2017’de yüzde 40 sınırını, bu yıl mart ayında da yüzde 50 sınırını aştı. Yurtiçinde yerleşiklerin mevduat bankaları ve katılım bankalarındaki toplam döviz tevdiat hesapları 2012 sonunda 123 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu. Bu hesaplar artık 181 milyar dolar civarında seyrediyor."

Vatandaşın TL'ye geç çağrılarına ise kulak tıkadığına değinen Aktaş, "Son yıllarda vatandaşa kaç kez “Dövizinizi satın TL’ye geçin, dövizde oynanan oyunları bozalım” çağrısı yapıldı, sayısını unuttuk. Vatandaş bu çağrıları hiç ama hiç umursamadı" yorumunun ardından, döviz alımına getirilen verginin de işe yaramadığını ifade etti. 

Bu girişimleri, 'sineklerle uğraşmaya devam' şeklinde yorumlayan Aktaş, "Türk halkı niye döviz alıyor, tercihini niye dövizden yana kullanıyor” diye sormaktan kaçınarak aklımız sıra önlem alıyoruz" eleştirisinde bulunan Aktaş, bu palyatif yaklaşımlarla ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Daha dün yazdık; TÜİK ve Merkez Bankası’nın yaptığı çalışma ortaya koyuyor ki tüketicinin ekonomiye güveni şimdiye kadarki en düşük düzeye inmiş. Böyle bir ortamda elinde üç kuruşu olan enflasyondan kendini korumak için büyük çaba gösteriyor. Bu çerçevede sürekli baskı altında tutulduğuna ve bir gün mutlaka fırlayıp gideceğine inanılan döviz en iyi yatırım aracı olarak görülüyor.

Ama biz vatandaşın neden böyle bir ruh hali içinde olduğu üstünde durmuyoruz da, binde 1’lik vergilerle, 100 bin doların üstündeki alımlarda valör uygulamasıyla, bankalara “Mudilerinizi TL’ye yönlendirecek adımlar atın” şeklinde öğütler vermekle günümüzü geçiriyoruz. Bu gidişle TL ve döviz mevduatındaki yüzde 47-53 oranının daha da açıldığını göreceğimize kuşku yok."

https://www.dunya.com/kose-yazisi/bu-tablonun-sorumlusu-vatandas-mi-yani/445838