Alaattin Aktaş: Faiz indirimi çare mi oldu, zarar mı verdi?

Ekonomik krizden inşaat sektörü de olumsuz etkilendi. Kur yükselişi, faiz artışı, artan maliyetler sektörü adeta durma noktasına getirdi. Faizlerin inmesi ve bankaların düşü faiz kredi olağanıyla sektörde hareketlilik yaşanmaya başlandı ancak ekonomi uzmanları kaygılı. 

Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş bugünkü köşesinde "Faiz indirimi çare mi oldu, zarar mı verdi?" diye soruyor. 

Aktaş konut stokunun 1 milyon 261 bin adet olduğunu belirttiği yazısında, "Piyasaya ne kadar sıfır konut arz edildi, belli. Bu konutların ne kadarı satıldı, o da biliniyor. Dolayısıyla bu iki büyüklüğün farkı bize konut stokunu veriyor. Bu sayıda da en az 1.3 milyon" diyor.

Yazara göre, başta yeni yapılanlarda olmak üzere genel olarak tüm konutların fiyatında bir artış gözleniyor. Bu artışa yol açan en büyük etken kamu bankalarının faiz indirmesi oldu.

"Faiz aşağı çekilince sanki vatandaş konut almaya hücum edebilecekmiş gibi satıcılar kendilerini adeta naza çekmeye, fiyatları artırmaya başladı" diyen Aktaş, devam ediyor: 

"Bazı değerlendirmelerde kamu bankaları öncülüğündeki faiz indiriminin sektöre yarar değil zarar verdiği dile getiriliyor. Faiz indirimi öncesinde durumumuz şöyleydi: Faiz görece yüksek, ama konut fiyatları şimdikine göre daha uygundu ve daha çok satış yapılması mümkündü.

Faiz indiriminden sonraki durumumuz ise şöyle: Faiz düşük, ama bunu bahane edenler yüzünden ev fiyatları yükseldi ve alım düşünenler de bunu ertelemek zorunda kaldı. İlk dokuz ayda ruhsat alınan daire sayısının nasıl gerilediğini dün yazdık. İnşaat sektörü yaptığını satamaz olunca nihayet yapmaya ara vermişe benziyordu. İlk dokuz ayda ruhsat alınan daire sayısı geçen yılın aynı dönemin yüzde 64, 2017'nin aynı döneminin ise tam yüzde 85 altındaydı. Şimdi "Artık daha az konut yapılıyor, stok erimeye başlar" diyebilir miyiz? Bunu söylemek pek mümkün görünmüyor.

Görünmüyor çünkü daha önce ruhsat verilmiş konutlar zaman içinde tamamlanacak ve ruhsata konu konut sayısının çok üstünde bir yapı kullanma iznine bağlanmış konutla karşı karşıya kalacağız. Son iki yılda olduğu gibi...

2013-2017 döneminde izin belgeli konut sayısının ruhsat alınan konut sayısına oranı yüzde 60-87 arasında değişirken oran 2018’de yüzde 135’e, bu yıl ise yüzde 303’e fırladı. Ruhsat alınan konut sayısı hızla azalıyor ama geçmişte ruhsata bağlanan konutların tamamlanmasıyla konut arzı fazla değişmiyor. İşte bu durum bir süre daha, en az birkaç yıl da böyle sürecek gibi görünüyor. Hızı kesilmekle birlikte inşaatlar devam ediyor, bir de stok var.

Dolayısıyla konut piyasasında arz lehine fazlasıyla açık olan farkın kapanması ve dengenin kurulması için zamana ihtiyaç var."

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar