Alaattin Aktaş: Yabancı yatırımcının kur beklentisi belli...

Döviz krizi, son birkaç yıldır Türkiye ekonomisinin önüne geçemediği başlıca krizlerden. 

Yabancı yatırımcının kaçmasına yol açan gelişmeler, düşürülen kredi puanları ve dış politikadaki çatışmacı tutum, kuru tetikliyor. 

Dünya yazarı Alaattin Aktaş, tüm zamanların rekor seviyesinde olan dolar ve Euro/TL'deki bu yüksek kura rağmen, yabancı yatırımcının çıkmayı tercih ettiğini söylüyor ve ekliyor:

"Yabancının beklentisi ne ki böyle davranıyor, diye uzun uzadıya düşünmemiz gerekir. Yabancı yatırımcı hâlâ çıktığına göre, ya kurun daha da artacağını bekliyordur ya menkul kıymet fiyatlarının daha da düşeceğini veya bu ikisinin birden gerçekleşeceğini.

Merkez Bankası verilerine göre en yoğun çıkışlar 2.5 ve 3.1 milyar dolarla şubat ve martta yaşandıktan sonra nisan ve mayıs ayları yaklaşık 2 milyar dolarlık çıkışla geçildi.

Haziranda bu yılın aylık bazdaki en düşük çıkışı gerçekleşti. Bu aydaki çıkış yalnızca 561 milyon dolar oldu. Sonrasında çıkış yeniden artmaya başladı. Yabancılar temmuzda 755 milyon dolarlık, ağustosun ilk üç haftasında da 1.4 milyar dolarlık net satışla Türkiye’yi terk etti.

Ağustos ayındaki satış ilk iki hafta yoğundu. Yabancılar ilk hafta 708 milyon, ikinci hafta 695 milyon dolarlık satış yaptı. Geçen haftaki satış ise 14.5 milyon dolarda kaldı. Yabancı yatırımcıların geçen hafta 85.9 milyon dolarlık hisse senedi sattığı, devlet iç borçlanma senedinde ise 71.3 milyon dolarlık alım gerçekleştirdiği görüldü.

Aktaş'ın aktardığına göre, yabancıların yılbaşından 21 Ağustos’a kadar olan dönemdeki toplam çıkışı böylece 13 milyar doları aştı. Yabancılar bu dönemde net olarak 5.4 milyar dolarlık hisse senedi ve 7.7 milyar dolarlık devlet iç borçlanma senedi sattı.

"Yabancı yatırımcıların geçen hafta küçük miktarda DİBS alımı gerçekleştirmiş olmaları yanıltmasın" diyen ekonomist, "Muhtemeldir ki önümüzdeki haftalarda yeni çıkışlar göreceğiz. Gerçi yabancıların elindeki DİBS portföyünün büyüklüğü topu topu 5.6 milyar dolar artık. Yabancı yatırımcıyı iç borçlanma senedi almaktan alıkoyacak en belirgin etken faizin yükselme eğiliminde olması" görüşünü dile getiriyor.

Kur konusunun, hisse senedi piyasası için de geçerli olduğunu kaydeden Aktaş, "Hisse senedinde de bu kur düzeyinden çıkış yapıldığına göre ya kurun daha da artacağı tahmini var ya da hisse senedi fiyatlarının yeniden hızla düşeceği beklentisiyle hareket ediliyor" ifadesini kullanıyor ve şöyle devam ediyor:

“Yabancı gelmezse gelmesin, isterse hepsi gitsin" diye aklı sıra efelenenler eksik olmuyor, olmaz da. Onlar konuşmaya devam etsin. Ama makul düşünen herkes biliyor ki Türkiye’nin dövize ihtiyacı var, bu döviz için de yabancı yatırımcıya.

En geçerlisi tabii ki doğrudan yatırım da bu yatırımları bugünden yarına döviz ihtiyacını karşılar düzeye getirme şansımız yok.

Dolayısıyla yapılacak belli; portföy yatırımları kaleminden çıkışı durdurup yeniden pozitife dönebilmek.

Bunun için elimizdeki en büyük silah ancak ve ancak yatırımcıya güven vermek olur. Bunu söyleyince birileri belki 'Ne yani biz borcumuzu ödemeyecek ülke değiliz ya' diye düşünebilir."


Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.