'Albayrak’ı dinlediklerinde: Dimyata giderken evdeki bulgurdan oldular'

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın, "2020’nin ikinci yarısında ‘V’ şeklinde toparlanma bekliyoruz" sözlerini yorumlayan ekonomistlere göre bu durum tam bir hayal.

"Ekonomide 'V' hayali" başlıklı, 10 Eylül tarihli yazısında Karar Gazetesi yazarı ve ekonomist İbrahim Kahveci, Albayrak'ın Türkiye ekonomisinin düzlüğe çıkacağına dair 2019 yılında sarf ettiği, "2019 yılında 2.5 milyon yeni istihdamı hayata geçireceğiz. Bugün Türkiye istihdam alanında devrimi yaşadığı bir günü yaşıyor. 2019’da rakamların üzerine çıkacağız. 2018 gibi zor yıla rağmen doğrudan yabancı yatırım rakamıyla 2019’da daha da büyümeye devam edeceğiz" sözleri hatırlattı ve, "Hayaller bu şekilde. Ya gerçekler ne oldu" sorusunu sordu.

İşsizlik konusundaki verileri paylaşan Kahveci, "Önce 2,5 milyon istihdama bakalım: 2018 yılında 28 milyon 738 bin olan çalışan sayısı 2019 yılında 28 milyon 80 bine düşmüş. 2,5 milyon kişiye iş bulacağız derken, meğerse 658 bin kişi işini kaybetmiş. Çalışanlar Bakan Albayrak’ı dinlediklerinde: Dimyata giderken evdeki bulgurdan oldular tabii" ifadelerini kullandı.

Yine Albayrak'ın geçen yıl yabancı sermayenin artacağı yönündeki sözlerini hatırlatan Kahveci, "...beklenen olmadığı için ne istihdam artıyor ne de büyüme..." bilgisine dikkat çekti ve ekledi:

"Sayın Bakanın Temmuz 2019’da 'Yabancı sermaye dönüşü başladı! 3 ayda 10 milyar dolar geldi' açıklaması da maalesef kayıtlara giremedi.  Çünkü devletin resmi kayıtlarında hiç öyle yabancı sermaye girişi olmadı. 

Şubat 2019’daki konuşmasında da değindiği 'Doğrudan yabancı yatırım rakamı ile daha da büyümeye devam edeceğiz' sözü de karşılık bulmadı. 

2019 yılında borçlanma ağırlıklı olarak 5,6 milyar dolar yabancı sermaye alabilmişiz. Doğrudan yatırımlar ise 2018 yılına göre yüzde 33 düşüş göstermiş. 

Şimdi gelelim V büyümeye. 

Bu model şu anlama geliyor: Ekonomik kriz 4 çeyrek küçülüyor ve ardından ertesi 4 çeyrekte de kaybedilenler yerine konuluyor. Biz bunu yakın tarihte 1994 ve 2001 krizlerinde yaşadık. Hatta 2008-09 küresel krizden de tam da bu şekilde çıktık. 

Fakat şimdi rakamlar öyle söylemiyor. 

Küçülme oranı önceki krizler gibi sert görülmüyor ama işsizlik mesela çok daha vahim durumda. 

Bu sefer kayıtlara göre: Az küçüldük ama çok işsiz kaldık. İşte biz buna bunalım+kriz olarak ekonomik buhran diyoruz. 

Türkiye 2018 ve 2019 yıllarında çok küçük oranda büyümüş görülse de aslında nüfus büyümesini taşıyamıyor. Hatta istihdamın ve elektrik enerjisi tüketiminin gerilediği 2019 yılında nasıl büyüme gösterdiğimiz şaşılacak bir durum. 

2018 yılı ilk yarısında 106,7 olan sanayi üretim endeks değeri, 2019 yılında 101,6’ya geriledi. Bu yıl ise pandemi etkisi ile 98,1’e düştü. Buradan yüzde 5 büyüme yaşansa bile 2018 yılının gerisinde kalacağımız belli. Zaten 2017 yılı tamamında 108,0 olan sanayi üretim endeksi 2018 yılında 109,6 ve 2019 yılında da 109,5 olarak gerçekleşti. Yaklaşık olarak 2 yıldır yerimizde saydığımız bellidir. Ama nüfus artmaya devam ediyor. 

Sadece nüfus değil, birçok insan zaruret dışı ihtiyaçlarını da ertelemiş durumda. Ertelenen talep, biriken nüfus vs etki ile elbette yeniden eski tüketim seviyesine ulaşacağız."

Yazının kaynağına buradan ulaşabilirsiniz