May 23 2019

Albayrak'ın yeni 'ivme' paketi sorunlu: Cari fazla övünülecek bir durum değil

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, İvme Finansman Paketi kapsamında; 3 kamu bankasının aracılığıyla, hammadde ve aramalı imalatı, makine imalatı ve tarım alanlarında toplamda 30 milyar liralık finansman sağlanacağını açıkladı.

Paraanaliz'de yer alan analize göre, paket sorunlu cari fazla övülecek bir durum değil. "Mevcut üretim yapısında cari fazlaya geçiş, tamamıyla Türkiye’deki ekonomik krizin sertliğinden, ekonomik daralmanın sonucu olarak gerçekleşmekte" deline analiz şöyle devam ediyor:

"70’li yıllardan beri en yüksek cari fazla vereceğimiz yıl olarak bu seneye balmak, 70’li yıllardan bu yana en sert ekonomik daralmanın gerçekleşmekte olduğunun net bir ifadesi olarak anlaşılmalı. 

Diğer yandan İVME Finasman Paketi ilk başta kritik sektörleri hedeflemiş olması açısından olumlu olarak algılanabilir.  Hammadde, ara malı ve makine imalatı Türkiye’nin ithalat kalemleri içinde önemli yere sahip.  Hatta öyle ki, ihracatta her kuvvetli artış, bu kalemlerin de ithalatını gerektirerek bir kısır döngü şeklinde cari açığı besler nitelikte.  Üretim yapısında ithal ara malına bağımlılık elbette değiştirilmeli; bu da ancak geceden sabaha mümkün değil.

Tarım ise çok başka bir konu. Artan maliyetler, düşen verimlilik, şehirleşme, tarım arazilerinin imara kayboluşu ve Türkiye’de bir tarım politikasının olmayışı son yıllarda artan oranda tarım  ürünleri ithalatına neden olmakta.  Bu durum da zaten zar zor devam ettirilen tarımsal faaliyetlerin daha da zorlaşmasıyla sonuçlanmakta.

Fakat bir de 2019 itibarıyla Türkiye ekonomisinin mevcut kırılganlıkları söz konusu.  Yüksek enflasyon ve beraberinde gelen yüksek nominal faiz, hızla artan bütçe açığı, yükselen risk primi ve büyük dış borç önemli kırılganlıklar. İVME Finasman Paketi içinde kamu bankalarının sağlayacağı 30 milyarlık finansmanın kaynağı ve maliyeti bu dengesizlikleri daha da bozucu olabileceği açısından sorunlu. Üstelik, özellikle tarım gibi, sadece yatırım yaparak sorunların üstesinden gelinemeyecek noktada olan sektöre hedefsizce aktarılacak kaynakların geri dönüşü beklenen faydayı sağlamaktan uzak kalacaktır.  İsrafa neden olacaktır.

Ara malı, hammadde ve makine üretimi açısından ise, verilecek kaynaklar bugünden yarına etkili olmayacağı gibi, çok geç kalınan adımlar.  Üstelik son 12 ayda özellikle artan; hatta kontrolsüzce artan kamu harcamalarına yeni bir yük kısa vadede faydadan çok risk primini artırması üzerinden Türkiye ekonomisine olumsuz etki yaratabilir.

Bu sektörleri desteklemenin ve bu sayede ithalata bağımlılık oranını; cari açığı aşağıya çekmenin yolu ise, düzgün makroekonomik politikalar uygulamaktan geçiyor esasta.  Enflasyonun düşürülmesi ana hedef haline geldiğinde, başarı adımları bankacılık sektöründe işlerin normalleşmesini sağlayacak.  Risk primi aşağı indikçe finans sistemi normal işleyişine dönecek.  Kamu bankalarına, ya da daha net ifadeyle Hazine’ye, her birimizin sırtına yük bindirilmeden tüm bankacılık sisteminin cari faizlerden bu sektörleri veri avantajları gibi dolaylı teşviklerle desteklemesi çok daha doğru bir yöntem. Daha doğru bir yöntem “olurdu”, eğer AKP hükümeti 2010-2017 arasını bu kadar kolay harcamamış olsaydı.

 

https://www.paraanaliz.com/2019/ekonomi/bakan-albayraktan-beklenen-ivme-paketi-aciklamalari-34256/