Ali Babacan'ın ekonomik krizde bir payı var mı?

Yeni kurulacak ve hazırlıkları son sürat devam eden siyasi partiler AKP'yi endişelendirmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önceki gün Mehmet Şimşek ile görüşerek Şimşek'i yeniden AKP'ye kazandırmaya çalıştı ancak bundan bir sonuç alamadı. 

Şimşek görüşme sırasında Erdoğan'a, ekonomideki gelişmelerle ilgili görüşlerini aktardığı ancak şimdilik siyasi bir görev üstlenmekten yana olmadığını ifade etti. Görüşme adımı bile, Erdoğan'ın, Ali Babacan ve Abdullah Gül tarafından kurulacak yeni siyasi parti nedeniyle büyük bir rahatsızlık duyduğunu ortaya koyuyor.

Erdoğan'ın 'küskünler' hareketini engellemede başarılı olamadığı aksine partiden kopuşların her geçen gün artmasının beklendiği yeni hareketin vitrindeki ismi Babacan'ın, ekonomideki icraatları da yeniden gündemde.

Babacan, bugünkü krize giden yolun kaldırım taşlarını döşeyen isimlerden miydi yoksa bu tablonun dışında bir politika mı izledi?

T24 yazarı Barış Soydan'a göre, Türkiye’yi krize Babacan dönemi politikalarının değil, o kabineden ayrıldıktan sonra uygulanan seçim ekonomisi taşıdı.

15 Temmuz tarihli yazısında, Soydan, Babacan'ın 28 Ağustos 2015'e kadar ekonominin 'imparatoru' konumunda olduğunu belirtti ve ekledi:

"Bugünkü krizin sorumlusunun Ali Babacan olduğunu söylemek bence haksızlık olur. Babacan döneminde ekonomide her şeyin güllük gülistanlık olduğunu savunacak değilim. AKP’nin ilk döneminde uygulanan ekonomi politikalarında da büyük sorunlar vardı. Ama bunu söylemek başka bir şey, ekonominin bugününden Babacan’ı sorumlu tutmak başka bir şey.

Ben Türkiye’yi krize Babacan dönemi politikalarının değil, o kabineden ayrıldıktan sonra uygulanan seçim ekonomisinin taşıdığı düşüncesindeyim. Bugünkü kriz için Babacan’ı suçlayanlar sanırım şöyle düşünüyor: Ali Babacan döneminde Türkiye’ye yüz milyarlarca dolar küresel sermaye girdi. AKP o paraları verimli sektörlerde kullanmak yerine inşaata ve boş beleş tüketime akıttı. Eğer o kaynak doğru alanlarda kullanılmış olsaydı, Türkiye bugünkü krize girmezdi."

Ali Babacan'ın paranın betona ve lüks tüketime akmasını önlemek için hiçbir şey yapmadığı düşüncesinin de yanlış olduğunu ifade eden Soydan, onun döneminde 'emlak rant vergisi' yasa tasarısı hazırlandığını ve amacın inşaat çılgınlığının önüne geçmek olduğunu hatırlattı. 

Yasanın uygulamaya girmediğini belirten Soydan, "Çünkü rant vergisi ile AKP’nin ekonomik modeli arasında uzlaşmaz bir çelişki vardı. AKP’nin ekonomi modelinin merkezinde imar değişiklikleriyle kentlerde büyük rantlar yaratmak, oluşan rantı müteahhitlerle iktidar arasında paylaştırmak yatıyordu. Yüksek oranlı rant vergisi bu modelin çöküşüne neden olurdu" diye ekledi. 

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar