Tiny Url
http://tinyurl.com/yawje56l
Ağu 16 2018

Alman gazetesi: Merkel ve Macron'dan destek bekliyor, vah vah!

Türkiye ekonomisini sarsan ev hapsindeki Rahip Andrew Brunson krizi hız keserken, geride artan borçlar, biraz daha fakirleşmiş bir millet ve krizlere karşı daha kırılgan bir ekonomi bırakmış durumda.

Krizin seyrini yakından takip eden Alman medyası gazetelerinden Süddeutsche Zeitung'taki bir makalede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın oturup beklemesi halinde resesyonun gecikmeli de olsa geleceği ve sonuçlarının çok ağır olacağı vurgusu yapıldı. 

Bir diğer Alman Gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung ise şu yorumu yaptı:

"Erdoğan blöf yaptıktan sonra şimdi Merkel ve Macron'dan destek bekliyor. Vah, vah!"

Ekonomik daralmanın kaçınılmaz olduğunun vurgulandığı makalenin satırbaşları şöyle:

"Çoğu uluslararası iktisatçıya göre Türkiye'nin resesyona sürüklenmesini önlemek mümkün değil. Önemli olan ne zaman geleceği, kontrol edilebilir olup olmayacağı ve yumuşak mı geçeceğidir. Erdoğan oturup beklerse resesyon gecikmeli gelir ama çok ağır olur. Daralmayı yumuşatabilmesi için Erdoğan'ın şimdiye kadar yaptığının tam aksini yapması gerekir.

Para politikasına karışmamalı ve devlete daha az para harcatmalıdır. Önceleri çok başarılı olduğu ekonomik reformlara geri dönmelidir. Merkez Bankası faizleri güçlü şekilde arttırmalı ve güven ortamı yaratabilmek için Türkiye Uluslararası Para Fonu'ndan destek kredisi istemelidir. Erdoğan'ın fikrini değiştirmesi için fazla zamanı kalmadı. İlkbaharda Dolar'la alınan borçların vadesi gelmeden kriz planı hazırlanamazsa Türkiye'nin durumu çok kötü olur."

Bir diğer Alman Gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung ise, ABD Başkanı Donald Trump ile bilek güreşine tutuşan Erdoğan'ın kazanma şansı olmadığına dikkat çekti:

"Milliyetçilik ve Batı aleyhtarı retorik iktidarın yolunu açtıysa, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın ne kadar ağır bir ipotek altına girdiği gözden kaçabilir. 'Erdoğan sisteminden' duyulan kuşkular nedeniyle para krizinin ekonomik krize dönüşmesi mümkündür. Kendine yeni müttefikler arayabileceğini söyleyen Erdoğan Rusya ve İran ile birlikte Amerikan dış politikasını olumsuz etkileyebilir.

Ama o kendini birçok çıkmaza birden soktu. ABD ile arasındaki anlaşmazlık konuları sayılamayacak kadar fazla. Bölge ülkelerinden sadece Katar ve İran onu destekliyor. Amerikan mallarına ek vergi koyması Trump'ın daha avantajlı durumda olduğu gerçeğini örtmez. Amerikalı papazın tutukluluk halinin sürmesi seçmenlerinin önemli bölümünün desteğini almasına fırsat yaratıyor. Erdoğan blöf yaptıktan sonra şimdi Merkel ve Macron'dan destek bekliyor. Vah, vah!"

Stuttgarter Nachrichten gazetesi ise, krize şu perspektiften baktı:

"Türkiye'nin yakın gelecekte uluslararası arenada nasıl konumlanacağı merak konusu. Erdoğan şimdilik Çin ve Rusya'ya ABD ve Avrupa'dan daha fazla yakınlık gösteriyor. Bu durum sadece ekonomik bakımdan ilginç olmakla kalmıyor. NATO'nun doğudaki müttefiki kararsız bir partner oldu çıktı. Erdoğan içerde iktidarını genişletmeye, dışarıda ise Türkiye'yi sağlam bir ortağı olmadan tek başına bazen birine, bazen de başkasına karşı çıkan bir ülke yapmaya çalışıyor. Bu taktik içerde de, dışarda da başarısızlığa uğramaya mahkûmdur. Taktik bozuluncaya kadar da düşüncesizce davranışlarını sürdürecektir."