Haz 16 2019

Bankalar krizde mi? Rakamlar ne söylüyor?

Kısa bir süre önce, ekonomik kriz, döviz ve bankalarla ilgili haber yapan 38 kişi hakkında, 'devletin ekonomik düzen ve istikrarını hedef aldıkları' iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

Soruşturma açılmasını isteyen kurum ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) oldu. 

Bu kararın ardından, bankaların bir risk taşıyıp taşımadığı ile ilgili soru işaretleri de arttı.

Yeniçağ Gazetesi ekonomi yazarı Esfender Korkmaz, önce BDDK'nin banka kredi kartları ile ilgili aldığı iki kararı hatırlattı, ardından da kararların ne anlama gelebileceğini yorumladı.

"Limiti 15 bin lira üzerinde bulunan kredi kartlarında yüzde 35 ve 40 olan asgari ödeme oranlarını yüzde 30'a düşürdü. TV, uçak bileti ve vergi borcunda taksit sayısını 9'dan 12'ye çıkardı. Beyaz eşya, Mobilya ve kurumsal kartlarda 12 olan taksit sayısını 18'e çıkardı" diye yazan Korkmaz, bu kararların olası amaçları ile ilgili de şu satırları paylaştı:

"BDDK bu kararlarının iki amacı olabilir… Birisi ekonomide talep yaratmak, ekonomide canlanma yaratmak. İkincisi de bankaların dönmeyen kredilerini dönüşünü kolaylaştırmaktır.

Bankaların takipteki kredileri riskli bir boyutta olmamakla birlikte, gidişat risk yönündedir.  Takipteki kredi oranı yüzde 4.2'dir. Ancak her seçimde popülist amaçlı olarak dağıtılan KOBİ kredilerinde takipteki krediler oranı yüzde 7.5'tür. Bu kredilerin büyük bir kısmı kamu bankaları tarafından verilmiştir.

Sektörler arasında, 2018 son çeyreğinde ve 2019 ilk çeyreğinde en fazla daralan inşaat sektörü oldu. İnşaat sektörünün dönmeyen kredi oranı da yüzde 6.4'e yükseldi."

Korkmaz, 2019 yılında da ekonomide daralmanın süreceğini hatırlattı ve gelir küçüldükçe kredilerin geri dönüşlerinde de sorunlar yaşanacağını kaydetti. 

Bu durumun bankaları açısından önemli riskler taşıdığına işaret eden Korkmaz, "Bankalar dış kredileri ya doğrudan doğruya döviz olarak veya TL'ye bozdurup kredi veriyorlar. Kur artışı bu yolda handikap oluşturuyor. Özel sektörün bankalara olan borçlarında aksama, doğrudan bankaları zora sokabilir. O zamanda bankacılık sektörünün döviz pozisyonlarına bakmak lazım" görüşünü dillendirdi ve ekledi:

"Uluslararası Yatırım Pozisyonu tablosunda, 2019 ilk çeyrek verileri, bankaların effektif ve mevduat toplamı 51.4 milyar dolar, krediler toplamı 78.1 milyar dolardır.

Bankaların kısa vadeli dış borçları çevrilebilir görünüyor. Ne var ki bankalar bunun için daha pahalı borçlanıyor. Bunun nedeni Türkiye'nin dış borç iflas risk pirimi (CDS) oranının yüksek olmasıdır. CDS oranı Cuma günü 478 baz puan idi. Zaman zaman 500 baz puanı geçiyor."

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/bankalarda-risk-var-mi-52279yy.htm